Home Kültür Sanat Sinema Hatırasına İhanet Etmiyor…
Hatırasına İhanet Etmiyor…

Hatırasına İhanet Etmiyor…

198
0

Denis Vil­le­ne­uve imzalı Blade Run­ner 2049, Rid­ley Scott’ın 1982 tarihli ori­ji­nal yapı­tına halel getir­me­miş. Filmde genç kuşak ‘Rep­li­cant avcısı’, ‘K’, izini sür­düğü olayla bir­likle varo­luş­sal sorun­lar yaşar­ken süreç onu geç­mi­şin tozlu say­fa­la­rına taşı­yor. Ryan Gosling’in baş­ro­lünü üst­len­diği yapıma Har­ri­son Ford da nos­tal­jik bir tat kat­mış.

Uğur Vardan

Hatı­ra­ları yerinde bırak­mak mı üzer­le­rinde oyna­mak mı? Sinema tari­hinde ‘kla­sik’ olmuş kimi yapıt­la­rın yeni­den çev­rim­le­rinde ya da devamı ‘kılı­ğında’ tek­rar per­deye akset­ti­rilme çaba­la­rında, ben hatı­ra­larla oyna­ma­mak­tan yana­yım­dır. Tav­rım, “Rahat bıra­kın ori­ji­nal­leri, son­suza kadar kendi kul­var­la­rında ‘biri­cik’ olma vasıf­la­rını sürdürsünler”dir. Lakin Rid­ley Scott’ın kendi yapıtı Alien’ı yıl­lar sonra eğip büke­rek res­to­ras­yo­nuna soyun­duğu, George Miller’ın Mad Max’e bir kez daha el attığı bir ortamda benim sız­lan­mam elbette sinek vızıl­tı­sı­dır…

Blade Run­ner 2049

Yönet­men: Denis Vil­le­ne­uve

Oyun­cu­lar: Ryan Gos­ling, Har­ri­son Ford, Robin Wright, Ana de Armas, Jared Leto, Syl­via Hoeks, Mac­ken­zie David, David Bautista, Sean Young, Edward James Olmos 

ABD yapımı

Bu hafta iti­ba­riyle salon­la­rı­mıza uğra­yan Blade Run­ner 2049 da, malum bir başka Rid­ley Scott baş­ya­pı­tı­nın devamı nite­li­ğinde. Denis Vil­le­ne­uve imza­sını taşı­yan şim­diki zaman ham­le­sine önce, ‘kısaca özet’ diye­rek göz ata­lım: Vakti zama­nında çığ­rın­dan çıkan ‘Replicant’lar (âdeta ‘İnsan’dan çok insan and­ro­id­ler diye­lim onlara kısaca) orta­dan kal­dı­rı­lınca üre­tici firma Tyrell Cor­po­ra­tion iflas eder. Dev­reye giren Wal­lace Cor­po­ra­tion yeni ve daha ileri tek­no­lo­jiyle dona­tıl­mış ‘Replicant’ları sahaya sürer. Yıl­lar­dır çiftçi ola­rak ‘kamufle’ olmuş eski bir mode­lin (‘Nexus 8’) peşine düşen Los Ange­les Polis Departmanı’ndan KD6-3.7, ope­ras­yo­nun ardın­dan bir ağa­cın kök­leri ara­sında bir san­dık keş­fe­der ve bu keşif, eski def­ter­le­rin açıl­ma­sına neden olur…

Hiç din­me­yen bir yağ­mur…

En son kar­şı­mıza gel­diği Arri­val’da uzaya açı­lan (daha doğ­rusu uzay­lı­ları ara­mıza davet eden) Vil­le­ne­uve, doğ­ru­sunu söy­le­mek gere­kirse Blade Run­ner 2049’da, el attığı mese­le­nin ori­ji­na­line halel getir­me­miş. Senar­yo­sunu Hamp­ton Fanc­her (ki Scott’ın fil­mi­nin ortak yaza­rıydı) ve Mic­hael Green’in kaleme aldığı yapım, atmos­fer yaratma ve ‘öncü­süne saygı’ açı­sın­dan gayet iyi. Özel­likle arka plan­daki mimari etki­le­yici; eski, ihti­şamlı zaman­la­rın uzan­tısı, boş­luğa, yal­nız­lığa terk edil­miş devasa yapı­lar, tıpkı 1982’deki ori­ji­nal filmde olduğu gibi sürekli yağan bir yağ­mur (ki bu Fincher’ın Se7en’ına da ilham ver­mişti vakti zama­nında), multi-kül­tü­rel man­za­ra­larla yüklü kaotik şehir hayatı, bir­ta­kım şir­ket isim­le­riyle süslü billboard’lar, pano­lar vs. Yet­medi, tarih sah­ne­sin­den fır­la­yıp öyküye dahil olan Elvis Pres­ley, Marilyn Mon­roe, Frank Sinatra… Roger Deakins’in enfes görüntü çalış­ması (ki bir­çok Batılı eleş­tir­men En İyi Görüntü Yönetmeni’nde Oscar’ı ona ver­miş bile) da cabası.

Hollywood’un Nejat İşler’i

Ya oyun­cu­luk­lar? ‘Rep­li­cant avcısı’ KD6-3.7’de (ya da kısaca ‘K’, ki bu kısalt­ma­nın ori­ji­nal filme ilham kay­nağı olan öykü­nün yazarı Phi­lip K. Dick’e gön­derme oldu­ğunu iddia eden­ler var) Ryan Gos­ling (bence fizik açı­sın­dan Hollywood’un Nejat İşler’idir ken­disi), kayıt­sız bakış­ları ve her daim kuş­kulu haliyle filme özel bir ruh katı­yor. Başka bir deyişle karak­te­ri­nin yaşa­dığı varo­luş­sal sorun­ları yan­sıt­mada çok başa­rılı. K’nın şefinde Robin Wright, holog­ram sev­gi­lisi (ya da karısı) Joi’de Ana de Armas, (Yeni kuşak Alien’larda Guy Pearce’ın can­lan­dır­dığı Peter Weyland’ı hatır­la­tan) mega­lo­man pat­ron Nian­der Wallace’ta Jared Leto, yeri gel­di­ğinde bir ölüm maki­ne­sine dönü­şen asis­tanı Luv’da Syl­via Hoeks, Nexus 8’de David Bautista kad­ro­nun diğer bile­şen­leri. Genç­li­ği­nizde kla­sik­lerde rol alma­nı­zın mükâ­fatı, yaş­lı­lıkta da kapı­nı­zın sık sık çalın­ması olsa gerek. Har­ri­son Ford, Star Wars’tan sonra Blade Run­ner 2049’da da arz-ı endam edi­yor. Tabii ki unu­tul­maz Rick Decard kom­po­zis­yo­nuyla… Film, ayrıca Sean Young ve Edward­Ja­mes Olmos’u da hatır­lı­yor.

Blade Run­ner 2049, öncü­süyle kur­duğu bağ­larla daha bir anlam kazan­mış (keza ben de en çok bu tav­rını beğen­dim). Villeneuve’ün ‘Ana­akım sinema’ için­deki sakin, ölçülü anla­tımı da tak­dire şayan. Kana­dalı yönet­me­nin filmi de, geç­mişi yağ­ma­la­yan (!) şim­diki zaman ham­le­le­ri­nin sanı­rım en iyisi ola­rak kayda geçe­cek…

Seni Gidi Gönülçelen...

Çav­dar Tar­la­sın­daki Asi

Yönet­men: Danny Strong

Oyun­cu­lar: Nic­ho­las Hoult, Kevin Spa­cey, Sarah Paul­son, Zoey Deutch, Hope Davis, Vic­tor Gar­ber, Amy Rut­berg 

ABD yapımı

Ede­bi­yat dün­ya­sı­nın en gizemli kalem­le­rin­den biriydi Jerome David Salin­ger. Çav­dar Tar­la­sın­daki Asi (Rebel in the Rye), bu gize­min az çok bili­nen kıs­mını seyir­ciyle pay­la­şı­yor. Aktör-sena­rist Danny Strong’un ilk uzun met­rajlı çalış­ması olan film, yaza­rın genç­lik yıl­la­rında start alı­yor ve şöh­rete kavuş­tuğu, peşi sıra kabu­ğuna çekil­diği döneme kadar taki­bini sür­dü­rü­yor.

