Home Kültür Sanat Edebiyat Şiir Berken Bereh ve Şiiri Üstüne
Berken Bereh ve Şiiri Üstüne

Berken Bereh ve Şiiri Üstüne

631
0

ellerim kuru bir ağaca dönüştü

kucaklayamadık birbirimizi

Sedat Sezgin

İktidar dediğimiz yapı egemenliği altında yaşamak zorunda bıraktığı canlılara trajediler yaşatır ve bunda hiçbir sakınca da görmez. Sahip olduğu hakları sonuna kadar kullandığını düşünür, bu nedenle vicdan azabı da çekmez. Maalesef tanıdığımız en ünlü canavarımsı iktidarlardan biri insandır, varlığı dışındaki her şeyde mutlak hakkı olduğunu düşünür. Zavallı hayvanlar, yerlerini işgal etmekle kalmaz, onları midemize de indiririz! Bununla da kalsa bir yerlere kadar neyse deriz, ama benzer zulmü kendi türüne de yapmaktan bir an bile kuşku duymaz. İnsanın insana yaptığı zulmü hiçbir canlı birbirine yapmamıştır. Örneğin hangi tür ya da türler birbirine işkence etmekten haz duyar? Olamaz, fareyle kediyi unuttum, ama onlar bile çoktandır bir umursamazlık furyasına kapılmışlar gibi değiller mi? Hatta uzaktan birbirlerine bakıp gülümsedikleri bile iddia edilebilir. İktidar dediğimiz bu canavarımsı yapı, egemenliği altındakilere sadece dilini değil; dinini, kültürünü ve akla hayale gelmeyen daha binlerce yönünü de benimsetmeye çalışır ya da zorunlu kılar. İktidarın benimsediği ad’ların zulmüne bile maruz kalmak… Herhalde hiçbir hak ad kadar doğal olamaz. Her varlığın ihtiyaç duyduğu temel öğe.

“ne desem boş

gelişim de gidişim de bir

zaten

henüz adım bile konulmamıştı”

Asıl adı Abdullah İlter olan Berken Bereh, birçok Kürt şair gibi, içinde yaşadığı ve kimliği benimsemek zorunda bırakıldığı iktidarın benimsediği ad’la ilk defa çağrıldı. Daha sonra yazdığı dilin yapısına uygun adı seçti: Berken Bereh. Tıpkı Cigerxwin ve başkaları gibi. Yıllarca çağrıldığın adı bir anda terk etmek öyle kolay olmasa gerek, sonuçta insanız ve duygusal olarak da hassasız, hormonlarımız istemimiz dışında salgılanır, kişisel olarak buna cesaret edebileceğimi sanmıyorum.

Kalbi Bir Yastıktık Aşka, Berken Bereh’in şiirlerinden bir derleme. Bereh, 1954 Şırnak doğumlu, şiirlerini Kürtçe yazıyor.

Cioran, “Konuştuğumuz ya da yazdığımız dilin kelimeleriyle düşünürüz” der. O halde hangi dilin kelimelerini seçiyorsak, o dil zihnimizde belli bir etki bırakır: o dilin sahip olduğu kelimelerin yumuşaklığı, sertliği ya da başka bir yönü…

“bebeğim beşikte kaldı

ellerim kuru bir ağaca dönüştü

kucaklayamadık birbirimizi”

Bereh’in şiirlerinin bazılarını yazıldığı dilde de okudum, Kürtçede ve şimdi de çevrildiği Türkçede. Şiiri iktidara boyun eğmeyen, iktidarın arzularını umursamayan öğelerle doludur. Bereh’in şiirleri sadedir ve derindir. Buram buram insan kokar; bunca kıyıma ve bunca zulme rağmen kirlenmemiştir ve naiftir, sloganlardan uzaktır.

“size bırakıyorum şehirleri ve gidiyorum

bodur ağaç gölgelerini

rengârenk lambaları

geniş sokakları, çiçekli balkonları

gün içindeki itişmeleri de”

Şiirinde kır temizdir ve paktır, arzulan yerdir; kentleri ise göz kamaştırıcı ve acımasızdır, yutan ve kaçılan yer…

“hangi rüzgârın elinden tutsam

yolum cehenneme çıkmakta”

Sadelik büyüklüktür, hele edebiyatta sadelik yeniyetmelerin uzun uğraşlardan sonra ancak ulaşabildiği bir zirvedir, ne de olsa yeniyetmeler karmaşık ve dahi olduklarını göstermek için fazlasıyla heveslidirler. Odysseus’un üstünden binlerce yıl geçti, bunca uzağa rağmen ve içindeki en azından benim hatasız telaffuz bile edemeyeceğim bu kadar ad’a rağmen hâlâ okunabiliyor ve ayaktadır. Hatta liselerde öğretimine devam etmekte olan edebiyat meraklıları tarafından bile bu heves hâlâ diridir. Bunun en büyük nedeni Homeros’un dilindeki sadeliğidir kuşkusuz, anlatmak istediklerini kaosa sürüklemeden dile getirmesidir. Elbette kırklarında ya da ellilerinde olan iyi bir okur Odysseus’dan çok daha fazla anlam çıkarıp ve başka şeyler de bulacaktır.

Sadelik olgunluktur; Yaşar Kemal sadedir, Yasunari Kavabata ve Cengiz Aytmatov da öyle, örnekler çoğaltılabilir.

Yine de Berken Bereh yalnızdır, saf kırı arzularken hoyrat kentin içinde debelenmektedir. Son olarak, sadelik ve derinlik edebiyatta, hele şiirde zamanın tüm itirazlarına rağmen ayakta durabilen en güçlü damardır. Bereh’in şiirleri sade ve derindir.

Berken Bereh, Kalbim Bir Yastıktır Aşka, Çeviren: Şener Özmen, Evrensel Basım Yayın

(631)

Yorum yaz