Home Kültür Sanat Edebiyat Eş İki Kılıç Tek Kirpik
Eş İki Kılıç Tek Kirpik

Eş İki Kılıç Tek Kirpik

1.21K
0

Onun içindir ki umuda pergel, ufka çizgi olamaz, köprüden aşağı bakamazlar.

Lal Laleş

Rimel sürüp remil bakanlar, dönüp dolaşıp, avarelik yaptıkları, yol kaybettikleri, aşk buldukları, yorulunca çiçek dürbününde gül baktıkları akışta, sürgit kanatlarını açarlar uzun yürüyüşlerin.

Tefsire yatarlar. Uyandıklarında, başuçlarında duran zaaflarıyla aralarındaki masumiyet kordonunu birbirine eş iki kılıçla kesen öfkeye, kaygı istençlerine nerede ne zaman indirdiklerini bilemedikleri kılıç darbelerine minnet duyarlar. Kendilerine varmak için melaikelerden düşmüş kirpikleri kirpiklerine eklerler. Bağışlamayı bildikleri için kirpikleri biçimlerden sarmal alır. Gözleri hüznü kirpiklerle karşılar. Şarkıların nağmelerini en çok onlar inceltir. Kirpiklerinin gölgesi güllerle bezenmiş. Rabbim yaratırken onu bir hayli özenmiş. Ayağına tez teklifsiz âşık olurlar.

Kalplerini, yalınayak irade köprüsünde yürütürler. Tahta köprünün gıcırtısına, tiftiklenmiş halatın esnemesine kulak verir kalp pusulaları. …. Bakmayın siz köprünün başında çakılıp kalanlara, geçmekte tereddüt edenlere, onların gözleri topraktadır, bir ayakları çukurda. Yılkı aşkı olurlar, atlarını sağlam ağaca bağlarken. Su görmezler, yol bilmezler, ateş yakmazlar, yangına girmezler. Boş gözlerle bakarlar, kaskatı kesilirler. Korkaktırlar, balkonlardan bakıp bir nefes geri çekilenler gibi. Kirpikleri hep kurudur. Kirpikleri düşmez. Elmacık kemiklerine düşse bile o kirpikleri gözlerinin içine bakıp oradan alacak sevdikleri yoktur. Yoksundurlar aşk harflerinden. Yoksuldurlar savaş mağdurlarından, riyakârdırlar camii kebir kapılarında kötürüm ayağına yatanlardan. Kırık kirpikleri yoktur ki birine versinler. Tek kanatlarıyla kusurlarına daire çizerler. Onun içindir ki umuda pergel, ufka çizgi olamaz, köprüden aşağı bakamazlar. Tepelerinde dönen kuşlarda bilir onların köprüyü geçmekten çok köprüyü geçmek düşüncesine saplandıklarını. Bilirler köprüden baksalar gözlerini alamayacaklarını nilüferlerden, hayatın onlar için büsbütün çıkılacak merdiven, içine inilecek hayvan olacağını. Bilirler artık korkaklığın zırhını giyemeyeceklerini.

Nilüferlerin konum ekseninde duranlar susarak aşklarını kalınlaştırırlar. Benlikleriyle düşün doruklarına tırmanmış aşklarını kule gibi yükseltirler. İçlerine düşen aynaları sonsuz kere sevgililerinin suretinde çoğaltıp, bükerler tanrının bozduğu yazıları. Kestiremedikleri yazgılarına sonsuz kin besledikleri gece, kalpkıran kâbuslara kol kanat geren zuhaflara kırmızı bayrak gösterirler. Yüksek çıkışlara astıkları bilinçlerine tarihöncesi şamatalar aşk çağırır, balo için pelerin diker. Göğüsleri usulca tutum alır üstüne kapanan ülküselliğe. Duygudaşlığın hoş kıvrımlarına bırakırlar kendilerini. Dişiliğin hırpani alınlığında gökyüzüne açılmış ellerle beklerler, susturamadıkları kalplerine saplanacak okları.

(1207)

Yorum yaz