Önce özet diye­lim: Ede­bi­yat evre­ninde sesini bul­maya çalı­şan J. D. Salin­ger, çok geç­me­den bir yol gös­te­ri­ciye kavu­şur. Bu kişi Story der­gi­si­nin de edi­tör­lü­ğünü yapan Whit Burnett’tir.  Genç yazar, Burnett’in Colum­bia Üniversitesi’ndeki kurs­lara katı­lır. Bura­daki asıl mesele ders­ler­den çok Salinger’ın Burnett’le olan çoğu didiş­meye, çekiş­meye dayalı ve sürekli bir­bir­le­rine karşı iğne­le­me­lerle dolu iliş­ki­si­dir. Bu alış­ve­riş genç yete­neği geliş­ti­rir, rota­sını çiz­me­sine yar­dımcı olur. Lakin savaş, bütün dün­yada kapıyı çal­mış­tır.

Yolu yazı-çizi­den geçen her­kese

Yarat­tığı karak­ter Hol­den Caulfield’ın yaşa­dık­ları orta­mın sert­liği içinde fazla naif bulu­nur. Salin­ger ise cep­heye yol­la­nır, hatta ünlü Nor­man­diya Çıkarması’na katı­lır. Niha­ye­tinde o, cehen­nemi ortam­dan hayatta kalan­lar ara­sın­da­dır. Dönüşte psi­ko­lo­jisi ve yazma evreni değiş­miş­tir, artık bam­başka bir ruhla geçe­cek­tir dak­ti­lo­nun kar­şı­sına…

Çav­dar Tar­la­sın­daki Asi, son derece etkili bir giri­şin ardın­dan ken­di­sini daha çok tele­viz­yon filmi sınır­la­rına çeki­yor. Bu, belki de Strong’un yönet­men­lik kari­ye­rin­deki tek işin bir TV dizisi olma­sın­dan kay­nak­la­nı­yor, bile­mi­yo­rum ama ben yine de bu fil­min yazı-çizi işinde uğra­şan­lar için çok kıy­metli mal­zeme sun­duğu kana­atin­de­yim. Çav­dar Tar­la­sın­daki Asi bence özel­likle artık edi­tör­lük kuru­mun­dan nasi­bini alma­dan yol­la­rını çizen, kendi yete­nek­le­rine güven­mek­ten öte büyük bir kibirle faz­la­sıyla ina­nan, hayatı, izle­dik­leri film­leri, oku­duk­ları kitap­ları (ki yazıp çiz­dik­le­rine bakı­lırsa oku­duk­la­rına dair pek bir emare de bula­mı­yo­ruz), “Sev­dim, sev­me­dim, bayıl­dım, fela­ket, olmuş, olma­mış” gibi yar­gı­larla değer­len­di­ren ve ifade hazi­ne­leri ‘140 karak­ter’ ve biraz üstüyle sınırlı her­kesi, ayna önüne davet edi­yor.

Oyun­cu­luk­lara gelince: About a Boy’un minik Marcus’u, Mad Max: Fury Road’un Nux’ı, Equ­als’ın Silas’ı Nic­ho­las Hoult, gayet inan­dı­rıcı bir Salin­ger port­resi çizi­yor. Kevin Spa­cey de Salinger’ın akıl hocası Burnett’te –çoğu kez olduğu gibi– ola­ğa­nüstü.

Sonuç? Dün­ya­nın en çok oku­nan yapıt­la­rın­dan Gönül­çe­len-Çav­dar Tar­la­sında Çocuk­lar’ın yazarı J. D. Salinger’ın hayat öykü­sünü, başta yolu yazı­dan geçen­ler olmak üzere her­kese tav­siye ede­rim.

(198)

Yorumlar