Home Bilgi Bankası Huzursuz adam Musil’in portresi
Huzursuz adam Musil’in portresi

Huzursuz adam Musil’in portresi

213
0

İnsanların arasına karışmayı sevmeyen, çocuklardan nefret eden, hayvanlardan hoşlanmayan, kendini ancak yazarak var edebilen Niteliksiz Adam’ın yaratıcısı Robert Musil’in yaşamından hiç bilinmeyenlere kısa bir bakış.

Herbert Kraft’ın Musil’in ayrıntılı bir portresini çizdiği Nitelikli Bir Adam “Musil” adlı biyografi kitabında Musil’in yazarlığının yanı sıra kişiliğinin bilinmeyenleri de yansıtılmış. Kraft, 20. yüzyılın en önemli yazarlarından biri olan Robert Musil’in günlüklerinden, mektuplarından, tiyatro oyunlarından yazarın karakterinin sınırlarını çizecek alıntılara yer vermiş. Niteliksiz Adam romanıyla özdeşleşen Musil’in iç dünyasını, çevresindekilerle uyumunu okurlara sunan Herbert zevkli biyografisiyle Musil’in hiç bilinmeyen yönlerini gösteriyor. Musil’in huzursuzluğunu, bencilliğini, utangaçlığını bastırmaya çalışmasını, mesafeli hallerini anlatıyor.

musil-1

Yaşamının en önemli sorununu irade olarak tanımlayan Musil, kendini gerçekleştirme yolunda özgün adımlar atabilmesini, özne olabilmesini iradeye bağlıyor. Ümitsiz kaldığı zamanlarda bir dala tutunur gibi, “İradem var” diyerek içinde bulunduğu durum ne olursa olsun oradan çıkmayı başarmış. Psikolojik olarak rahatlama söz konusu olmasa bile çevresindekilere müdahale hakkı bırakmamış. İradesini sağlam bir şekilde kullanan Musil keskin kararlar vermiş, onu kararlarını gerekçelendirmek zorunda bırakacak insanlarla iletişimini kesmiş.

Musil’in kabul görmüş üstün yetenekleri yokmuş. Ortalama okullarda eğitim görmüş, küçüklüğünden beri kafasında yarattığı katı, güçlü ve sağlam iradeli kişi olmaya çabalamış. İstediğini elde etmiş gibi görünen Musil’in yaşamı tekrardan, alışkanlıklardan ve düzenden oluşuyormuş. Hiçbir zaman aşırıya kaçmamış, uçlarda dolaşmak istememiş. Herbert Kraft’ın dediği gibi, Musil’in yaşamı bayram günlerinden değil, sıradan günlerden oluşmaktaymış.

Musil her zaman net olduğunu düşünmüş. Kaba ve sert konuşmaktansa karşı tarafı dinleyip en sonunda doğru bildiği gerçekleri çekinmeden söylemiş. Müsamahasız tavırları, onu tanıyanlar tarafından olağan karşılansa da yeni tanıştığı insanlarla arasında duvar örülmesine sebep olmuş. Etrafındakilerden istediği anlayışı bulamayan Musil kendini soğukça geri çekip katı kurallarını koymuş. İnsanlarla yakın olmaktan, samimiyetten çekinmiş. İnsanlardan sadece sevmediği, anlaşamadığı için uzaklaşmamış. Aynı zamanda korkusundan, utangaçlığından onlara karşı davranışlarını sınırlayıp bastırmayı, katı durmayı tercih etmiş.

Hırçınlığının, huzursuzluğunun temelleri çocukluğuna dek uzanan Musil arkadaşları arasında sevilmeyen biriymiş. Çekingenliğiyle kendini korurken gittikçe katı, huzursuz bir adama dönüşmüş. Fotoğraf çektirmekten, fotoğrafa iki üç saniyeliğine de olsa bakıp samimiyetsiz gülümsemekten rahatsız olmuş.

musil-2

Yazarken bölünmekten hoşlanmayan Musil çalışırken başka bir şey düşünmemeye gayret etmiş. Düzenli, sistemli okumanın, yazmanın çalışmalarına kattığı artılarla daha iyi yazdığını düşünmüş. İnsanın duraksamadan hedefi neyse onun üzerine yoğunlaşmasını söylemiş. Musil,  “İnsan aklıyla her an yazabileceği şeyleri yazmalı, çünkü insan daima keskin düşünebilir,” diyerek yazmak için belli zamanları beklemekten vazgeçmiş. İlham perilerinin ancak düzenli bir çalışmayla başucuna konacağını düşünmüş.

Düzenli çalışmayı seven Musil’in nikotin rahatsızlığı sonucu sigara defteri bile tuttuğu bilinir. Sigara defterine kaydettiği bir notta şöyle yazmış: “Dumanı kronometrik olarak değil, psikolojik ve teolojik olarak çekiyorum.”

Musil öğle yemeğini bile önemsiz bulmuş. Yoğun olduğu zamanlarda yemek yemekten kaçınmış. İnsanların günlük ihtiyaçlara bu kadar düşkün olmasını anlamsız bulmuş. Yaşamı boyunca etrafındakiler tarafından doğru dürüst kabul görülmediğini düşünmüş. Kendini zirvede tutmuş, yüzyılının en büyük Alman yazarı olarak tanımlamış. Başkalarının onayını almayı başlarda önemsemiş olsa da zamanla kendine biçtiği değeri başkalarının onayından sıyırmasını bilmiş.

Musil’in bilinmeyen bir diğer özelliği de çocukları hiç sevmemesi. Küçük çocuklara karşı sabrı olmayan Musil onlarla aynı ortamda bulunmaktan bile hoşlanmazmış. Musil’in aynı zamanda hayvanlara karşı da çekingenliği varmış. Atlardan hiç hoşlanmadığı bilinir. Misafir sevmez, misafirliğe gitmeyi binde bir tercih edermiş.

musil

Arkadaşlarından, çocuklardan, hayvanlardan ürkerek kendine katı bir duvar ören Musil’in maske takmadan kendini var edebildiği tek sığınağı çalışma odası. Çalışma odası evin neredeyse gizli bir köşesinde, başka kapılardan geçerek ulaştığı bir oda. Tavana kadar kitaplarla dolu raflar, elyazmaları, dosyalar ve ortadaki büyük yazı masasıyla basık bir havası olan bu oda oldukça karışıkmış. Musil evine gelenlere odasını göstermekten çekinirmiş. Düzgün yapabildiği tek şey yazı yazmak olduğu için varlığını yazmaya adamış. Nadir bulunduğu arkadaş ortamlarında tartışmaktan kaçınmamış ancak bilgisinin yetersiz olduğunu anlayınca ezilip bükülmüş.

Yaşamında kendini şanslı sayabileceği bir yeteneği olduğunu düşünmeyen Musil henüz yirmi yedi yaşını bile doldurmadan yazdığı bir mektupta “aslında çoktan inzivaya çekilmiş bir insanın yaşamını sürdürdüğünü” bildirmiş.

Kaynak: Herbert Kraft, Nitelikli Bir Adam “Musil”, Çev. Ali Nalbant, YKY, 2012.

(213)

Yorum yaz