Edebiyat

Hayali Ziyafetler

Ede­bi­yat, yemek ve fotoğ­raf ara­sın­daki bağın temeli kur­maca metin­lerde Hayali Ziya­fet sof­la­rı­dır. Yemek yemek, sos­yal­leş­meyi ve hayatta kal­mayı bir­bi­rine bağ­la­yan bir akti­vi­te­dir. Ede­bi­yatta sık sık yemek hazır­la­yan ve tüke­ten karak­ter­lerle kar­şı­la­şı­rız. Yemek imgesi gün­lük yaşa­mın ritü­el­le­rini derin­den ortaya koy­duğu için hikaye anla­tı­mında dönüm nok­tası gibi­dir. Hika­yeye hayat verir­ken yemek bir karak­teri tanım­la­ya­bi­lir veya başka bir […]

Tinder Çağında Jane Austen’ı Neden Dinlemeliyiz?

Austen’ın roman­la­rını başka bir döneme ait­ler diye düşü­ne­rek göz ardı etme­yin. Karak­ter­le­rin âşık olduğu kişiyle evlen­mek ve iste­di­ğini yaşa­mak için sis­temle “oyna­ma­ları” ve yaza­rın bize ver­diği öğüt­ler günü­müzde de oldukça işe yara­ya­cak şey­ler. Jane Austen’ın evli­lik mese­lesi üstüne bu kadar çok şey yaz­ması için haklı sebep­leri vardı. Bun­ları kısaca özet­le­mek gere­kirse, on doku­zuncu yüz­yı­lın baş­la­rında […]

Bütünlüklü, Sağlam Öyküler

Bir öyküyü yazın­sal bir metne dönüş­tü­ren bütün öğe­lere geti­ril­miş doğru çözüm­lerle yazıl­mış öykü­leri sık­lıkla bul­mu­yo­ruz ve nite­likli bir öykü kitabı eleş­ti­ri­nin de nite­li­ğini yük­selt­meye zor­lar. Semih Gümüş Daha bir kitaba dönüş­me­miş öykü­le­rin der­gi­lerde tek tek görün­düğü zaman bile konu­şul­maya baş­la­ması genç bir yazarı yürek­len­di­re­ceği kadar tedir­gin de ede­bi­lir. Kita­bın bütü­nü­nün aynı ilgiyi görüp gör­me­ye­ce­ğini bazen […]

Kendinize Ait Olmayan Bir Dilde Yazmanın Romansı, Hayal Kırıklığı

Car­ring­ton, seç­kin bir yazar gru­bu­nun üye­si­dir. Bu grup; şu anda ekzo­fo­nik ola­rak anı­lan yazar­lar gru­bu­dur. Bu yazar­lar, ana dil­leri dışında çalı­şan yazar­lar­dır. Parul Seghal Res­sam, fabl yazarı ve akıl­lan­maz bir kişi­lik olan Leonora Car­ring­ton çocuk­lu­ğunda, sağ eliyle düz yazar­ken sol eliyle geriye doğru yaza­bilme yete­ne­ğini keş­fetti. Fakat bu yete­neği İngi­liz Manas­tır rahi­be­le­ri­nin pek ilgi­sini çek­medi. […]

Kafka’nın Amerika’sı ve Makinenin İktidarı

“Kafka’nın yal­nızca ede­bi­yat için yaşa­dığı aşi­kâr­dır: Ede­bi­yat onun takın­tısı, var­lık nedeni ve can­kur­ta­ran simi­diydi. Düş­kün bir dün­yaya ceva­bı­dır ede­bi­yat.” Mic­hael Löwy, Franz Kafka Boğun Eğme­yen Hayal­pe­rest Ömrünü yazıya vak­fe­den Kafka hayat­tay­ken yete­rince tanın­maz. Has­ta­lığı iler­le­yince ise yakın arka­daşı Max Brod’a vasi­yette bulu­nur: ölünce yaz­dığı her şey yakıl­ma­lı­dır. Yayım­lan­mış ya da yayım­lan­ma­mış kitap­ları, öykü­leri, mek­tup­ları. Keli­me­ler­den oluş­tur­duğu […]

Tokyo Karası

Psi­ko­lo­jik, karan­lık, varo­luşçu geri­lim yara­tan ve yeni­likçi suç roman­ları yazarı ola­rak tanı­nan Fumi­nori Naka­mura, zen­gin­ler­den çal­mayı iş edi­nen bir yan­ke­si­ci­nin yaşa­mın­dan bir kesit sun­duğu Hır­sız’da Tokyo kara roman gele­ne­ği­nin mini­ma­list ama çar­pıcı bir örne­ğini ser­gi­li­yor. Zarif, ‘suç’tan ziyade suç ve ceza hak­kında tar­tı­şan bir hikâye… A. Ömer Türkeş Fumi­nori Naka­mura 1977’de Japonya’da doğdu. Fuku­şima Üniversitesi’nde […]

Ahmet Cemal, Nil Lokantası ve Diğerleri

Artık anı­la­rımda yaşa­ya­cak Ahmet Cemal. Yıl­la­rın dos­tuyla ne çok gün­le­ri­miz bera­ber geçti. Ne çok şey geçi­yor aklım­dan… Yaz­maya kalk­sam daha faz­lası eksik kala­cak. Doğan Hızlan Ahmet Cemal’in ara­mız­dan ayrı­lışı, Notos’un son sayı­sın­daki Sevim Burak dos­ya­sını gör­dü­ğümde dost­la­rımla bera­ber git­ti­ğim, onlarla buluş­tu­ğum lokan­ta­ları anım­sa­dım. Gerek Ahmet Cemal gerek Sevim Burak, Nil Lokantası’na gelir­lerdi. Özel­likle Ömer Uluç’la […]

Kahraman Stephen

Sadece İrlanda sokak­la­rında değil aynı zamanda Stephen’ın bey­ni­nin içinde, bilin­ci­nin dar yol­la­rında dola­şa­rak ilk genç­li­ğini yaşa­yan bir ada­mın geli­şi­mine tanık olu­yo­ruz. Pınar Üretmen Efsa­neye göre… Efsane odur ki, James Joyce yayın­cı­lar tara­fın­dan yir­minci kez red­de­di­len kita­bını bir öfke nöbeti sıra­sında ateşe atar. Elle­ri­nin yan­ması paha­sına kita­bın bir kıs­mını kur­ta­ran kişi ise hayat arka­daşı Nora olur.1 Yap­tığı […]

Edebiyatın, Öfkeli Kadın Karakterlere İhtiyacı Var

Dep­res­yonla Baş Ede­bil­mek İçin Sly­via Plath ve Vir­gi­nia Woolf’a (ve Karak­ter­le­rine) Bak­mak Elizabeth Skoski Yak­la­şık bir yıl önce dep­res­yon döne­mine gir­miş­tim. Nefes alması ve içe­ri­sin­den yürü­yüp geç­mesi zor bir hava olan sis gibi… Bazen ise başı­mın üze­rinde her an yağa­bi­le­cek­miş gibi teh­dit­kâr duran bir yağ­mur bulutu gibi duran bir yağ­mur bulutu gibi… tüm klişe cüm­le­le­rin […]