Home Kültür Sanat Edebiyat Kitap Çorak Ülke ve Gomidas
Çorak Ülke ve Gomidas

Çorak Ülke ve Gomidas

275
0
Melike Karaosmanoğlu

“Ayların en zalimidir Nisan.”

Şair T. S. Eliot 1922 yılında Çorak Ülke şiirinde yazmıştı bu dizeyi. Ama ne zaman okusam beni yazıldığı tarihten tam yedi yıl öncesinin o korkunç cumartesi gecesine götürür. O gecenin bütün kasvetini, her şeyi başlatan bedbaht ağırlığını ve acımasızlığını hissederim. 24 Nisan 1915’e döndüğümde ayların en acımasızını tanırım artık. Ölüm trenini, bir daha evlerine ve sevdiklerine dönemeyen Ermeni aydınlarının Ayaş’ta katlini, Gomidas’ın sonsuz sessizliğine sebep olan o yolculuğu çok iyi tanırım.

Soykırım, asimilasyon, tehcir ve yeryüzünün dört bir köşesine savrulmayı getirmiştir 24 Nisan 1915.

Gazeteci Aram Andonyan’ın Belge Yayınlarından çıkmış olan Gomidas Vartabed ile Çankırı Yollarında kitabı dönemin tanıklığı adına o kadar değerli ki. Ölüm yolculuğundan şans eseri kurtulan Aram Andonyan hem kendi yaşadıklarını hem de belgeleyebildiği tüm tanıklıkları kaydetmiş. Çok saygı duyulan, sevilen Ermeni rahip ve müzikolog Gomidas’ın 75. doğum günü vesilesiyle Paris’te Arevmudk gazetesi için kaleme aldığı yazı dizisi Gomidas’ın ömrüne işlemiş zulmü bize anlatırken o gece tutuklanan soykırım kurbanlarının başına gelenleri ve yaşananları biyografik dipnotlarla aktarır. Hem Andonyan hem de Gomidas 24 Nisan akşamı ilk tutuklananlar arasındadır. Andonyan bu anıların korkunç soykırımın detaylarını tamamen aktarma iddiasında olmadığını belirtir. Amacı Gomidas’ın parlak, Tanrı vergisi, tatlı bir ezgi gibi işleyen aklını yitirmesine yol açan olay ve koşulları betimlemektir. Bu tasvirler Gomidas’ın zulüm tarafından işgal edilmiş ömrünü apaçık haliyle gözler önüne serer.

“Birkaç jandarma da bizim gibi, pazarda alışveriş yapıyordu. Gomidas da onları eğilerek selamlayınca içimizden bazıları, özellikle onun sinir krizi geçirdiğini bilmeyenler, askerlerle dalga geçtiğini sandılar.

“Dıştan sakin görünmesine rağmen jandarmalardan hâlâ korktuğu belliydi. Biraz sonra etraftan geçen yabancılara da aynı şekilde selam vermeye başlamıştı. Ona şaşkınlıkla bakıyorlar, kafalarını sallayıp uzaklaşıyorlardı. Onları da jandarma sandığı belliydi. Bir gece önce de aynı şeyi yapmıştı. Bu sefer de ağaçları jandarma sanıyordu. Gecenin karanlığında tünelde ilerlerken olmuştu bu.”

Gomidas’ın her ağacı her kayalığı jandarma sanıp panikle ceketini yüzüne örtmesine, başını ellerinin arasına almasına ve onun gibi rahip dostu Balakyan’dan dua istemesine şahit olan Aram Andonyan daha sonra Gomidas’ı tek başına gördüğünde içinin nasıl ferahladığını anlatır. Yanında ona göz kulak olacak kimse olmaması trajik endişelerinden arındığını düşündürmüştür ona.

Ama insan korkunun ve ölümün en yakıcı haliyle kuşatılmışsa, vahşetin tam ortasında ruhen ortadan kaldırılmışsa kalbi atsa bile bir daha hayata ısınamaz. Gomidas tehcirden geriye kalan ömrünü akıl hastanelerinde geçirir, konuşmaz ve bir daha müzik yapmaz.

Bu yüzden “Ayların en zalimidir Nisan.” dizesini her okuyuşumda insanların insanlıktan çıktığı o Nisan ayına dönerim.

O felakette artık adları, mezarları olmayan insanların, ruhen ya da bedenen yitirilen tüm canların aziz hatırasına saygıyla…

(275)

Yorum yaz