Home Bilgi Bankası Edebiyat Dan Brown’ı Yaşayan En Gözde Yazarlardan Biri Yapan 9 Neden
Dan Brown’ı Yaşayan En Gözde Yazarlardan Biri Yapan 9 Neden

Dan Brown’ı Yaşayan En Gözde Yazarlardan Biri Yapan 9 Neden

227
0

İlk bakışta, Brown’ın yaşa­yan en önemli yazar­lar­dan olduğu iddi­ası abar­tılı gele­bi­lir. Aka­de­mis­yen­ler de Da Vinci Şif­resi ya da Cehen­nem gibi popü­ler macera kitap­la­rı­nın yaza­rını Nobel ödüllü usta­larla bir­likte andı­ğı­mız için aklı­mızı kaçır­dı­ğı­mızı düşü­ne­bi­lir. Fakat ede­bi­yat uzman­ları, tarih­çi­ler, eleş­tir­men­ler ne derse desin, Dan Brown’ın tarzı dünya çapın­daki mil­yon­larca insa­nın dik­ka­tini çeki­yor ve elli iki dilde iki yüz mil­yon­dan fazla kopya satı­yor.

Dan Brown’ın tarihi bil­gi­ler, ent­ri­ka­lar ve resim­lere, kitap­lara, yapıt­lara, hükü­met bina­la­rına giz­len­miş eski kod­lar ve sem­bol­lerle dolu kitap­ları gün­lük hayatta hafife aldı­ğı­mız bir­çok şeyin gizli bir anlam taşı­dı­ğını anla­tı­yor. Bir res­min sadece bir resim olma­dı­ğını ya da bir bina­daki bir işle­me­nin dekor­dan iba­ret olma­ya­bi­le­ce­ğini gös­te­ri­yor. Modern haya­tın koşuş­tur­ma­ca­sında bir­ço­ğu­muz etra­fı­mızda gör­dük­le­ri­mi­zin deri­nine inmi­yo­ruz, sadece yüzey­lere bakı­yo­ruz. Hatta bazı­la­rı­mız “Neden baka­yım ki ne fark ede­cek?” diye düşü­nü­yor. Evet, gör­dük­le­ri­mi­zin deri­nine inmek öde­me­niz gere­ken fatura tutar­la­rını düşür­me­ye­cek belki. Fakat şiir, mit, din ve fel­se­fe­nin git­tikçe soyut­laş­tığı bir top­lumda örne­ğin Amerika’da her on kişi­den biri dep­res­yon teda­visi görü­yor. Yüz yüze etki­le­şim­ler, temas­lar aza­lı­yor. İliş­ki­ler sos­yal medya düze­yine indi­ri­li­yor. Sonra da insan­lar doğal ola­rak “Haya­tın anlamı ne” diye sor­gu­lu­yor­lar. O halde, belki de bir şey­le­rin deri­nine inme­mi­zin zamanı gel­miş­tir.

Derine inme konu­sunda bu kadar başa­rılı olan ve top­lu­mun geniş bir kesi­mini etki­le­yen Dan Brown’ın diğer önemli yön­le­rine de baka­lım:

Dante vur­gusu: T.S. Eliot bir yazı­sında, “Dante ve She­kas­pe­are modern dün­yayı ikiye böl­müş­tür. Bun­la­rın dışında bir üçüncü kişi yok­tur” diyor. Sha­kes­pe­are bir­ço­ğu­mu­zun aşina olduğu bir isim olsa da on dör­düncü yüz­yıl İtal­yan şairi Dante Alig­hi­eri pek tanın­maz. Brown’ın Cehen­nem romanı Dante’nin İlahi Komedya’sının ilk bölü­mün­den etki­le­ni­yor ve onu dün­yada mil­yon­larca insana tanı­tı­yor.

Kül­tü­rel okur­ya­zar­lık: Brown’ın bilim, tarih, sanat ve coğ­rafya bil­gi­le­riyle döşeli anla­tı­ları Leonardo Da Vinci, İsa, Vati­kan, Louvre Müzesi, noetik bilim, Mason­luk gibi çok farklı konu­larda far­kın­da­lık yara­tı­yor. Cehen­nem roma­nında da oku­run hayal gücünü bir kez daha can­lan­dı­rı­yor ve Mic­he­lan­gelo, Tho­mas Malt­hus gibi insan­lar hak­kında bilgi sahibi olmaya teş­vik edi­yor.

Eko­no­mik Can­lanma: New York Times’a göre yayın­cı­la­rın 2011’deki net geliri on dört mil­yar­ken, 2012’de bu sayı 15 mil­yara yük­se­li­yor. Bu fark yayın­cı­lık dün­yası için büyük bir deği­şim. Dan Brown’ın kitap­ları da mil­yon­lar satı­yor, sonuç ola­rak kitap­çı­larda ve inter­net üze­rin­deki satış­larda da bir fark yara­tı­yor.

