Home Bilgi Bankası

Bilgi Bankası

Postomdern Edebiyatın Geçer Akçesi: Üstkurmaca

Dün­ya­nın kur­gu­sal­lı­ğın­dan bah­set­mek günü­müzde artık malu­mun ila­nı­dır ve kur­ma­ca­nın dün­yayı tem­silde yeni ara­yış­lar peşinde olması ede­bi­yat kanon­la­rında eşine rast­la­nır bir hare­ket­tir. Üst­kur­ma­cayla ifa­de­sini bulan post­mo­dern ede­bi­ya­tın kendi kur­gu­la­dığı ide­al­lere yas­lan­ma­sı­nın etik ve este­tik bir savun­ması olma­makla bir­likte moder­nist ede­bi­ya­tın geri­sine düşme lüksü de yok­tur. Nazım Çapkın Ede­bi­yat ve fel­sefe ara­sında simetri ara­yışı bir yönüyle her […]

Düşlerindeki İnsanları Kendine Daha Yakın Hisseden Bir Roman Kahramanı: Emma Bovary

Eri­şil­mez düş­ler peşinde koşan Emma için Paris, yaşa­mayı arzu­la­dığı kent­tir. Ede­bi­yat adam­la­rın­dan, artist­ler­den olu­şan renkli ve kala­ba­lık insan kad­ro­suyla Paris şehri, ışıklı bir hayat tar­zı­dır. Raşel Rakella Asal 19. yüz­yıl roma­nı­nın en başa­rılı örnek­le­rin­den Madam Bovary hem ele aldığı konu hem de Flaubert’in üslubu ile çar­pıcı bir metin­dir. Anla­tı­lan Emma Bovary’nin tra­jik hayat hikâ­yesi ve kar­şı­lık­sız […]

Deniz Feneri’nde Estetik Bütünlük

Woolf 1927 yılında yaz­dığı Deniz Feneri’yle moder­niz­min en özgün örnek­le­rin­den birini ver­miş­tir. Pek az aksi­yon ve diya­log içe­ren bu roma­nıyla, bir aile­nin yaşa­mında kendi çocuk­luk ve olgun­luk döne­mi­nin his­si­ya­tını akta­rır. Gönül Bakay Her şeyi tam zama­nında yapa­bil­mek, ancak yaşa­mı­mı­zın son­la­rına doğru öğre­ne­bil­di­ği­miz o küçük erdem­ler­den biri­dir. (Deniz Feneri, s. 118) Vir­gi­nia Woolf , “Deniz feneri sim­ge­siyle […]

Gökbilimde büyük buluş: Yıldız çarpışmasında yerçekimsel dalgalar keşfedildi

ABD’li ve Avru­palı bilim insan­ları, Süper­nova yıl­dız pat­la­ma­ları sonucu olu­şan iki “nöt­ron yıl­dı­zı­nın” 130 mil­yon yıl önce çar­pış­ma­sıyla mey­dana gelen yer­çe­kim­sel dal­ga­ları keş­fetti. Albert Einstein’ın ünlü iza­fi­yet teori­si­nin oda­ğın­daki yer­çe­kim­sel dal­ga­lar ve ortaya çıkar­dık­ları ışık, dedek­tör­ler ara­cı­lı­ğıyla ilk kez doğ­ru­dan algı­la­na­bildi. Uzay­bi­lim­ci­ler, böy­lece altın ve pla­tin gibi ağır kim­ya­sal ele­ment­le­rin nöt­ron yıl­dız­la­rı­nın bu şekilde çar­pı­şa­rak bir­leş­me­leri […]

Edebiyattan Tarih Öğrenilir mi?

Ben aslında tarih adına ne bili­yor­sam ede­bi­yat­tan öğren­dim ya da belki cüm­leyi şöyle kur­malı, ede­bi­yat saye­sinde öğren­dim. Banu Yıldıran Genç Liseye yeni baş­la­yan­larla ders yapar­ken ken­dimi sık sık, “Tarih öğren­mek için roman oku­maz­sı­nız, tarihi öğren­mek için tarih kitabı oku­mak gere­kir” der­ken bulu­yo­rum. Çok doğru bir cümle olma­dı­ğını bil­sem de aslında bunu ede­bi­yat der­si­nin ilk yılında […]

Burgess’in Bir Romanı: Bir Elin Sesi Var

Romanı okur­ken Howard’ın dün­ya­daki mater­ya­list düzeni ve insan­la­rın aptalca bu düzene boyun eğme­sini eleş­tir­di­ğini görü­rüz. Murat Erdin İngi­liz romancı ve eleş­tir­men Ant­hony Bur­gess (1917-1993) ede­bi­yat dün­ya­sında daha çok Oto­ma­tik Por­ta­kal (A Cloc­k­work Orange) roma­nıyla tanı­nır. 1962’de yayın­la­nan roman Ame­ri­kalı Yönet­men Stan­ley Kub­rick tara­fın­dan 1971’de sine­maya uyar­lan­mış ve içer­diği por­nog­ra­fik şid­detle hem ilgi çek­miş hem de tar­tışma […]

Marx’tan Yabancılaşma Üzerine 10 Önemli Söz

Günü­müz kapi­ta­list dün­ya­sında insa­nın mus­ta­rip olduğu en önemli sorun­lar­dan biri yaban­cı­laş­ma­dır. Bu kav­ram fel­sefe tari­hinde Hegel ve Feu­er­bach tara­fın­dan çokça kul­la­nıl­mıştı. Lakin söz konusu kapi­ta­lizm eleş­ti­risi olunca, kanımca bu kav­ramı Marx kadar iyi kul­la­nan olma­mış­tır. Onun yaban­cı­laş­mayı insan, yaban­cı­laş­mış emek ve doğa üze­rin­den farklı bir zemine çek­mesi hâlâ gün­cel­li­ğini koru­yor. Marx gerek Entf­rem­dung (yaban­cı­laşma) gerekse […]

Mai ve Siyah Çevresinde

Oldukça sanat­sal yol­lar ve edebi bir düşü­nüşle daha iç yapı­nın, karak­ter­ler ara­sın­daki göre­celi iliş­ki­le­rin doğa­sını buluş­tu­ra­bi­len bir roman ola­rak Mai ve Siyah, âdeta ede­bi­yat üze­rine uzun bir tefek­kür gibi­dir. Erhan Sunar Ede­bi­yat Üze­rine Maka­le­ler’de Ahmet Hamdi Tan­pı­nar, “Bizde asıl roman­cı­lık Halid Ziya ile baş­lar,” diye yazar. Bununla asıl söy­le­mek iste­di­ği­nin Batılı anlamda, yal­nızca konu ve içe­ri­ğiyle […]