Home Kültür Sanat Edebiyat Can Sıkıntısı
Can Sıkıntısı

Can Sıkıntısı

978
0
Şükrü Erbaş

Evler don­muş. Ağaç­lar don­muş. Rüz­gâr don­muş. Ses­ler don­muş. Kedi­ler, köpek­ler, ser­çe­ler, güneş­ler don­muş. Cam­lar yok. Duvar­lar eri­miş. Çatı göğe çekil­miş. Yol eşikte kayıp. İnsan­lar ağız­la­rın­daki son harfi bütün zaman­lara yaya­rak yaşa­dık­la­rına inan­maya çalı­şı­yor­lar. Eşya­lar zaman dışı birer yara­tığa ben­zi­yor. Her şey, ölüm­den sonra da süre­cek bir yok­sul­lu­ğun erken fotoğ­rafı. Yaşa­mak yer çeki­min­den kur­tul­muş da boş­lukta dönüp duru­yor. Bir son­suz tek­rar, tan­rıyı bile hüküm­süz kılı­yor. Öyle bir can sıkın­tısı ki, insana, anlam­sız­lık duy­gu­sunu bir yaşama belir­tisi ola­rak sev­di­ri­yor. ‘Biçim vere­me­di­ği­miz şey­le­rin biçi­mini almak’ yeni zama­nın ruhu olu­yor. Gide­rek her şey bir kötü­lük kay­na­ğına dönü­şü­yor.

Hevesle yıl­gın­lığı, can sıkın­tı­sıyla öfkeyi bir tah­te­re­valli gibi kal­bi­mize kuran dünya… koca­man bir kasa­ba­sın sen bili­yor musun… Bel­ke­miği olma­yan bir kasaba. Gel­diği yere de, git­tiği yere de ait olma­yan bir kasaba. Tozlu ego­sunu dün­ya­nın üstüne örten bir kasaba. Kayıt­sız­lı­ğıyla gurur duyan bir kasaba. Bütün güzel­lik­leri günaha çevi­ren bir kasaba. Nasır­laş­mış par­mak­la­rıyla şiir yaz­maya kal­kan bir kasaba. Baba­sın­dan dev­ral­dığı kötü­lüğü, çoğal­ta­rak çocu­ğuna dev­re­den bir kasaba. Kapı­kulu kül­tü­rüyle insan seven bir kasaba. Kim­se­nin canı­nın sıkıl­ma­dığı bir kasaba...

Ey özle­nen zamanla şim­diki zaman ara­sında çır­pı­nan yer­yüzü… senin mut­suz­lu­ğun­dan başka bizi bu cehen­nem­den çıka­ra­cak bir bilgi var mı, göz­yaş­la­rıyla sulan­mış o derin yal­nız­lık­la­rında…

2017

(978)

Yorumlar