Home Kültür Sanat Edebiyat Diz Çökmüş Pencereler İçinden
Diz Çökmüş Pencereler İçinden

Diz Çökmüş Pencereler İçinden

1.99K
0
Şükrü Erbaş

Üzül­dü­ğüm bütün söz­le­rini unut­tum Hatice. Seni üzdü­ğüm bütün söz­le­rimi insa­nın olma­dığı zaman­lara göm­düm. Bula­nık fotoğ­raf­la­rını kal­dır­dım. İçinde olma­dı­ğın fotoğ­raf­ları kal­dır­dım. Bir tek kötü gün bırak­ma­dım haya­tı­mızda. İnsan yaşar­ken ne kadar az sevi­yor yaşa­mayı. Mezar taşına bile gülüm­se­yen fotoğ­ra­fını koy­dum. Bütün uzak­lar­dan sana geli­yo­rum yine. Gel­din mi, diyor göğ­sün­deki çiçek­ler. Gel­dim, diyo­rum eği­lip tek tek. Kala­ba­lıktı, diyo­rum. Seni oku­dum insan­lara. Eme­ğini, güzel­li­ğini, mer­ha­me­tini. Yal­nız­lıkta ot bit­mez, dedim. Ayrı­lı­ğın evi yok, dedim. İnsan ölü­le­rini sev­mezse yaşa­ya­maz, dedim.

Her­kes, ücra­sında bir incin­miş zaman, bir yaşama arzusu, bir sevme kor­kusu, uza­nıp yanın­da­ki­nin elini tuttu.

Tül­bent­le­rini hazır­la­dım. Fotoğ­raf­la­rını, ölüm ila­nını, saatini, göz­lü­ğünü… göz­le­ri­nin boş­luğa çiz­diği unut­ma­beni çiçek­le­rini… Sebahat’ın hediye ettiği ter­liği bile… gelir­ken geti­re­ce­ğim. Kim­seye bırak­mam hatı­ranı.

Diz çök­müş pen­ce­re­ler için­den yaşa­dı­ğı­mız zaman­lara bakı­yo­rum. Ben, ölü­mün maz­lu­mu­yum Hatice. Seni sev­me­nin kapan­maz yara­sı­yım. Sen, ölüm­den sonra da kade­rim­sin benim.

(1994)

Yorumlar