Home Bilgi Bankası Edebiyat En İyi Bilinen 1O Masalın Mutsuz Sonla Biten Asıl Halleri
En İyi Bilinen 1O Masalın Mutsuz Sonla Biten Asıl Halleri

En İyi Bilinen 1O Masalın Mutsuz Sonla Biten Asıl Halleri

496
0

Bir­likte büyü­dü­ğü­müz masal­lar hemen hep kötü karak­ter­lerle, kötü son­larla ve dönüm nok­ta­la­rıyla dolu­dur. Fakat öte­den beri çeşitli kurum­lar (başta Dis­ney) masal­ları kötü son­la­rın­dan arın­dır­mış, özgün hal­le­rini değiş­tir­miş­tir. Böy­lece her birini mutlu sonla biten pek çok ünlü masal bili­yo­ruz. Oysa o masal­la­rın özgün hal­leri bam­başka. Her biri­nin bazen ürkü­tücü, mut­suz son­ları var. İşte o masal­la­rın ger­çek ve mut­suz son­ları:

Fareli Köyün Kavalcısı

Bu masal, fare­ler tara­fın­dan isti­laya uğra­mış bir köyde geçi­yor. Bir gün köye ren­gâ­renk kıya­fet­ler içinde kavalcı bir adam geli­yor. Ve köyü fare­ler­den kur­ta­ra­ca­ğını söy­lü­yor. Köy­lü­ler eğer ger­çek­ten yaparsa ona çok büyük mik­tarda para vere­cek­le­rini söy­lü­yor­lar. Ve kavalcı ger­çek­ten de köyü fare­ler­den kur­ta­rı­yor. Kava­lıyla öyle bir şarkı çalı­yor ki fare­ler köy­den gidi­yor. Kavalcı para­sını iste­mek için geri dön­dü­ğünde, köy­lü­ler para­sını ver­mi­yor. Bu sefer de Kavalcı köy­deki çocuk­ları kov­maya karar veri­yor. Modern ver­si­yon­la­rı­nın pek çoğunda sonu böyle biti­yor; kavalcı para­sını ver­me­dik­leri için kızı­yor ve çocuk­ları köy­den uzak­laş­tı­rı­yor. Köy halkı sonunda para­sını öde­meye razı oldu­ğunda çocuk­ları köye geri geti­ri­yor. Mut­suz sonla biten ori­ji­na­linde ise Kavalcı, çocuk­ları nehire doğru uzak­laş­tı­rı­yor ve hepsi orada boğu­lu­yor. Bazı modern bilim insan­ları ise bu masalda pedo­fi­liyle ilgili gön­der­me­le­rin oldu­ğunu söy­lü­yor.

Kırmızı Başlıklı Kız

Bu masalı hepi­miz, odun­cu­nun Kır­mızı Baş­lıklı Kızı kurt­tan kur­tar­dığı ver­si­yo­nuyla bili­yo­ruz­dur. Fakat aslında ori­ji­nal Fran­sız ver­si­yonu pek hoş değil. Ori­ji­nal ver­si­yo­nunda, küçük kız aslında soylu bir küçük hanı­me­fen­di­dir ve büyü­kan­ne­si­nin evine giden yol kurt tara­fın­dan yan­lış tarif edil­miş­tir. Ne yazık ki küçük kız yan­lış tarif edi­len yol­dan gider ve kurda av olur. Ori­ji­nal hali böyle biter. Yani bizim bil­di­ği­miz gibi oduncu ve büyü­kanne yok­tur. Sadece koca­man bir kurt ve ölü Kır­mızı Baş­lıklı Kız…Bu masa­lın ana fikri hepi­mi­zin bil­diği gibi, ‘yaban­cı­lar­dan tav­siye bile alma­mak­tır’.

Küçük Denizkızı

Hepi­mi­zin 1989 ver­si­yo­nuyla bil­di­ği­miz Küçük Deniz­kızı masalı aslında ori­ji­na­lin­den bayağı farklı. Dis­ney ver­si­yo­nunda, yani film ver­si­yo­nunda Ariel deniz kızın­dan insana dönü­şü­yor ve böy­lece Eric ile evle­ne­bi­li­yor. Çok büyük bir düğünle evle­ni­yor­lar. Fakat Hans Chris­tian Ander­sen tara­fın­dan yazıl­mış ilk ver­si­yo­nunda deniz kızı Prens’in başka bir ülke­nin pren­se­siyle evlen­di­ğini görü­yor ve çok üzü­lü­yor. Köpüğe dönü­şüp kay­bol­ma­ması için Prens’in kal­bine bıçak sap­la­ması gerek­tiği söy­le­ni­yor ama deniz kızı bunu yapa­mı­yor. Bunun yerine denize atla­yıp köpüğe dönü­şü­yor ve ölü­yor. Hans Chris­tian Ander­sen bu mut­suz sonu biraz hoş hale getir­meye çalış­mış. Değiş­ti­ril­miş sonunda köpüğe dönü­şünce ölmek yerine havaya uçup “hava­nın kızı“oluyor.

