John Berger’ın Hoşbeş Kitabından 10 Alıntı

1 Gör­dü­ğümü keli­me­lere döke­cek bir ses arı­yo­rum. 2 Her türlü ütopya viz­yo­nunda mut­lu­luk mec­bu­ri­dir. Bu da ger­çekte elde edi­le­me­ye­ceği anla­mına gelir. 3 Çoğu insa­nın ken­dine ayı­ra­cak vakti yok, oysa bunun far­kında değil­ler. Biri­leri onla­rın peşinde, onlar da hayat­la­rı­nın peşinde. 4 Hika­ye­le­ri­mi­zin bizi ele geçirme teh­li­kesi oldu­ğunu bil­sek, başka türlü yazar mıy­dık acaba? 5 İnsan olmak demek, gerek­ti­ğinde […]

Fotoğraflarla Birinci Dünya Savaşı

Bir asır önce, Sırp bir mil­li­yetçi Saray Bosna’yı ziya­ret eder­ken Avus­turya-Maca­ris­tan tah­tı­nın vari­sini öldürdü. Bu hare­ket, dört yıl süren büyük bir sava­şın tetik­le­yi­cisi oldu. Nere­deyse dün­yayı saran savaşa 30’dan fazla ülke ve 65 mil­yon­dan fazla asker katıldı. Sana­yi­leşme, modern silah­ları, maki­na­ları ve tak­tik­leri bera­be­rinde getirdi ve ordu­la­rın öldürme gücünü büyük ölçüde art­tırdı. İşte Birinci Dünya […]

Dünya Topraklarını Nasıl Yönetebiliriz?

Daha az et yiyin ve yiye­cek­leri israf etme­yin. Nüfus faz­la­lığı, iklim deği­şimi, yoğun göç… Top­rakla olan iliş­ki­miz hiç bu kadar kar­ma­şık olma­mıştı. Gök­yü­zün­den bakıl­dı­ğında dünya top­rak­ları akın­tıya kapı­lıp Hint Okyanusu’ndan kop­muş büyük bir şehir gibi gözü­kü­yor. Yük­sek bina­lar ormanı, züm­rüt yeşili bir sudan gök­yü­züne yük­se­li­yor. Örne­ğin Mal­div­le­rin baş­kenti olan Malé o kadar kala­ba­lık ki orada […]

Refik Durbaş • Kısa Kısa Öyküler

Balkon Kentte ağaç kal­ma­mıştı, bal­konu kuşa­tan çına­rın dışında. Güne­şin şadır­va­nında yıka­dığı bedeni beyaz men­dil misali ası­lıydı çına­rın göl­ge­sinde. Meme­leri serindi, kal­çası alev­ler içinde bir yanar­dağ: Bir avuç kül ola­rak kal­dım yana­ğında sak­la­dığı akrep döv­me­sinde. Serin­li­ğini emdim: Teni­nin bütün zer­re­sini… Aynada iki kır­mızı kiraz, iki körpe meme, iki şifası bulun­ma­yan has­ret, asla varı­la­ma­yan bir sıla…  Deh­şet ve […]

Atmosferdeki karbondioksit tarihin en yüksek seviyesinde

ABD Ulu­sal Okya­nus ve Atmos­fer İda­resi, atmos­fer­deki kar­bon­di­ok­sit ora­nı­nın rekor sevi­yeye ulaş­tı­ğını açık­ladı. Kuru­mun rapo­runa göre, kar­bon­di­ok­sit değeri 400 ppm’nin üze­rine çıktı. ABD Ulu­sal Okya­nus ve Atmos­fer İdaresi’nin (NOAA) yıl­lık rapo­runda, 2016 yılında atmos­fer­deki kar­bon­di­ok­sit ora­nı­nın artış hızı­nın hiç olma­dığı kadar hızlı yük­sel­di­ğine dik­kat çekildi. Geçen yılın, ilk ölçü­mün yapıl­dığı 1958 yılın­dan bu yana atmos­fer­deki kar­bon­di­ok­sit […]

