Karamazov Yazarların Hikâyesi

Dostoyevski de İnsancıklar romanıyla beğenisini kazandığı bu edebiyat kanonunun gözünden Turgenyev’in yabana atılmayacak çabalarıyla düşerken, bir yandan ona hayranlığını keskinleştirir öte yandan da gizli bir öfke biriktirmeye başlar. Turgenyev ise Dostoyevski’yi kontrol edebileceği kadar yakın ama hayatına almayacağı kadar uzakta tutar. Erdinç Akkoyunlu Edebiyat tarihinden söz etmek aslında bir savaş kronolojisinden bahsetmektir. İnanmıyor musun? Yazarların pek sevimli […]

Yalnızlıklar ve Hastalıklar

Özlem Akıncı hepimizin yaşadığı ama farkına varmadığımız ya da dillendirmediğimiz duyguları büyük bir dikkatle gözlemleyip müthiş detaylarla dile dökmüş. Banu Yıldıran Genç Özlem Akıncı’nın Deniz Bize İyi Gelecek adlı öykü kitabı geçtiğimiz aylarda Notos Kitap tarafından yayımlandı. İlk kitabı Ağaçlar Yanıyor ile arasında dört yıla yakın bir zaman var. Bu aralar ritüellerimi bozuyor ve farklı okumalar deniyorum. O […]

Sait Faik Haydarpaşa’da

Ölümünden tam bir yıl önce yazmış bu yazıyı Sait Faik, 47 yaşındayken henüz. Haydar Ergülen Üçüncü kez okuyacağım Çakır’ı. Biliyorsunuz Sait Faik’e Çakır Hikâyeci derler. Açık tenli, sarışın ve mavi gözlü olduğu için olmalı. Kitaplarıyla ilk kez Zeki dayımın kütüphanesinde karşılaşmıştım. Varlık Yayınları’nın klasik cep boyu kitaplarıydı ve iki kitap bir arada basılmıştı. Sabahattin Ali dizisi de […]

Çağatay Uslu • Requiem

Sokağın ötesindeki boşluk beni korkutuyordu. Balkonun korkuluklarına iyice asıldım. Doğa da bir boşluğun dolma çabasıdır diye bağırdım. Ağacın yaprakları, bir nehir kenarı, küçük bir kozalak derken sesim çatallanıyor, korkuluklara takılıp kalıyor sonra yine bana dönüyordu. Gün batımından sıçrayan cümlelerin korkusu beni de ürpertti. Kızıla bulanmış diken diken sahibinden kaçmış cümleler. Onu öyle korkuluklardan sarkmış izlerken […]

Anlam ve Anlamak

“Sanata göre hayat neyse ki çetrefil, anlaşılmaz, beyhude ve gizemli.” Arkasına şöyle bir bakınca epey yol almış olduğunu gördü. Şehir çoktan kaybolmuştu. O tarafta pis bir ufuk parçası hareketsiz birikmişti. Bu, bulut değildi. Pis bir hava birikintisiydi. Şehir bu esmer tülün içindeydi.” Sait Faik bu sözlerle başlıyor “İp Meselesi”ne. Bu tabloyu hemen hayalimde canlandırmaktan başka […]

Tülin Safi • Orası Benim Yerim

Bela geliyorum demez tabii. Başımda dikilen adam sert ses tonuyla tekrar etti: “Hanımefendi, orası benim yerim.” Anlamaz bakıyorum. “İyi de, ben geldiğimde burası boştu,” dedim. “Hayır, orası benim yerim. Vitrindeki pastalara bakıyordum.” Masadaki peçeteyi gösterek, “Şu kâğıdı ben bıraktım.” “Kâğıdı mı?” Boynumu hafif eğip, gözlerimi kısıyorum. Ne diyor bu adam? Al başına belayı.” “Evet, kâğıdı,” […]

Odamdaki Göz

Demet Taştemir Sessizliğin içinde bir ses olabilmeyi diledi durdu bütün gece. Saatler gece yarısını gösterdiğinde, dünya üzerinde eylemsizliği var eden uykuya karşı tüm saygısını yitiriyordu. En azından, dedi kendi kendine, bir pencere kenarında yahut kapı aralığında olabilseydim. O vakit gökyüzünü gözlemleyip yıldızların dilini çözebilir, iki mekân arası bir geçitte soluklanabilirdim. Bir kapı çalsaydı gecenin şu […]

Gıdalar Hakkında Yanlış Bildiğimiz Doğrular

İnek sütü ve buğday gerçekten de sağlıksız mı? Beslenme uzmanı Martijn Katan’a göre bunlar yalan yanlış bilgiler. İşte besin maddeleri hakkında yanlış bilinen doğrular, doğru bilinen yanlışlar… Brigitte Osterath “Kendini iyi hissetmeyen biri, suçu hemen yediklerine atar” diyen beslenme bilimleri uzmanı Martjin Katan, bunu şöyle açıklıyor: “Günde en az üç kez yemek yiyiyoruz. Hal böyle […]

Ebru Akkan • Gizem

Tek işi evinden çıkmaksızın yazı yazmak olan bir adam, neden her sabah kahvaltıda kargalara eşlik etmeyi bulunmaz fırsat gibi değerlendirip, erkenden uyanma gereği duyar? Homurdanarak gözlerini açtı. Tavana boş boş bakarken varlığını yalnızca kendisine itiraf ettiği, elinde oyuncak olduğunu hissettiği melankoli Gizem’in bir anda beliren yüzüyle yerini birkaç dakikalığına sevince bıraktı. Yağmurun sesine kulak verdi. […]

Kurşun Yılları

Firar siyasi polisiye kavramının içini dolduran bir roman. Dominique Manotti, hapishaneden firar eden iki mahkûm üzerinden İtalya siyasi tarihinin ‘kurşun yılları’nı anlatıyor… A. Ömer Türkeş 1942 yılında Paris’te doğan Dominique Manotti, Çağdaş Ekonomi Tarihi öğretmenliği yaptı. Geçmişinde aktif olarak sendikal mücadele içinde yer almış olan yazar, ilk romanı (ikamet izni olmayan kaçak göçmenler meselesini ele […]

Hayat Bir Kervansaray Romanında Gündelik Hayatın Yansıtılması

Emine Sevgi Özdamar özellikle geleneksel malzemeden yararlanarak metinlerini ören bir yazar olarak yüzyılların deneyimlerinden süzülerek biçimlenmiş, kuşaktan kuşağa aktarılan halk kültürünü eserine katarak bireyin şekillenmesinde kültürel mirasın önemini vurgulamış oluyor. Raşel Rakella Asal Emine Sevgi Özdamar, Hayat bir Kervansaray İki Kapısı Var Birinden Girdim Diğerinden Çıktım ile 1991 yılında Ingeborg Bachmann, 1992’de, l999’da, 2001’de ve […]

Emrah Sağlam • Erkek Güzeli

“serin bir rüyanın hatırınadır çektiğim dünya ağrısı.”* Üstümde kocaman bir gezegen, kollarımı kaldırıp duvarları itiyorum. Ben yukarı çıkmak istiyorum, onlar aşağım. Uzun bir yol, yürümek için adım atıyorum. Ben ileri, adımlarım geri. Ya da donup kalmış sol ayağım sağ ayağımın arkasında öyle. Henüz açmamış çiçekleri koklayıp papatya falları bakıyorum. Sevmiyor çıkmıyor hiç çünkü sapını da […]

Titanic ile Batan Rubaiyat Kurtarılırsa…

Rubaiyat’ın kâğıtları olmasa bile süslemesinde kullanılan mücevherler ve altınlar hâlâ gemide olmalı. 12 Nisan 1912 gecesi buzdağına çarpan Titanic binlerce yolcusu ve mürettebatıyla birlikte sulara gömüldü. Şu an sualtında çürüyen kitaplardan biri Ömer Hayyam’ın Rubaiyat’ı. Geminin ilk yolculuğundan on iki gün önce paha biçilmez kitabın sahibi onu Sotheby’s’in ender kitaplar açıkartırmasında Amerikalı Gabriel Weis’e satmış. […]

Borges, Nabokov ve En Doğru Kelime

İçinde tüm âlemin eksiksiz biçimde görüldüğü bir çemberden bahsettiği Alef öyküsünü düşünelim… Erhan Sunar Kurmaca yazan her yazar şunun açık yüreklilikle farkındadır: Hayatı, dünyayı, ele aldığınız insan ilişkilerini dilediğinizce açıp genişletebilmek kadar sıkıştırmanız, yoğunlaştırmanız da gerekir. Ayrıntının bolluğu ve panoramik bir düzen hissiyle, oluşmakta olan edebi dünyanızın sürekli kristalize olması gerektiği bilinci durmadan karşı karşıya gelir ve […]

Ahmet Murat Öz • Sehpa

Annem aldı, kırk yedinci yaş gününde. Hemen o gün komşunun oğlu (şişman) ata biner gibi bindi üstüne. Deh, deh, deh diye diye esnetti sehpayı. Annem umursamadı pek, komşunun oğlu da sıkıldı zaten. Bir süre öyle durdu orta yerde. Bir süre üzerine hiçbir şey konmadı. Bir süre de ben unuttum onu. Annem pazardan dantel aldı, tığıyla […]

Mehmet Dinç: “Sanırım her yazarın en büyük sancısı kendi dilini ve üslubunu oluşturma çabasıdır.”

Mehmet Dinç uzun yıllarda beri edebiyatın içinde, kendi yolunu arıyor. Sonunda ilk öykü kitabı Devrik Badem Ağacı yayımlandı. Öykülerinin çıktığı dünya belki ayrıca önemli. Mehmet Dinç ile öykü kitabını, uzakta yazar olmanın anlamını, yaşadığı coğrafyanın sorunlarını konuştuk. Konuşmaya başladıktan sonra o çok anlattı. Ama tek satırı bile atlanmadan okunması gereken, çok önemli şeyler söyledi. Sanırım […]

İngilizce Yazmak Niçin Nabokov, Conrad ve Şimdi de Chirovici’nin Kariyeri İçin İyi Bir Hamle Oldu

Beckett, İngilizcenin ona psikolojik, dilbilimsel ve duygusal olarak darmadağan bir his verdiğini düşünüyordu. İkinci dilinde yazı yazmak, düşüncelerini yontmasına yardımcı oluyordu. Toby Lichtig İngiltere’nin edebi dünyasında şu anda en çok beğeni toplayan kişi, 51 yaşındaki Romen yazar Eugen Chirovici. Kendi ülkesinde mütevazi bir kariyeri olan yazar, Reading’e taşınıp ana dilini İngilizce adına terk ettikten sonra […]

Selim Celadet • Aylaklık Dersi

Madde bir: Her aylak eli cebinde yürür, öbürü dolu adam işidir. Madde iki: Yürümek, bir aylak için amaçtır. Yürümeyi araç haline getirdiğin zaman yürümüş değil gitmiş olursun. Mesela, yürüyerek eve gitti. Fark ettiysen buradaki asıl eylem yürümek değil gitmektir. Madde üç: Bir aylağın yürüdüğü mekânlar arasında kalabalık caddeler, ıssız sokaklar, harabeler ve deniz kenarı mutlaka […]

Asyalı Amerikalı Kadın Yazarların Mücadelesi

Beyaz Amerikalıların ülkesinde Asyalı olmayı ve erkek egemen dünyada kadın olmayı kabul ettirebilmelerinin yolu baş koydukları bu yolculuğun yakın zamanda sonlanmayacağını bilmelerinden, kararlılıklarından geçiyor olmalı. Ya pişman olursam, diye düşünmek çoğu zaman işe yaramasa da en azından harekete geçmeye yol açabilir. Bunu öncelik haline getiren yazarların –özellikle zaman zaman politik açıksözlülüğüyle tanınan Asya kökenli Amerikalı […]

Olmayan Yaprakların Evi

Bahri Vardarlılar Yapraklar Evi‘nin yazılış ve yayımlanış serüveni öğrendiğime göre kabaca bir on yılı, yani bütün doksanları kapsıyor. Önce kısıtlı bir okur çevresinde bastırılmış dosyalar olarak, yani bölüm bölüm yayılmış. Yazar Mark Z. Danielewski kitabın ilk baskısını ancak 2000 yılında yaptırabilmiş. Bir insanın yaşı ilerleyip de okurluk süresi on yılları bulmaya başlayınca yeni bir kitap […]