Home Liste Nikos Kazancakis'in Zorba Romanından İnsanlıkla İlgili 10 Alıntı
Nikos Kazancakis'in Zorba Romanından İnsanlıkla İlgili 10 Alıntı

Nikos Kazancakis'in Zorba Romanından İnsanlıkla İlgili 10 Alıntı

247
0

20. yüz­yıl Yunan ede­bi­ya­tı­nın en ünlü roman­cı­la­rın­dan ve döne­mi­nin en önem­li fel­se­fe­ci­le­rin­den biri olan ve eser­le­ri bir­çok yaban­cı dile çev­ri­len Nikos Kazan­ca­kis, 1964 yılın­da gös­te­ri­me giren Mic­ha­el Cacoyannis’in yönet­ti­ği Zor­ba adlı sine­ma fil­miy­le bütün dün­ya­da üne kavuş­tu. Bu film, aynı adı taşı­yan Zor­ba roma­nın­dan uyar­lan­mış­tı. Kazancakis’in bu büyük roma­nı, zor ve sus­kun­luk­la geçen karan­lık bir döne­min ardın­dan çık­mış, ayrı­ca ken­di­siy­le giriş­ti­ği bir tür ses­siz hesap­laş­ma sayı­lır.

1 Saç­ma ha? Ayıp! İnsan ne zaman insan ola­cak be? Pan­to­lon­lar, kola­lı yaka­lar, şap­ka­lar giyi­yo­ruz, ama hâlâ katı­rız, kur­duz, til­ki­yiz, domu­zuz. Biz­de Tanrı’nın sure­ti var­mış! Kim­de? Biz­de mi? Tuh sura­tı­mı­za!

2 Hayır, özgür değil­sin, dedi. Senin bağ­lı bulun­du­ğun ip, öbür insan­la­rın­kin­den biraz daha uzun; hep­si bu kadar!

3 - En çok sev­di­ğin yemek han­gi­si­dir, baba­cı­ğım?

- Hep­si, hep­si oğlum. Şu yemek iyi­dir, öbü­rü kötü­dür demek büyük günah­tır.

- Neden? Bir seç­me yapa­maz mıyız?

- Hayır efen­dim, yapa­ma­yız.

- Ama neden?

- Çün­kü aç olan baş­ka insan­lar var. Uta­na­rak sus­tum. Yüre­ğim bu kadar ince­lik ve acı­ma gücü­ne hiç­bir zaman ula­şa­ma­mış­tı benim.

4 Bir zaman­lar diyor­dum ki: Bu Türk’tür, bu Bulgar’dır ve bu Yunanlı’dır. Ben, vatan için öyle şey­ler yap­tım ki pat­ron, tüy­le­rin ürpe­rir; adam kes­tim, çal­dım, köy­ler yak­tım, kadın­la­rın ırzı­na geç­tim, evler yağ­ma ettim… Neden? Çün­kü bun­lar Bulgar’mış, ya da bil­mem ney­miş… Şim­di ken­di ken­di­me sık sık şöy­le diyo­rum. Hay kah­ro­la­sı­ca pis herif, hay yoko­la­sı aptal! Yani akıl­lan­dım, artık insan­la­ra bakıp şöy­le demek­te­yim : Bu iyi adam­dır, şu kötü. İster Bul­gar olsun, ister Rum, ister­se Türk! Hep­si bir benim için. Şim­di, iyi mi, kötü mü, yal­nız ona bakı­yo­rum.

5 Mut­lu­lu­ğun, basit ve açık bir şey olup bir bar­dak şarap, bir kes­ta­ne, ken­di halin­de bir man­gal­cık ve deni­zin uğul­tu­sun­dan baş­ka bir şey olma­dı­ğı­na aklım yat­tı. Yal­nız, bütün bun­la­rın, mut­lu­luk oldu­ğu­nu insa­nın anla­ya­bil­me­si için basit ve açık bir kal­be sahip olma­sı gere­ki­yor.

6 Sana söy­lü­yo­rum pat­ron, bu dün­ya­da bütün olan­lar hak­sız, hak­sız, hak­sız! Ben, ufa­cık kurt, ben çıp­lak sal­yan­goz Zor­ba, hiç­bir şeyin altı­nı imza­la­mı­yo­rum! Neden deli­kan­lı­lar­la genç kadın­lar ölsün de hur­da­lar kal­sın! Küçük çocuk­lar neden ölsün?

7 Ay ışı­ğın­da Zorba’ya bakı­yor­dum. Kor­ku­suz­ca ve saf­ça ken­di­ni dün­ya­ya nasıl uydur­du­ğu­nu, vücu­du­nun ve ruhu­nun nasıl bir­leş­ti­ği­ni, kadı­nın, erke­ğin, bey­nin, uyku­nun ve her şeyin ken­di ken­di­ne, neşe ve uyum için­de, onun teniy­le bütün­le­şip nasıl Zorba’yı oluş­tur­du­ğu­nu görü­yor­dum. İnsan­la dün­ya­nın bu dere­ce dost­ça bağ­daş­tı­ğı­nı asla gör­me­miş­tim.

8 Mut­luy­dum; bili­yor­dum bunu. Bir mut­lu­lu­ğu yaşar­ken onu kav­ra­ma­mız zor­dur; ancak o geçip de arka­mı­za bak­tı­ğı­mız zaman, bir­den­bi­re biraz da hay­ran­lık­la, ne kadar mut­lu oldu­ğu­mu­zu anla­rız. Ama ben, bu Girit kıyı­sın­da mut­lu­lu­ğu yaşı­yor ‚üste­lik mut­lu oldu­ğu­mu da bili­yor­dum.

9 İyi­lik­ten dola­yı sevin­mem, kötü­lük­ten dola­yı da üzül­mem; Yunan­lı­la­rın İstanbul’u aldı­ğı­nı öğren­sem, Türk­le­rin Atina’yı alma­sıy­la aynı şey­dir bu benim için.

10 Ben, her insa­nın ayrı bir koku­su oldu­ğu­na ina­nı­rım: Biz bunu anla­mı­yo­ruz, çün­kü koku­lar bir­bi­ri­ne karı­şı­yor, han­gi­si­nin senin, han­gi­si­nin benim oldu­ğu­nu bile­mi­yo­ruz; yal­nız hava­nın pis bir koku yay­dı­ğı­nı anlı­yor; buna da insan­lık diyo­ruz.

(Nikos Kazan­ca­kis, Zor­ba, Çevi­ren: Ahmet Angın, Can Yayın­la­rı, 2007)

(247)

Yorumlar