Pamuk Prenses ve Yedi Cüceler

Hepi­mi­zin bil­diği ver­si­yonda Kra­liçe avcıya Pamuk Prenses’i öldür­me­sini emre­di­yor ve kanıt ola­rak Prenses’in kal­bini getir­me­sini isti­yor. Avcı bunu yapa­mı­yor ve Prenses’in kalbi yerine bir yaban domu­zu­nun kal­bini geti­ri­yor. Neyse ki Dis­ney, bu şekilde yapa­rak masalı biraz daha yumu­şak hale getir­miş. Önemli bir nok­tayı değiş­tir­miş: ori­ji­nal hika­yede Kra­liçe, Pamuk Prenses’in akşam yeme­ğinde yen­mek üzere kara­ci­ğe­rini ve akci­ğe­rini isti­yor. Hatta ori­ji­na­linde, Pamuk Pren­ses kaleye geti­ri­lir­ken Prens’in atı tara­fın­dan tek­me­len­miş halde uya­nı­yor-büyülü bir öpü­cükle değil. Prens’in ölü bir kızın bede­niyle ne yapa­cağı tama­men sizin hayal gücü­nüze kal­mış bir şey. Grimm ver­si­yo­nunda ise Kra­liçe, demir­den yapıl­mış sıcak ve kır­mızı ayak­ka­bı­larla öle­seye kadar dans etmek zorunda bıra­kı­lı­yor!

Uyuyan Güzel

Her­ke­sin bil­diği Uyu­yan Güzel’de, güzel­ler güzeli Pren­ses par­ma­ğına iğ bat­tı­ğında yüz­yıl süren bir uykuya dalı­yor. Sonunda Prens geli­yor, onu öpü­yor ve Pren­ses yüz­yıl­lık uyku­sun­dan uya­nı­yor. Âşık olup evle­ni­yor­lar ve bir ömür boyu mutlu yaşı­yor­lar. Fakat ori­ji­nal masalda, bu kadar mutlu bir sonla bit­mi­yor. Aslında genç kız, bir lanet­ten dolayı değil keha­net­ten dolayı ölü­yor. Ve onu uyan­dı­ran Prens’in öpü­cüğü değil ona teca­vüzde bulu­nan Kral olu­yor. Hamile kalı­yor ve 9 ay sonra iki çocuğu olu­yor (hem de hâlâ uyu­yor­ken). Çocuk­lar­dan biri, Prenses’in par­ma­ğını emi­yor ve yüz­yıl uyu­ma­sına sebep olan iğ çık­mış olu­yor. Pren­ses uya­nı­yor, ken­dini teca­vüze uğra­mış ve iki çocuk annesi olmuş şekilde bulu­yor.

Rumpelstiltskin

Bu masal, değiş­ti­rilme açı­sın­dan öbür­le­rin­den biraz farklı. Yazarı tara­fın­dan biraz daha mut­suz son olması için değiş­ti­ril­miş. Bil­di­ği­miz Grimm Kardeşler’de, Rum­pels­tilts­kin samanı eği­rip altın yap­ması iste­nen ve yapa­mazsa öle­ceği söy­le­nen kıza yar­dım eder, samanı eği­rip altın yapar. Kar­şı­lı­ğında ise kızın ilk çocu­ğunu ister. Kız kabul eder ama çocu­ğunu vere­ceği gün gel­di­ğinde bunu yapa­maz. Rum­pels­tilts­kin ise eğer adını tah­min ede­bi­lirse çocuğu alma­ya­ca­ğını söy­ler. Kız, ismini ateşe söy­ler­ken duy­duğu için doğru şekilde tah­min eder. Rum­pels­tilts­kin tam bu anda çok sinir­le­nir ve hemen ora­dan kay­bo­lur. Değiş­ti­ril­miş ver­si­yo­nunda işler biraz daha kar­ma­şık­la­şır. Rum­pels­tilts­kin o kadar sinir­le­nir ki sağ aya­ğını yerin dibine sokar, sol baca­ğını tutar ve ken­dini iki par­çaya ayı­rır. Bun­dan son­ra­sında ölüm oldu­ğunu söy­le­meye gerek yok­tur sanı­rım.

Goldilocks ve Üç Ayı

Kalp­leri ısı­tan bu masalda, küçük ve sevimli bir kız olan Gol­di­locks üç ayı­nın yaşa­dığı bir ev bulur. Ayı­lar dışa­rı­day­ken içeri girer, yemek­le­rini yer, san­dal­ye­le­rinde otu­rur ve en sonunda küçük ayı­nın yata­ğında uyu­yu­ve­rir. Ayı­lar eve dön­dü­ğünde Goldilocks’u uyur­ken bulur­lar. Küçük kız bir­den uya­nır ve kor­kuyla cam­dan dışarı çıkar. 1837’ye giden ori­ji­nal halinde ise olası iki son var­dır. Birin­ci­sinde ayı­lar Goldilocks’u bulur­lar ve onu param­parça edip yer­ler. İkin­ci­sinde Gol­di­locks aslında ayı­lar gel­di­ğinde cam­dan atla­yan yaşlı bir cadı­dır. Yani ori­ji­nal sonu bize iki şey söy­ler: Gol­di­lock ya cam­dan atlar­ken boynu kırıl­mış­tır ya da ser­se­ri­lik­ten tutuk­la­nıp hapis­ha­neye gön­de­ril­miş­tir.

