Home Kültür Sanat Edebiyat Cortázar’ın Ders Notları Kitaplaştırıldı
Cortázar’ın Ders Notları Kitaplaştırıldı

Cortázar’ın Ders Notları Kitaplaştırıldı

314
0

Cortázar’ın Berkeley Üniversitesi’nde verdiği edebiyat derslerinin notları kitaplaştırıldı. Henüz Türkçeye çevrilmeyen kitap çağdaş öykü üzerine düşünmek ve Latin Amerika edebiyatını yakından tanımak için iyi bir fırsat.

Edebiyatı yerle bir etmeyen bir yazar ne işe yarar?” diye sorar Arjantinli büyük yazar Julio Cortázar. 1963’te yazdığı ünlü Seksek romanında bu sorunun yankısı yinelenir durur. Anti-roman diye de nitelenen ve “anlatı” ile “anlatının yarattığı çağrışımlar” üzerine inşa edilen bu metnin başında “nasıl-istersen-öyle-oku” tadında bir talimat bulunur. Bir değil çok katmandan ve kitaptan oluşan metinde iç içe geçmiş iki bölüm ya da roman vardır. İlk bölümde olaylar mantıksal çerçevede birbirini izler. Oysa ikincisinde metin yetmiş üçüncü bölümde başlayıverir ve doğrusal olmayan bir zaman mekân çizgisinde ilerler. Okuma talimatı okura istediği gibi “sıçrayarak okuma” düzeni sunar. Bu okuma biçimi seksek oyununu andırır. Her iki metinde de burjuva yaşamından bezmiş anti-kahraman Horacio Oliveira’yı takip ederiz. Burada Cortázar, üst-anlatılara şüpheyle yaklaşarak tek tip gerçeğin hükmünü sarsar ve şunu sorar: “Yaşamda niçin tek gerçek var olsun?”

Cortázar’ın hem hayatın kendisine hem de edebiyata dair hissettiği bu güçlü şüphe, 1980 yılında Berkeley’de California Üniversitesi’nde verdiği edebiyat derslerini de şekillendirir. O dönem verdiği sekiz ders ilkin derslerin özgün dili İspanyolcada Clases de literatura (Edebiyat Dersleri) adıyla, ardından İngilizcede Literature Class adıyla derlenip kitaplaştırılır. Derslerin çoğunu Katherine Silver İngilizceye çevirmiş. Kitabın içindeki bölümler hem edebiyat hem sanat adına çok heyecan verici anekdotlarla dolu. Bazı bölümlerin adları “Gerçekçi Kısa Öykü”, “Erotizm ve Edebiyat”, “Bir Yazarın İzleri” gibi hem edebiyata hem de yazarın kişisel yazarlık tecrübesine gönderme yapar. Cortázar’ın edebi sanatın esnekliğine dair hep koruduğu kararlılığı, özellikle modernitenin getirdiği çekişmeli, anlık ve uçucu tecrübelerin ve kimliklerin anlatıda ifade edilmesinde önemli rol oynar. Bu bağlamda Cortázar fantastiğin gücüne daima hayran kalır. Derslerinin birinde öğrencilerine şunları söyler:

“Olağandışı ya da fantastikle hep içli dışlı oldum. Bana yabancı bir his değil fantastik olan. Çünkü fantastik dediğimiz şey ya da durum akşam saat sekizde çorbanızı içmek kadar doğal ve kabul edilebilir.”

Cortázar’a göre fantastik, sıradan olanın tekdüzeliğini ve durgunluğunu mayalayan, onun kabarmasını sağlayan bir çeşit hamurdur. Gerekenden fazla bir duyarlılık bu noktada kendine ket vurmak zorundadır. Hayattan zevk almayı başaramayan Horacio tam da bu noktayı kaçırır belki de. Her zaman daha büyük bir sahteliğin kıskacında olduğunu düşünerek “önceden kurgulanmış bir hayat”la işbirliği yapmak ister. Cortázar’ın bu iç yolculukta söylediği şey esasen yaşamın tekdüzeliğine ve günlük pratiklere karşı duyduğu güven eksikliğinde saklıdır. Bu öyle bir eksikliktir ki insanı yatıştırarak ona huzur veren, belki de onu felce uğratan bir maskedir. Horacio’nun Seksek’teki uzun monologlardan birinde söylediği de bunu doğrular niteliktedir: “Yaşamımın bütün ABC’si acınası bir aptallıkmış. Çünkü kendime seçtiğim yol iyi bir rehberden öte kötü bir kılavuzmuş meğer.”

Literature Class yukarıda bahsettiğimiz anti-roman ve anti-kahramanın hikâyesini içerirken, 1960’lara doğru yaşadığı “patlama” ile dünya edebiyatına giren Latin Amerika edebiyatının da panoramasını verir bize. Latin Amerika edebiyatının varoluşçu karamsarlığının, bu coğrafyanın kaderi içinde sürüklenen karakterlerin ve dilin geleneksel kalıplarını büken üslubunun altını çizer. Cortázar, Latin Amerika yaşamının modern, parçalı karakterinin izini sürebilmek için metinlerinde zaman, mekân, dil ve anlatının kendisini mücadele ve oyun sahası haline getirir. Artık Latin Amerika’ya pek uymayan edebi gerçekçiliği ancak bu yolla bükerek yeni anlam ve dil arayışlarına girer. Öğrencileriyle konuşmalarında ve verdiği derslerde bu arayışın en somut, en güzel örnekleri görülür. Kitabın ek bölümünde Cortázar’ın “Latin American Literature Today” (“Günümüzde Latin Amerika Edebiyatı”) adlı bir konuşması da var. Bu konuşmada Cortázar, özellikle kendi çağdaşlarının izini sürer ve onların ülkelerinin kendi gerçeklerine nasıl dönmeye başladığını anlatır. Elbette Pablo Neruda örneğini verir. Bu bölümün en etkileyici kısmı Cortázar’ın hem derslerinde hem anlatılarında yinelediği bir noktayla kapanır:

“Edebiyat soru sormak için, rahatsız etmek için, zekâmızı ve duyarlılığımızı gerçeğe ilişkin yeni bakış açılarına açmak için vardır.”

(314)

Yorum yaz