“Bizans’ı Hortlatmak”
30 Ocak 2017 Tarih

“Bizans’ı Hortlatmak”


Twitter'da Paylaş
0

Anadolu’nun çok kültürlü ve çok katmanlı tarih mirasının vurgulandığı bir eğitim sistemimiz olsaydı, kültürel mirasımızın uzun bir dönemini kapsayan Bizans’ı dışlama eğilimi bu kadar yaygın olur muydu?
Murat Erdin
İstanbul bulunduğu konum ve sahip olduğu tarihsel miras itibariyle farklı araştırmalara başkentlik yapabilecek bir şehir. Bu kent sadece Osmanlı’nın değil Doğu Roma’nın da başkentiydi ama bugün pek çokları bu gerçeği unutmuşa benziyor. Tarihsel araştırmalarda bilimi bir kenara bırakarak her olguya milliyetçi gözle bakmak, hem geçmişimiz hem de geleceğimiz hakkında yalan söylemek anlamına gelir. Bizans, ne yazık ki sadece halk arasında değil, resmi söylemde de kulaklara olumsuz çağrışımlar yapagelmiştir. Toplumun büyük kesimi Bizans’ı hâlâ “Kara Murat” filmlerinden tanıyor ve çocukça fikirler ediniyor. Deyimlerimizde bile Bizans, entrika ve hile sözcükleriyle birlikte kullanılıyor. Oysa Bizans, bizden önce bu topraklarda kurulmuş bir medeniyetin adıdır. Sadece siyaseten kullanılan bir devletin değil, bir kültürün, yaşama şeklinin, insan tabiatının adıdır. Uygar insan sadece kendisine ait olanı değil, yaşadığı toprakların tüm kültürlerini araştırır, öğrenir ve bunları gerek bilimsel çalışmalarla gerekse edebiyat yoluyla paylaşır. Bizans’ın pek çok unsuruyla bize ait olmadığını kim söyleyebilir? 2001 yılında Türkiye’yi Bizans çalışmalarında uluslararası çalışmalarda resmi olarak temsil eden Türkiye Bizans İncelemeleri Milli Komitesi kuruldu. 2007’den itibaren her üç yılda bir Bizans Sempozyumları düzenleniyor. Başka olumlu gelişmeler de var. İki büyük üniversitemiz, Boğaziçi ve Koç üniversiteleri Bizans’ı inceleyecek iki araştırma merkezi kurdu: Boğaziçi Üniversitesi Bizans Çalışmaları Araştırma Merkezi ve Koç Üniversitesi Stavros Niarchos Vakfı Geç Antik Çağ ve Bizans Araştırmaları Merkezi (GABAM) çalışmalarına başladı. GABAM Direktörü Prof. Dr. Engin Akyürek, “Türkiye’deki Bizans ile ilgili çalışmaları ve araştırmaları desteklemek için kurulduklarını” belirtiyor.{{1}} Akyürek, “ABD’de, İngiltere’de, hatta Avustralya’da bile Bizans araştırmaları yapan çalışma merkezlerinin yıllardır faaliyette olmasına rağmen, Türkiye’de bu konunun bir tabu haline getirildiği için benzer kurumların hayli geç bir tarihte çalışmaya başladığını” söylüyor, haklı olarak. Neden tabudur Bizans? Bu soruya Boğaziçi Üniversitesi’ndeki merkezin direktörü Prof. Dr. Nevra Necipoğlu şöyle yanıt veriyor: “Çünkü Bizans ötekidir. Bunun da en önemli nedeni çok uluslu imparatorluklar olmalarına rağmen 19. yüzyıldan itibaren milliyetçilik akımlarının etkisiyle Bizans İmparatorluğu’nun Yunan Devleti, Osmanlı İmparatorluğu’nun da bir Türk Devleti olarak algılanması. Okullarda verilen resmi tarih eğitimi de Bizans’ı tamamen dışlıyor.”{{2}} Oysa Anadolu’nun çok kültürlü ve çok katmanlı tarih mirasının vurgulandığı bir eğitim sistemimiz olsaydı, kültürel mirasımızın uzun bir dönemini kapsayan Bizans’ı dışlama eğilimi bu kadar yaygın olur muydu? İstanbul’un on bir yüzyıl boyunca Bizans’a başkentlik yaptığını unutmamak gerekiyor. Bizans ile ilgili yapılan her araştırmayı “Bizans’ı hortlatmak” olarak gören bazı çevrelere de kulak asmamak sanırım en doğrusu. [[1]] İstanbul Art News, Ocak 2016, s. 6.[[1]] [[2]] A.g.e.[[2]]

Twitter'da Paylaş
0

YORUMLAR


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR