Home Bilgi Bankası

Bilgi Bankası

Suç Tarihi ve Polisiye Roman

Katil kim roman­la­rı­nın konusu ölüm ve muam­ma­dır. Birinci Dünya Savaşı son­ra­sında her ne kadar polis, bur­ju­va­nın gözünde top­lum­sal iyi­li­ğin cisim­le­nişi haline gel­diyse de özel dedek­tif­ler –henüz– yerini tama­men polise kap­tır­maz. Özel mül­ki­ye­tin hâlâ en yüce savu­nu­cusu özel dedek­tif­tir. Çünkü dedek­tif tut­mak pahalı bir iştir. Çağatay Yaşmut Suç. Kanun­larda açıkça yasak­la­nan ve kar­şı­lı­ğında bir ceza öngö­rü­len her […]

Türkiyeli Sekiz Yazardan Ermenilere Mektup

Ermeni Soykırımı’nın yıl­dö­nü­münde P24 sekiz Tür­ki­yeli yazar­dan Ermeni kar­deş­le­rine bir mek­tup ile­ti­yor. Ermeni Soykırımı’nın 102. yıl­dö­nü­münde, iki yıl önce P24’ün ilet­tiği sekiz Tür­ki­yeli yaza­rın Ermeni kar­deş­le­rine mek­tu­bunu yine­li­yo­ruz… Bu top­rak­la­rın yüz bin­lerce evladı Osmanlı dev­le­ti­nin kararlı ve sis­temli kırı­mına kur­ban düşeli 100 yıl oldu. Bu yur­dun insanı olan yüz bin­lerce Ermeni kadın, erkek, yaşlı, çocuk […]

Koleksiyoncu’da Kurgunun Doğası Üzerine

Kolek­si­yoncu, her haliyle, oyun içine oyun sıkış­tı­ran ve bunu büyük bir ger­çek­lik etki­siyle vere­bi­len, en sonunda da haya­tın ve ede­bi­ya­tın man­tı­ğını acı bir yumu­şak­lıkla yeni­den düşün­dü­ren bir yapıt­tır. Erhan Sunar John Fowles’un Kolek­si­yoncu romanı, ilk bakışta ede­bi­yat oyun ve hile­le­rine iliş­kin oldukça ketum görü­nür; can­lı­lı­ğını da yapay­lı­ğını da hayatla iliş­kisi ve ona mesa­fe­sin­den alan, bol […]

Cortázar'ın Öykülerine Önsöz

Cortázar’ın öykü­le­rin­deki kişi­ler kasıtlı ola­rak tırı vırı kişi­ler­dir. Tırı vırı şey­ler ara­sında gidip geli­riz: sigara mar­ka­ları, vit­ray­lar, tez­gâh­lar, vis­ki­ler, ecza­ne­ler… Jorge Luis Borges 940’larda bir ede­bi­yat der­gisi için edi­tör­lük yapı­yor­dum, aşağı yukarı giz­lice yap­tı­ğım bir işti. Bir öğle­den sonra, sıra­dan bir ikindi vakti, şimdi sima­sını pek hatır­la­ya­ma­dı­ğım bir genç, bana bir öykü­sü­nün elyaz­ma­sını getirdi. On […]

Faulkner’ın Dünyası

Anla­şı­la­ma­mak Faulkner’ın pek umu­runda da olma­mış. Belki onun en çok bu tutumu örnek alın­malı. Yara­tıcı yazar, nite­likli ede­bi­ya­tın izini sürer­ken yaz­dık­la­rın­dan başka etken­lere gönül indir­mez, en iyi­sini yaz­maya çalı­şır o. Semih Gümüş Faulkner’ın yara­tım süre­cini başın­dan sonuna izle­yip anla­dık­tan sonra, büyük yapıt­la­rın doğu­mu­nun, tümü açık­la­na­ma­ya­cak pek çok nedene bağlı olma­nın yanında, zorlu bir çalış­ma­nın içinde oluş­tuğu […]

Sait Faik Abasıyanık

Ara Güler – Adın? – Sait. – Ne? – Sait… Faik. Sait Faik. – Soya­dın? – Aba­sı­ya­nık. – İşin, mes­le­ğin? Bir şey bula­madı söy­le­ye­cek. Fransa’ya git­mek için pasa­port ala­caktı. – Yaza­rım, dedi. Öteki baktı, düşündü. – Yazar oldu­ğuna dair bir yazı getir, dedi. İşte Sait Faik o yazıyı bir türlü bula­madı. Kimse bir iş yap­tı­ğına, bırak yazar­lığı, […]

Nazi Almanyası'nda Günlük Hayat

Naziz­min Almanya gibi modern ve nite­likli insan gücü­nün baş­lıca kay­nağı olan bir ülkede bütün top­lu­mun damar­la­rına nasıl sız­dığı önemli bir konuydu. Sonunda ken­din­den baş­ka­sına hayat tanı­ma­yan bir ide­oloji yara­tıldı. Baş­tan ayağa bir kötü­lük ide­olo­jisi. Ona uygun da bir yaşam biçimi oluştu. Almanya’nın Nazizm döne­mini anla­tan bel­ge­ler her zaman çır­pı­cı­dır. Bir top­lu­mun ruh duru­munu da yan­sı­tır. […]

Kayıp Cennet Ne Anlatıyor?

John Milton’ın des­tansı şiiri Kayıp Cen­net, etkisi bakı­mın­dan İngi­liz ede­bi­ya­tında Shakespeare’in ardın­dan ikinci sırada gelir. Milton’ın bu eseri ne anla­tı­yordu, neden önem­liydi? Milton’ın Kayıp Cen­net adlı eseri bugün pek okun­mu­yor. Ama bu ay 350 yılını dol­du­ran bu des­tansı şiir, bugün bile İngi­liz ede­bi­ya­tını şekil­len­di­ren eşsiz eser­ler­den biri olmaya devam edi­yor. 10.000 mıs­rayı aşkın bu des­tanda […]

Yüksel Arslan'ın Sıra Dışı Sanatını Anlamak

Her yıl bir iki Picasso ser­gisi açı­lı­yor: ero­tik-Picasso, kolek­si­yoncu Picasso, Picasso ve Ing­res, fotoğ­rafçı-Picasso, basın­daki çizim­le­riyle Picasso, Picasso da Picasso… “1960 yılında Fri­ed­rich Nietzsche dönemi baş­la­mış­tır. Bu dönemi taki­ben 1967’de büyük başarı sağ­la­ya­cağı Karl Marx döne­mine girer.  Yap­tığı elliye yakın artü­rünü Kapi­tal ser­gi­sinde izle­yi­ciye sunan Yük­sel Ars­lan büyük başarı kazandı.” Yük­sel Ars­lan, sana­tı­nın sıra dışı­lı­ğıyla […]