Carlos Labbé: "Bireyin sınırlarını sorgulayan yenilikçi anlatılara değer veriyorum."

Bir kitap ancak kül­tü­rel miras için ya da edebi açı­dan değer­liyse ağaç­tan yapı­lan kâğıda basıl­mayı hak ede­cek. E-kitap gelip geçici kitap­lar, yani eğlence ve ide­olo­jik pro­pa­ganda amaçlı kitap­lar için ola­cak. Car­los Labbé ede­bi­yat öğre­nimi gördü, lisans tezini Juan Car­los Onetti üstüne, yük­sek lisans tezini Roberto Bolaño üstüne yazdı. E-dergi Sobrelibros.cl’nin yayın yönet­meni. 2008’de Mónica Ríos, Pilar […]

Adım Adım Ekolojik Felakete: Uçan böcekler yüzde 75 oranında azaldı!

“Uçan böcek­le­rin sayı­sın­daki bu düşüş dünya için büyük bir alarm nite­li­ğinde.” Almanya’da yapı­lan bir araş­tır­maya göre uçan böcek­le­rin sayısı son yirmi beş yılda yüzde 75 ora­nında azaldı. Bili­min­san­ları bu durumu adım adım yak­laş­tı­ğı­mız bir “eko­lo­jik fela­ket” ola­rak yorum­lu­yor. Böcek­ler, polen taşı­yı­cı­lığı yap­ma­ları ve bazı hay­van­lar için besin kay­nağı olma­ları sebe­biyle dün­ya­daki yaşam ve insan­lık için […]

Hülya Bilge Gültekin • Kalırsan Uçar Bütün Kuşlar

Kalır­san uçar bütün kuş­lar. Bütün çiçek­ler açar. Sağır­lar duyar. Kör­ler görür. Yürür elsiz ayak­sız­lar. Kalır­san büyü­me­yen bütün çocuk­lar büyür. Sır­tın, diyor adam, ne güzel­miş senin. Sır­tını dönüp yata­maz insan sana. Sırt işte, diyor kadın. Ne farkı var başka sırt­lar­dan. Omur­gan dim­dik, diyor adam, omuz­la­rın da öyle. Dim­dik yaşama isteği uyan­dı­rı­yor insanda. Acık­tım, diyor kadın. Dim­dik yaşa­mak­tan […]

Postmodern Edebiyatın Geçer Akçesi: Üstkurmaca

Dün­ya­nın kur­gu­sal­lı­ğın­dan bah­set­mek günü­müzde artık malu­mun ila­nı­dır ve kur­ma­ca­nın dün­yayı tem­silde yeni ara­yış­lar peşinde olması ede­bi­yat kanon­la­rında eşine rast­la­nır bir hare­ket­tir. Üst­kur­ma­cayla ifa­de­sini bulan post­mo­dern ede­bi­ya­tın kendi kur­gu­la­dığı ide­al­lere yas­lan­ma­sı­nın etik ve este­tik bir savun­ması olma­makla bir­likte moder­nist ede­bi­ya­tın geri­sine düşme lüksü de yok­tur. Nazım Çapkın Ede­bi­yat ve fel­sefe ara­sında simetri ara­yışı bir yönüyle her […]

Buket Arbatlı • Samuray Atına Binip Gittiğinde

Göz­ka­pak­la­rı­mın ardında beyaz bir ışık. Pembe bir denizde yüzü­yo­rum, üze­rinde kır­mızı ince dal­lar. Uçlara doğru daha da ince­lip yok olu­yor­lar. Etraf­la­rında dal­ga­la­nan bir hale. Damar­lar zonk­lu­yor. Yor­gu­nuz diyor­lar, açma. Biraz daha uyu. Ses­sizce gömül karan­lığa. Kuyu­nun dibin­de­yim, kuru bir kuyu değil bu. Ayak­la­rı­mın dibinde belli belir­siz bir ıslak­lık. Karan­lık eski bir yor­gan, beni sarı­yor sar­ma­lı­yor. […]

Düşlerindeki İnsanları Kendine Daha Yakın Hisseden Bir Roman Kahramanı: Emma Bovary

Eri­şil­mez düş­ler peşinde koşan Emma için Paris, yaşa­mayı arzu­la­dığı kent­tir. Ede­bi­yat adam­la­rın­dan, artist­ler­den olu­şan renkli ve kala­ba­lık insan kad­ro­suyla Paris şehri, ışıklı bir hayat tar­zı­dır. Raşel Rakella Asal 19. yüz­yıl roma­nı­nın en başa­rılı örnek­le­rin­den Madam Bovary hem ele aldığı konu hem de Flaubert’in üslubu ile çar­pıcı bir metin­dir. Anla­tı­lan Emma Bovary’nin tra­jik hayat hikâ­yesi ve kar­şı­lık­sız […]

Deniz Feneri’nde Estetik Bütünlük

Woolf 1927 yılında yaz­dığı Deniz Feneri’yle moder­niz­min en özgün örnek­le­rin­den birini ver­miş­tir. Pek az aksi­yon ve diya­log içe­ren bu roma­nıyla, bir aile­nin yaşa­mında kendi çocuk­luk ve olgun­luk döne­mi­nin his­si­ya­tını akta­rır. Gönül Bakay Her şeyi tam zama­nında yapa­bil­mek, ancak yaşa­mı­mı­zın son­la­rına doğru öğre­ne­bil­di­ği­miz o küçük erdem­ler­den biri­dir. (Deniz Feneri, s. 118) Vir­gi­nia Woolf , “Deniz feneri sim­ge­siyle […]

Atakan Boran • Nasılsın?

İyi­yim oğlum nasıl ola­ca­ğım, bil­di­ğin gibi işte. Sağı solu topar­la­dım biraz. Ev öyle dağı­nıktı ki topar­la­yana kadar canım çıktı. Bili­yor­sun baban hiç dik­kat etmi­yor, ev çöp ev olsa umu­runda değil. Alış­mış tabii rahata, arka­sı­nın top­lan­ma­sına. Bir çora­bını salon­daki kane­pe­nin altında bul­dum bugün. Hiz­met­çi­yim sanki ben, kir­li­le­rini çama­şır sepe­tine at değil mi? Artık genç deği­lim ki […]

Gökbilimde büyük buluş: Yıldız çarpışmasında yerçekimsel dalgalar keşfedildi

ABD’li ve Avru­palı bilim insan­ları, Süper­nova yıl­dız pat­la­ma­ları sonucu olu­şan iki “nöt­ron yıl­dı­zı­nın” 130 mil­yon yıl önce çar­pış­ma­sıyla mey­dana gelen yer­çe­kim­sel dal­ga­ları keş­fetti. Albert Einstein’ın ünlü iza­fi­yet teori­si­nin oda­ğın­daki yer­çe­kim­sel dal­ga­lar ve ortaya çıkar­dık­ları ışık, dedek­tör­ler ara­cı­lı­ğıyla ilk kez doğ­ru­dan algı­la­na­bildi. Uzay­bi­lim­ci­ler, böy­lece altın ve pla­tin gibi ağır kim­ya­sal ele­ment­le­rin nöt­ron yıl­dız­la­rı­nın bu şekilde çar­pı­şa­rak bir­leş­me­leri […]

Malala Yusufzay ile Kitaplar Üstüne: “Kitapların gücü de buradan gelir, sizi ulaşamayacağınız yerlere götürür.”

Bana hak­kında hiç­bir şey bil­me­di­ğim dün­ya­ları gös­te­ren yazar­ları sevi­yo­rum. İnsan hak­ları akti­visti ve Ben, Malala & Eği­tim Hak­kını Savun­duğu İçin Tali­ban Tara­fın­dan Vuru­lan Kız kita­bı­nın yarı yazarı Malala Yusaf­zay, yirmi yaşında Pakis­tanlı genç bir kadın. Baba­sını örnek alan Malala haya­tını kız­la­rın eği­tim hak­kını savun­maya adadı. 2011 yılında Pakistan’ın ilk genç­lik barış ödü­lünü kazandı. Ertesi yıl […]