Güney Kore ve Kuzey Kore Arasındaki 7 Fark

Bun­dan 60 yıl önce kuzeyi güneyi olma­yan Kore, şu anda bir­bi­rin­den tama­men farklı iki dünya. Güney Kore nere­deyse her açı­dan Kuzey Kore’den ileri. İşte dip dibe ama bir­bi­rin­den farklı iki dünya. Boş Zamanlar Güney Kore Kuzey Kore Gençlik Güney Kore Kuzey Kore Otoparklar Güney Kore Kuzey Kore Caddeler Güney Kore Kuzey Kore Kırsal Bölgeler Güney Kore […]

"Özgürlük Adası" 25 yaşında

Meş­hur Szi­get Fes­ti­vali 25 yaşına gir­miş, Szi­get bile çey­rek asırı devir­miş. Zaman çok hızlı akı­yor… Sezin Öney Macarca “Szi­get”, “ada” demek… Benim için tek bir “Szi­get” var; Buda ile Peşte’nin ara­sında, Tuna’nın orta­sında yer alan “Mar­git szi­get”. Özel­likle yaz­ları Budapeşte’de olunca git­ti­ğim park ada. 1970’lerde yapıl­mış bir otel dışında hemen hiç­bir bina­nın olma­dığı, sadece ağaç­lar, çiçek­ler […]

Dünya'daki ilk hayvanların nasıl ortaya çıktığına dair gizem çözüldü

Avust­ralya Nati­onal Üniversitesi’nden (ANU) Joc­hen Brocks ve ekibi tara­fın­dan yürü­tü­len bir araş­tırma, Dünya’daki ilk hay­van­la­rın nasıl ortaya çık­tı­ğına dair gizemi çözdü. Buna göre her şey 650 mil­yon yıl önce­sine daya­nı­yor. Araş­tır­ma­nın başın­daki isim­ler­den Dr. Joc­hen Brocks, bu gizemli soru­nun ceva­bı­nın, Avustralya’nın mer­ke­zin­deki eski tor­tul kayaç­larda yat­tı­ğını söy­ledi. ANU Yer Bilim­leri Araş­tırma Okulu’ndan Brocks, süreci şöyle […]

Mehmet Oktay Onbaşı • Bir Tirat

Annem gün­ler­dir dur­ma­dan katıl­dı­ğım yarışma prog­ra­mı­nın tek­ra­rını izli­yor. Bulun­du­ğum arka odaya kadar ula­şan sesimi bile duy­maya daya­na­mı­yo­rum. Ekran­daki sahte gülüm­se­me­le­rim, umut­lan­dı­ğım anla­rın yüzüme yan­sı­yan rezil­liği… Niçin çık­tım ki o salak prog­rama? Niçin cümle alemi gül­dür­düm ken­dime? Dur­duk yere anla­tı­ver­dim kim­se­nin umur­sa­ma­dığı haya­tımı? Niye iki daki­kada tes­lim ettim ken­dimi, o tok sesli sah­te­kâr sunu­cuya? Haf­ta­lar­dır uyu­ya­mı­yo­rum. Kim­seye […]

Julio Cortázar: “Hayat bana kimsesiz bir ada, kimsesiz bir oda olabilir."

Julio Cor­t­á­zar. Kimi­le­rine göre Latin Ame­rika ede­bi­ya­tı­nın en büyük yazarı. İspan­yolca ede­bi­ya­tın en yara­tıcı yazar­la­rın­dan biri olduğu kuş­ku­suz. Adı ger­çek ede­bi­yat tut­kun­la­rı­nın yüre­ğini tit­re­ten, has ede­bi­yatla özdeş­leş­miş bir yazar o. Ülke­mizde yaz­dık­la­rına çok yakın, nite­likli bir okur çev­resi var. Haya­tı­nın büyük bölü­münü sür­günde, Paris’te sür­mek zorunda kaldı. İspan­yol­ca­dan başka tek söz­cük yaz­madı. Üste­lik ger­çek bir […]