Turizme katkı: Melek­ler ve Şey­tan­lar, Da Vinci Şif­resi, Kayıp Sem­bol ve Cehen­nem roman­la­rıyla okur­la­rını Roma ve Vatikan’dan Paris’e, Washington’dan Floransa’ya, Venedik’ten İstanbul’a uza­nan bir yol­cu­luğa çıka­rı­yor Dan Brown. Bu yol­cu­luk turizm sek­tö­ründe de etkili olu­yor. Kitap­ları oku­yan insan­lar Brown’ın reh­ber­liği eşli­ğinde en ince deta­yına kadar anla­tı­lan bu şehir­leri gör­mek isti­yor.

Küre­sel far­kın­da­lık: Cehen­nem’deki öne çıkan tema­lar­dan biri nüfus faz­la­lığı. Bilim insan­ları, aka­de­mis­yen­ler ve siya­set­çi­ler fazla nüfu­sun besin zin­ciri, su kay­nak­ları ve top­lum­sal savaş­lar üstün­deki etki­leri tar­tı­şır­ken Brown da bu tar­tış­maya yaz­dık­la­rıyla katı­lı­yor. Ula­şa­bil­diği kit­le­nin büyük­lüğü düşü­nül­dü­ğünde, Dan Brown’ın bu gibi önemli konu­ları eser­le­rinde işle­mesi oldukça kri­tik.

Sem­bol­le­rin önemi: Dan Brown’ın her kita­bı­nın kal­binde sem­bol­ler var. Fakat bu sem­bolle sadece bilgi ver­mi­yor, duy­gu­sal tep­ki­leri de uyan­dı­rı­yor. Dini, milli hatta bir fut­bol takı­mı­nın sem­bolü bile insan­ları önemli dere­cede etki­li­yor. Sem­bol­ler haya­tın bir par­çası ve karan­lıkta kalan şey­le­rin ipuç­ları. Dan Brown da sem­bol­leri kul­la­na­rak hem hikâ­ye­le­rine farklı bir tat katı­yor hem de onla­rın öne­mini gös­te­ri­yor.

Akıl ve inanç tar­tış­ması: Yaza­rın her roma­nında görü­len ve görül­me­yen, mad­de­sel ve ruhani olan, bilim ve din ara­sın­daki geri­lim var. Fakat bu geri­lim olum­suz bir şey değil, aksine çatışma olma­dan da tar­tı­şı­la­bi­le­ce­ği­nin bir gös­ter­gesi. Brown’ın bu geri­limi işle­yiş tarzı saye­sinde insan­lar bu gibi mese­le­leri daha say­gılı bir şekilde tar­tı­şa­bi­li­yor ve ortak nok­ta­lar bula­bi­li­yor.

Genç yazar­lara ilham: Dan Brown bu mes­leğe baş­la­dığı andan iti­ba­ren başa­rılı bir yazar değildi. 1990’ların başında Hollywood’da bir müzis­yen ola­rak yaşa­dığı zor­luk­la­rın ardın­dan doğ­duğu yere (New Hamps­hire) döndü ve öğret­men­lik yap­maya baş­ladı. Boş zaman­la­rında da kitap yazı­yordu. İlk kita­bını 1998’de yayım­ladı. Beş yıl sonra yayım­la­dığı Da Vinci Şif­resi’yle de bek­le­diği ilgiyi gördü. Onun­kisi hem bir başarı hem de bir ilham hikâ­yesi. Kendi ken­di­le­rine bir şey­ler yaza­rak günün birinde başar­mayı düş­le­yen sayı­sız genç yazara bir örnek nite­li­ğinde. Lisede İngi­lizce öğret­men­liği yapar­ken dünya çapında tanı­nan bir yazara dönü­şen bu ada­mın hikâ­yesi onun gibi bir­çok insana da umut veri­yor.

Yayın­cı­lık dün­ya­sı­nın cazi­besi: Sinema sek­tö­rüyle kıyas­lan­dı­ğında yayın­cı­lık dün­yası hep sıkıcı olan taraf­tır. Genç­le­rin ilgi­sini çek­mez, ilk seçe­nek olmaz hiç­bir zaman. Her hafta macera, tarih, yemek kitabı gibi bir­çok tür­den kitap­lar bası­lır. Hepsi de büyük ilgi­ler gör­mez. Fakat Dan Brown gibi yazar­la­rın başa­rısı göz­le­rin yayın­cı­lık dün­ya­sına dön­me­sine sebep oldu ve artık hiç olma­dığı kadar çekici ve eğlen­celi gözü­kü­yor.

Çevi­ren: Deniz Sal­dı­ran

(Huf­fing­ton Post)

(227)

Yorumlar