Geleceğin Tarihi

Günü­müzle film­deki gele­cek ara­sında kaç yıl var? Daha var mı o gele­ceğe? Yoksa o gele­cek artık geldi de biz mi far­kında deği­liz? Kısmet Rüstemov 2013 yılında beş dalda Oscar’a aday olan ve bu dal­lar­dan birinde – en iyi senaryo dalında galip gelen Her (Aşk) filmi gele­cek­ten bah­se­di­yor. Fakat bu gele­cek alı­şıl­mış Holl­y­wood film­le­rin­deki gibi değil, […]

Bunu Saymayız, Yeniden Dön Gel

Peyami Safa’nın Ser­ver Bedi takma adıyla yaz­dığı poli­si­ye­le­rin ana kah­ra­manı kibar hır­sız Cin­göz Recai’nin sinema tari­hi­miz­deki üçüncü uyar­la­ması Cin­göz Recai: Bir Efsa­ne­nin Dönüşü, vasat senar­yo­su­nun kur­banı olmuş. Uğur Vardan Peyami Safa, ilginç bir kalemdi. O zaman­lar, henüz emek­leme döne­minde sayı­la­cak Cum­hu­ri­yet dönemi Türk ede­bi­yatı serü­ve­ni­miz içinde daha çok psi­ko­lo­jik türde eser­ler ver­mişti. Ama ken­dini belli çiz­gi­lerle […]

Samuel Beckett Berlin'de | Belgesel

Samuel Bec­kett’in 1969 yılında Berlin’de çeki­len görün­tü­le­rin­den oluş­muş bir der­leme. Samuel Bec­kett (1906-1989) Yir­minci yüz­yı­lın en güçlü kalem­le­rin­den ve absürd tiyat­ro­nun önde gelen­le­rin­den biri olan Samuel Bec­kett 13 Nisan 1906’da İrlanda’da Dublin’de doğdu. İyi halli bir Pro­tes­tan aile­nin ikinci çocuğu olan Bec­kett, anne­si­nin koyu din­dar­lı­ğı­nın yarat­tığı hava­nın ve baba­sı­nın uzun yürü­yüş­ler yap­mak­tan aldığı zev­kin etki­sinde […]

Edogava Rampo • Aynalar Cehennemi

Kan Tanuma şu âna kadarki en tuhaf arka­daş­la­rım­dan biriydi. En başın­dan beri akli den­ge­siz­liği oldu­ğun­dan kuş­ku­la­nı­yor­dum. Kimi­leri onun sadece aca­yip biri oldu­ğunu söy­le­ye­bi­lir ama ben onun tam bir kaçık oldu­ğuna emi­nim. Her neyse, bir tür takın­tısı vardı Tanuma’nın – her tür mer­ce­ğin yanı sıra görüntü yan­sı­ta­bi­len her şeye dair çıl­gınca bir iptila. Çocuk­ken bile yal­nızca […]

Çavdar Tarlasında Çocuklar ile İlgili Bilmediğiniz 12 Gerçek

Çav­dar Tar­la­sında Çocuk­lar 1951 yılında yayım­lan­ma­sın­dan iti­ba­ren bir­çok övgü­nün, eleş­ti­ri­nin, tar­tış­ma­nın ve edebi maka­le­nin konusu oldu. Ders müf­re­dat­la­rına girdi, öğren­ci­lere ev ödevi ola­rak verildi. Bu yazıda pay­la­şı­lan ger­çek­ler ise bu ders­lerde anla­tıl­ma­yan­lar. 1 Salinger’ın Git­tiği İlk Yayıncı Hol­den Caulfield’ın Deli Oldu­ğunu Düşündü Salin­ger, kitabı yaz­maya baş­la­ma­dan önce Har­co­urt, Brace and Com­pany ile öykü­le­rini içe­ren bir […]

Edebiyattan Tarih Öğrenilir mi?

Ben aslında tarih adına ne bili­yor­sam ede­bi­yat­tan öğren­dim ya da belki cüm­leyi şöyle kur­malı, ede­bi­yat saye­sinde öğren­dim. Banu Yıldıran Genç Liseye yeni baş­la­yan­larla ders yapar­ken ken­dimi sık sık, “Tarih öğren­mek için roman oku­maz­sı­nız, tarihi öğren­mek için tarih kitabı oku­mak gere­kir” der­ken bulu­yo­rum. Çok doğru bir cümle olma­dı­ğını bil­sem de aslında bunu ede­bi­yat der­si­nin ilk yılında […]