“Acı Çekiyorum”
6 Şubat 2019 Kültür Sanat

“Acı Çekiyorum”


Twitter'da Paylaş
0

“Yine de kendimde şöyle bir durumla çok sık karşılaşıyorum: niçin bir doktora itiraf eder gibi, bir gerçeği itiraf etmeyeyim? …”1

Eğer gerçek yaşamda, o hepimizin ortak olan yaşamında, yaşamsal organlarından bir kaç tanesi olmayan bir insan, eğer yaşamsal organları tam takır çalışıyor gibi yaşarsa, yaşamaya devam ederse belki buna da biraz şaşırır ve bu dünyada gizemli şeylerin olduğuna inanabilirdik, diyordu biri. (“Tıbbın bir alanı: Bunun için canlıdan kesme ya da çıkarma yoluyla bir organ kaldırılır ve kaldırılan organın ne işe yaradığına, bütün organizmada veya özel bir işlevde meydana getirdiği bozukluğa hüküm verilir.”) Yazı yazarken bu gibi sorunlu tespitleri kendimizden uzak tutmak için “biri” diyerek bunu anonim kişi ya da kişilere yüklersek güvenli bir alanda kalırız. Bununla ilgili bir düşünce Binbir Gece Masalları’nda da geçiyordu. Tabi hangi hikâyesinin hangi sayfasında olduğu bir çırpıda hatırlamak az buçuk zordur. Bazılarına sorunlu gelebilecek ya da kesin tespitlerin duman gibi olduğunu söylüyordu, tıpkı duman gibi merkezde yoğun bir şekilde içinde kalırken belli bir mesafeden sonra onun, dumanın alanından çıkmış oluruz. Bu doğal olaylar için de geçerlidir gerçekten, politika molitika için de.

Aslında haklı olabilir bu “biri”. Mezarımdan Yazıyorum2 romanı mesela insanı şaşırtabilir. Birkaç organı değil hiçbir organı artık çalışmıyor Bras Cubas’ın, çünkü bildiğiniz mezarından yazıyor, konuşuyor bu kahraman. Yazar mezardan yazıyor diye bu roman ürkütücü değildir. Sayfalarca sayfa vardır ama hiç bir ürküntü duymuyor okur. Ürkütmek mi? Bunu çocuklar bile yapar hatta en iyisini onlar yapar. Bir yetişkinin sırf korkutmak için uğraşması çocukçadır. Yazar Machado de Assis gerçekten, bu gerçek olan yaşamda acı çekmiştir.  Onca sayfa okuyorsunuz ama kocaman bir sessizlik hakimdir romana bakmayın sayfa sayfa olduğuna, çünkü hiç bir insanın tekrar edemeyeceği bir acının deneyimi var bu romanda sanki. Yazar Machado de Assis gereçten acı çekmiş ve gerçekten de acı çeken insan sessizdir. Goethe’in söylediği şeyse, acının dilsiz olduğu ama bir kerecik de olsa Tanrı’nın ona söyleme gücüne bağışladığıdır. Machado da bu roman için bir kerecik söyleme gücünü bulmuştur yoksa acıyı ama hep acıyı yazanlar, bunu yazabiliyor olmalarına şaşırmamak gerek, sevinerek söylemek gerek acı çekmiyor ve acı çekmediler yoksa nasıl bu kadar acıyı yazabilsinler ki?

Her ne kadar yazar mezarımdan yazıyorum deyip yazdıklarının ya da söylediklerinin mezardan olduğunu söylese de bunun böyle olmadığını her aklı başındaki okur gibi biliyoruz. Ama yine de nasıl okurunu mezarından yazdığına ikna edebilmişti yazar? Aslında yazar gerçek yaşamda ölmeden önce defalarca ölmüştür o kadar iyi acı çekerek ölmüştür ki, daha bedenen ölmeden önce kendini burada deneyimleyecek; yani mezarından yazacak kadar kendi yaşamına, mezara yeni gömülmüş biri gibi bakabilmiştir yaşama, yaşamına. Bizi romanın kendi içindeki gerçekliğine ancak bu inandırabilirdi. Yoksa, tekrar ediyorum hemen, aklı başında her insan gibi “kimse mezardan yazamaz canım benim!” diyebilecek kadar fakındadır işin.

Yine de bir insanı hangi yaşam deneyiminin bu tür bir roman yaratmaya ittiğini bilemiyoruz, bu bir tür gizdir belki de, hem bu roman hem diğerleri ve sonradan yazılacak romanların sırf yazılmış olduklarından dolayı “hiçbir şey, sırf varolduğu için, sırf yazılmış olduğu için değerli olamaz” denebilir ve “acı çekiyorum” diye başlayan bir metnin de pek acı çekmekle bir ilgisi olmayabilir.

Eğer insan için roman ve roman okumak da bir tür başka yaşamsal organ sayılırsa, roman organının yaşamımızdan çıkarılmasıyla organizmamızda ne gibi bir bozukluğun olacağı merak edilebilir. Ölmeyeceğimiz kesindir; ama kesinlikle acı eşiğimizde de bir değişme olacaktır. Yine de bu hem bir romanın konusu olacak hem de bu konu tıpkı Mezarımdan Yazıyorum romanı gibi roman okurunun ilgisini çekecektir. Bu da yaşamdaki gerçek bir gizle ilgili olabilir kim bilir?

1 Laucius Annaeus Seneca, Ruhun Dinginliği Üzerine, Çeviren: Bedia Demiriş, Yapı Kredi Yayınları, 1999, 19. Sayfa

2 Machado De Assis, Mezarımdan Yazıyorum, Çeviren: Ertuğ Altınay, Jaguar Kitap, 2013

 

Twitter'da Paylaş
0

YORUMLAR


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR