Gürsel Korat: “Balzac, Tolstoy ve Dickens ilkgençliğimin öğretmenleriydi...”

Oku­du­ğum kitabı bir yerde bıra­kıp başka kitabı oku­mayı sür­dü­re­bi­li­rim. Mut­laka not alı­rım. Gür­sel Korat, yaz­dığı her romanla yazar­lık serü­ve­ni­nin çıta­sını yukarı çıka­ran roman­cı­la­rı­mız­dan. Ede­bi­yat metin­le­ri­nin nasıl okun­ması gerek­tiği bağ­la­mında, ken­di­si­nin nasıl oku­du­ğunu, hangi yazar­lar­dan etki­len­di­ğini şöyle anla­tı­yor. Bir ede­bi­yat metni nasıl okun­malı, nasıl okun­ma­malı? GK: Önce oku­du­ğum şey ede­bi­yat metni mi onu anla­mak iste­rim. ‘‘Neye […]

Okumayı Sevmeyen Çocuklar ve Agatha Christie

Agatha Chris­tie kitap­ları en sev­di­ğim kaçış yön­te­mim. Canım mı sıkı­lı­yor, gün­dem çok mu kor­kunç, yüre­ğimi sıkış­tı­ran kitap­lar mı oku­dum… Banu Yıldıran Genç Çocuk­ken oku­du­ğum bazı kitap­la­rın arka­sında el ara­ba­sıyla kitap taşı­yan bir çocuk figürü vardı. O resme dalar gider­dim. Tüm haya­lim o el ara­ba­sını dol­du­ra­cak kadar kitaba sahip olmaktı. Öğret­men­le­rin öner­diği Gül­ten Dayı­oğlu ve Kema­let­tin […]

Kemal Çavuş • Gürültücüler Olmasa

En sorunlu olan­lar en az uyu­yan­lar. Onlar da olmasa top­lum daha da huzurlu ola­cak. Az uyu­duk­ları için fazla rüya göre­mi­yor­lar, göre­me­dik­leri için de hiç­bir şey öğre­ne­mi­yor­lar. Bazı­ları ileri düzeyde troid has­tası olduğu için uyu­ya­mı­yor, neyse ki onlar tedavi edi­le­bi­li­yor. Ama dışa dönük olan­lar, vur pat­la­sın çal oyna­sın. O kadar çok gürültü yapı­yor­lar ki kom­şu­la­rını da […]

AİHM'den cezaevinde internet yasağına mahkûmiyet

“Bilgi alma özgür­lü­ğünü ihlal…” AİHM ken­di­sine yapı­lan bir baş­vu­ruda Litvanya’yı, tutuk­luya inter­net eri­şimi sağ­la­ma­dığı için taz­mi­nata mah­kûm etti. Karar bütün tutuklu ve mah­kûm­la­rın inter­net eri­şi­mini kap­sa­mı­yor. Strasbourg’da bulu­nan Avrupa İnsan Hak­ları Mah­ke­mesi (AİHM), ceza­evinde inter­net eri­şimi konu­sunda yapı­lan bir baş­vu­ruyu karara bağ­ladı. Mah­keme Litvanya’yı ülke­deki bir ceza­evi yöne­ti­mi­nin tutuk­lu­nun inter­net eri­şi­mine izin ver­me­diği için taz­mi­nata mah­kûm […]

Önce Oku Sonra Doku

İyi eleş­tiri metni, üze­rine yazıl­dığı kitabı oku­maya ya da oku­du­nuzsa ikide bir karış­tır­maya gerek­sinme duyur­mak­sı­zın ken­dini oku­tan metin­dir. Oğuz Demiralp Soru­muz: “Ede­bi­yat metin­leri nasıl oku­nur?” Bu soruyu görünce hemen aklıma Vir­gina Woolf’un dene­mesi geldi: ‘‘How Sho­uld One Read A Book?’’ (Bir Kitabı Nasıl Oku­malı?) Açtım, bak­tım yeni­den. İlk üç tüm­ceyi alın­tı­la­ma­dan ede­me­ye­ce­ğim: “İlkin, baş­lı­ğı­mın sonun­daki […]

Max Sebald'tan Altın Değerinde Yaratıcı Yazı Önerileri

• Kendi başına ele alın­dı­ğında her bir cümle bir şey ifade etme­li­dir. • Yazı, asla yaza­rın “şiir­sel” olma gay­reti içinde olduğu izle­nimi uyan­dır­ma­ma­lı­dır. • Amacı yal­nızca son­raki cüm­le­leri kur­maya ola­nak sağ­la­yan cüm­le­ler­den kaçı­nın. • “Ve” (and) keli­me­sini müm­kün oldu­ğunca az kul­la­nın. Çeşit­li­lik için, başka bağ­laç­ları dene­yin. “W.G. Sebald son kurgu atöl­yesi der­sini East Ang­lia Üniversitesi’nde […]

Paul Auster ve kitaplar: "Deniz Feneri beni derinden etkiledi. "

Ger­çek şu ki, kendi kitap­la­rımı yazma uğraşı (hem fizik­sel hem zihin­sel ola­rak) yorucu ola­bil­di­ğin­den genç­ken oku­du­ğum­dan daha az oku­yo­rum. Komo­di­ninde hangi kitap­lar duru­yor? PA: Yal­nızca iki tane. James Baldwin’in Col­lec­ted Essays ve Early Novels and Sto­ries kitap­la­rı­nın Lib­rary of Ame­rica bas­kı­ları. Yakın zamana kadar, lise­den beri James Bal­d­win oku­ma­mış­tım (uzun zaman önce, 1965 yılında mezun oldu­ğum­dan […]

Hüseyin Bul • Huysuz

Efen­dim iyi gün­ler, milen­yum araş­tırma şir­ke­tin­den arı­yo­rum, zama­nı­nız varsa bir­kaç daki­ka­nızı ala­cam. Size de iyi gün­ler, sağ olun, nere­den dedi­niz? Milen­yum araş­tırma şir­keti efen­dim. Kusura bak­ma­yın, ina­nın ki hiç zama­nım yok. Efen­dim çok kısa süre­cek, beş dakika. Beş dakika çok uzun bir süre. Tamam, efen­dim, kısalt­maya çalı­şa­ca­ğım. Zaman­dan mı çala­cak­sı­nız yoksa soru­lar­dan mı? Efen­dim? Diyo­rum ki beş dakika […]

Alejandro Zambra'nın "Aile Hayatı" öyküsü film oldu

“Vida de Fami­lia, kesin­likle ken­dine özgü bir film. Hikâye muh­te­şem son­la­nı­yor.” Denis Gürcü Latin Amerika’nın par­la­yan yazarı ola­rak tanım­la­nan Şilili yazar Ale­jandro Zambra’nın (1975) kitap­la­rına dün­yada gös­te­ri­len ilgi git­gide yay­gın­la­şı­yor. Türkiye’de de Çiğ­dem Öztürk’ün çevi­ri­le­riyle yayım­la­nan Bon­zai, Ağaç­la­rın Özel Hayatı, Eve Dön­me­nin Yol­ları roman­ları ve son ola­rak da öykü kitabı Bel­ge­le­rim, geniş ve meraklı  bir oku­yucu çev­resi yarattı. […]

Orhan Pamuk’a İtalya’dan Şeref Doktorası

İtalya’nın en köklü sanat üni­ver­si­tesi ve müze­le­rin­den biri olan Milano’daki Acca­de­mia di Bella Arti di Brera, 18 Ocak Çar­şamba günü Orhan Pamuk’a şeref dok­to­rası veri­yor. Dok­tora Pamuk’a, sanat­sal yara­tı­cı­lığı ve düşün­ce­leri, sanat ile olan iliş­kisi ve Masu­mi­yet Müzesi için veri­li­yor. Napol­yon tara­fın­dan 1806’da kurul­muş olan ve bün­ye­sinde Brera Resim ve Sanat Müzesi’ni de barın­dı­ran Brera […]

"Ey ölümün yirmi dokuz harfi"

Balam, taşa doku­na­cak­san, elin sıcak mı diye  yüre­ği­nin üstüne koy, taşın da canı var.*  Şükrü Erbaş Ey ölü­mün yirmi dokuz harfi, kötü­lü­ğün nef­ret ayet­leri, kib­rin küçü­cük tan­rı­ları… bizim o kör­pe­cik oğul­la­rı­mız kız­la­rı­mız, elle­ri­nin yürek­le­ri­nin son­suz güzel­li­ğiyle gel­miş­lerdi, boz­kı­rın baş dön­mesi o güzel kente. Gök­ku­şa­ğı­nın yedi ren­gin­den bir düğün ala­yıy­dı­lar. Ses­leri çimenli çiçekli koru­lardı. Göz­leri birer gök bah­çe­siydi. […]

Birgül Oğuz • Değ

Çıktı. Soğuğu yüzünde bir şamar gibi duydu ve şak! kapı­nın dili yuvaya oturdu. İncirli yokuş­tan koşar adım inip Uzunçayır’a sap­tı­ğında aklı­nın dalın­dan bir çır­pıda sil­kip attığı üç söz­cük şuydu: Saat, evrak, ölüm. İşte bu üç kekre söz­cü­ğün olma­mış meyve gibi dibine düş­tüğü akasya, rüz­gâ­rın da çoğalt­tığı hışımla ileri geri sal­landı önce. Eğildi sonra, ağır ağır, […]

OKU ANLAT

    Aptal Beyin