Hansel ve Gretel

Hepi­mi­zin bil­diği ver­si­yo­nunda, Han­sel ve Gre­tel ormanda kay­bo­lur, en sonunda zen­ce­filli çörek evine gider­ler ama bu ev çok kötü bir cadıya ait­tir. Cadı, çocuk­ları evinde alı­ko­yar ve onları yemek için hazır­la­nır. Han­sel ve Gre­tel ise kaç­mak için bir çözüm bulur­lar; cadıyı ateşe atıp kaçar­lar. Masa­lın Kayıp Çocuk­lar adın­daki ilk Fran­sız ver­si­yo­nunda cadı yerine şey­tan var­dır. Şey­tan, daha son­raki ver­si­yonda Han­sel ve Gretel’in cadıyı düşür­dük­leri gibi tuzağa düşü­rü­lür fakat şey­tan bu tuza­ğın far­kına varır. Çocuk­lar­dan birini tes­tere tez­ga­hına koyar. Çocuk, tes­tere tez­ga­hın­dan nasıl kur­tu­la­ca­ğını bil­mi­yor­muş gibi yapar. Şey­ta­nın karısı ise nasıl kur­tu­la­ca­ğını gös­te­rir. Tes­tere tez­gâ­hına doğru eğil­di­ğinde çocuk­lar boğa­zını keser ve kur­tu­lur­lar.

Elsiz Kız

Açık­çası, değiş­ti­ril­miş ver­si­yonu bu masa­lın ori­ji­na­lin­den çok daha iyi bir ver­si­yon değil ama yine de göze çar­pan fark­lı­lık­ları var. Modern ver­si­yo­nunda, şey­tan fakir adama çok büyük bir zen­gin­lik sunar. Fakat bir şartı var­dır; değir­me­nin arka­sında duran şeyi ona vere­cek­tir. Fakir adam değir­me­nin arka­sında sadece bir elma ağacı oldu­ğunu düşü­nür ve tamam der. Aslında değir­me­nin arka­sında duran şey, kızı­dır. Şey­tan, kızını almaya çalı­şır ama yapa­maz. Çünkü saf­tır ve bu yüz­den şey­tan, eğer kız baba­sı­nın kendi elle­rini kes­me­sine izin ver­mezse baba­sını ala­ca­ğını söy­le­rek teh­dit eder. Kız kabul eder ve babası şey­ta­nın iste­di­ğini yapar. Evet bu ver­si­yonu da hoş değil fakat eski ver­si­yon­ları daha kötü: Genç kız kendi kol­la­rını ken­disi keser çünkü ona teca­vüz etmeye çalı­şan erkek kar­de­şine çir­kin gözük­mek ister. Bir diğer ver­si­yo­nunda ise, babası kızı­nın elle­rini keser çünkü kızı, ken­di­siyle iliş­kiye gir­meyi red­de­der.

Külkedisi

Bili­nen Külkedisi’nde, aya­ğın­dan fır­la­yan ayak­ka­bısı Prens tara­fın­dan bulu­nan güzel­ler güzeli Kül­ke­disi ve iki kötü üvey kar­deş­leri var­dır. Bu masa­lın geç­mişi 1.yüzyıla kadar, yani asıl kah­ra­ma­nın Kül­ke­disi değil Rho­do­pis oldu­ğunu ver­si­yona daya­nır. Günü­müz­deki Külkedisi’ne ben­zer­dir ama bu ori­ji­nal ver­si­yo­nunda cam ayak­ka­bı­lar ve bal kabağı yok­tur. Fakat arka pla­nına Grimm kar­deş­ler tara­fın­dan daha kötüce bir şey giz­len­miş­tir: Bu ver­si­yo­nunda kötü üvey kar­deş­ler kendi ayak­ları cam ayak­ka­bıya uysun diye ayak­la­rın­dan bir­kaç parça keser­ler. Prens’i kan­dır­mayı düşü­nür­ler. Fakat Prens, bu hile­kar­lığı üvey kar­deş­le­rin göz­le­rin­den gören güver­cin­ler tara­fın­dan uya­rı­lır. Ve üvey kar­deş­ler, Kül­ke­disi Prens’in lüks sara­yında otu­rur­ken; ömür­le­ri­nin sonuna kadar hayat­la­rını kör birer dilenci ola­rak geçi­rir­ler.

(List­verse)

Çevi­ren: Ezgi Kap­lan

(496)

Yorumlar