Fadila al-Faruq • Hayallerimin Kadını

Ona, “filo­zo­fum” demeyi sevi­yo­rum, nedeni çok basit, o ger­çek­ten bir filo­zof. Ona göre, hayat bir yumur­ta­dır ve yumurta hayata ben­zer; dünya da, ken­disi de bir nok­ta­dır ve ben onun haya­tı­nın en önemli nok­ta­sı­yım. Bana her durumda bun­ları söy­ler. Bazen bana, “Yumur­tam” der. Cil­veyle ne demek iste­di­ğini sor­du­ğumda, hiç durak­sa­ma­dan yanıt verir, “Hayat bir yumur­ta­dır, Yumur­tam.” […]

Hayali Ziyafetler

Ede­bi­yat, yemek ve fotoğ­raf ara­sın­daki bağın temeli kur­maca metin­lerde Hayali Ziya­fet sof­ra­la­rı­dır. Yemek yemek, sos­yal­leş­meyi ve hayatta kal­mayı bir­bi­rine bağ­la­yan bir akti­vi­te­dir. Ede­bi­yatta sık sık yemek hazır­la­yan ve tüke­ten karak­ter­lerle kar­şı­la­şı­rız. Yemek imgesi gün­lük yaşa­mın ritü­el­le­rini derin­den ortaya koy­duğu için hikâye anla­tı­mında dönüm nok­tası gibi­dir. Hikâ­yeye hayat verir­ken yemek bir karak­teri tanım­la­ya­bi­lir veya başka bir […]

Woody Allen: “Hiçbir zaman işin ticari tarafını düşünmedim. Sadece yapmak istediğim filmleri yaptım.”

Okuma yaz­mayı öğren­me­den film hikâ­ye­leri tasar­la­yan, on altı yaşında tele­viz­yon prog­ram­la­rına esp­ri­ler yazan bir adam düşü­nün. Sinema konu­sunda o kadar has­sas ki yaz­dığı senar­yo­lar yapımcı tara­fın­dan değiş­ti­ri­lince büyük bir karar alı­yor ve sadece kendi yöne­te­ceği film­ler için senaryo yaz­maya baş­lı­yor. Sinema sek­tö­rü­nün her ala­nında yer alan, yönet­men­lik, sena­rist­lik, oyun­cu­luk, komed­yen­lik yapan, sana­tın diğer dal­la­rıyla da […]

Satranç: İnandına Yaşamak Hadisesi

Sat­ranç son­suz ola­sı­lık­la­rın oyunu olsa da  Zweig’ın kal­kış­tığı bu oyu­nun daha başın­dan bera­bere bite­ceği bel­liydi: Zweig’ın kay­bet­tik­le­rine kar­şı­lık Hitler’in savaşı kay­bet­mesi. Özgenur Korlu Ste­fan Zweig, kendi elle­rin­den gele­cek ölüme beş kala, hesap­laş­mak iste­diği ne varsa masa­nın öbür ucun­daki bsan­dal­yeye otur­tur: Artık tanı­ya­ma­dığı bir yere dönü­şen Avrupa’yı, geride bırak­mak zorunda kal­dık­la­rını ve Hitler’i. Bu bir hesap­laşma […]

Tarık Şimşek • Like American Honey

Cam­dan tek tük köpek­ler görü­nü­yordu. Işığı görünce, bir­den­bire geriye dönüp git­ti­ler. Gövde gövde ağaç­la­rın çıkar­dığı yap­rak hışır­tı­ları. Hafif esen rüz­gâr. Boz­kırda uzun yol. Gece. Far­ları kapadı. Her yer karan­lık oldu. Tavan­daki sarı ışığı açtı. Köpek­ler git­mişti. “Müzik açsana,” dedi dışarı baka­rak. “Ne ister­sin fıs­tık?” Pis sırıttı. Yüzünü döndü. Aya­ğı­nın ucun­daki bira şişe­sine uza­nıp yudum­ladı. Geri koydu. […]

OKU ANLAT

    VİDEO

      Rus Öyküleri