Home Bilgi Bankası Felsefe Gilles Deleuze | Başkalarının Düşlerinden Sakının
Gilles Deleuze | Başkalarının Düşlerinden Sakının

Gilles Deleuze | Başkalarının Düşlerinden Sakının

153
0

Türk­çesi: Murat Eşen
Gil­les Dele­uze: “Baş­ka­la­rı­nın Düş­le­rin­den Sakı­nın”  (1:40 dakika)
“Baş­kası düş­le­diği an teh­like var­dır. Düş kor­kunç bir güç isten­ci­dir. Her biri­miz az ya da çok baş­ka­la­rı­nın düş­le­ri­nin kur­ba­nı­yız. Baş­ka­la­rı­nın düş­le­rin­den sakı­nın.”

Yir­minci yüz­yıl Batı fel­se­fesi deni­lince akla gelen ilk isim­ler­den olan Gil­les Dele­uze, yet­miş yıl­lık yaşa­mına bir­çok teoriyi ve araş­tır­mayı sığ­dır­mış bir filo­zof. Spi­noza, Kant, Hume, Nietzche, Marx, Fouca­ult gibi önemli düşü­nür­ler­den etki­le­nen Dele­uze, ardın­dan gelen bir­çok ismi de etki­le­miş ve fel­sefe dün­ya­sında yeni tar­tış­ma­lar baş­lat­mış­tır.

18 Ocak 1925’te Paris’te doğan Gil­les Dele­uze, orta sınıf bir aile­nin çocu­ğuydu. Eği­ti­mine Paris’te bir dev­let oku­lunda baş­ladı fakat o sırada pat­lak veren Nazi işgal­le­ri­nin Fransa’ya kadar yayıl­ması sonu­cunda şehir değiş­tir­mek zorunda kaldı. Bu sırada siyasi faali­yet­lerde bulu­nan erkek kar­deşi Nazi­ler tara­fın­dan tutuk­landı ve Auschwitz’e gön­de­ril­me­sine karar verdi. Fakat kampa yap­tığı yol­cu­luk sıra­sında haya­tını kay­betti. İşgal sona erince Gil­les, Paris’e geri döndü ve yaşa­mını çoğun­lukla burada sür­dürdü.

1944 yılında Sor­bonne Üniversi’nde eği­tim gör­meye baş­ladı. Fel­sefe pro­fe­sör­le­rin­den aldığı ders­ler­den çok etki­lendi ve kendi düşün­ce­le­rini oluş­tur­maya baş­ladı. Daha son­ra­ları anlat­tı­ğına göre Sartre’a ve düşün­ce­le­rine olan hay­ran­lığı da üni­ver­site yıl­la­rında art­mıştı. Mezun olduk­tan sonra sekiz yıl lise öğret­meni ola­rak çalıştı. Bu süreçte ilk kitabı olan Ampi­rizm ve Öznel­lik’i (1953) yayım­ladı.

Lise öğret­men­li­ğini bırak­ma­sı­nın ardın­dan Sorbonne’da öğre­tim üyesi oldu. Uzun bir süre farklı üni­ver­si­te­lerde ders­ler verdi. Bir yan­dan da fel­sefe dün­ya­sında adını duyu­ran Nietzsche ve Fel­sefe (1962), Kant’ın Eleş­ti­rel Fel­se­fesi (1963), Pro­ust ve Gös­ter­ge­ler (1964) ve Berg­son­cu­luk (1966) kitap­la­rını yayım­ladı. Bu dönemde akci­ğer rahat­sız­lığı olduğu ortaya çıktı.

Kısa bir süre sonra Mic­hel Fouca­ult ile yakın arka­daş oldu ve Félix Guat­tari ile tanıştı. İler­le­yen yıl­larda Guattari’yle bir­likte çalış­ma­lar yürüttü. Bu ortak­lı­ğın ilk sonucu 1972 yılında yayım­la­dık­ları Anti-Ödi­pus isimli psi­ka­na­liz kita­bıydı. Bu süreçte ortaya koy­duğu yeni kav­ram­larda Guattari’in etkisi büyüktü. Anti-Ödi­pus iki düşü­nü­rün büyük pro­jesi olan iki cilt­lik Kapi­ta­lizm ve Şizof­reni kita­bı­nın ilk cil­diydi. 1980’de ise ikinci cilt olan Bin Yayla yayım­landı.

Guat­tari, iki­li­nin son ortak çalış­ması Fel­sefe Nedir? (1991) kita­bı­nın yayım­lan­ma­sın­dan bir yıl sonra haya­tını kay­betti. Bu dönemde Deleuze’ün yıl­lar önce ortaya çıkan akci­ğer rahat­sız­lığı da ağır­laştı ve ünlü filo­zo­fun çalış­ma­la­rını etki­le­meye baş­ladı. Son dönem­lerde derin araş­tır­ma­lar­dan çok edebi metin eleş­ti­ri­le­rine yoğun­laştı ve 1993 yılında Kri­tik ve Kli­nik kita­bını yayım­ladı. 4 Kasım 1995 tari­hinde evinde inti­har etti ve yaşa­mını sona erdirdi.

Ardında yir­minci yüz­yıl fel­se­fe­sine damga vuran­çok­luk, olay, oluş, savaş-maki­nası, organ­sız beden, içkin­lik, virtüel/aktüel, minör ede­bi­yat, duy­gu­lam, göçe­be­bi­lim gibi kav­ram­lar bıraktı. Yay­gın düşün­ce­le­rin dışına çıka­rak yaşa­dığı yüz­yı­lın Deleuze’cü bir yüz­yıl ola­rak anıl­ma­sını sağ­ladı.

(153)

Yorumlar