“Süperfare” Gerçek Oldu!
5 Mart 2019 Bilim Teknoloji Doğa

“Süperfare” Gerçek Oldu!


Twitter'da Paylaş
0

Bilim insanları, normalde görünmez olan kızılötesi ışığı görebilen fareler tasarlamayı başardılar.

Süpermen’in böyle bir sorunu yok, ama insanlar ve fareler, diğer tüm memeliler gibi, kırmızı ışıktan biraz daha geniş bir dalga boyuna sahip olan kızılötesi ışığı göremezler. İnsan gözü, 700 nanometre ve bir milimetre arasında dalga boyuna sahip olan bu ışığı görebilmek için teknolojik cihazlara ihtiyaç duymakta. Bu teknoloji, çoğunlukla bilimsel araştırmalar için kullanılıyor olsa da (kızılötesi teleskop) bizler daha çok askeri faaliyetlerde kullanımına aşinayız (gece görüş dürbünü).

Ama Çin’de, Hefei Bilim Ve Teknoloji Üniversitesi'nde bir nörobilimci olan Tian Xue ve meslektaşları, kızılötesi dalga boylarını görünür ışığa dönüştüren nanopartiküller geliştirdiler. Bu partiküller, yaklaşık 980 nanometre dalga boylarındaki fotonları emiyor ve onları yeşil ışığa karşılık gelen 535 nanometre civarında daha kısa dalga boylarında yayıyor. Çalışmayı yapan ekip, bu partikülleri, beyindeki fotoreseptörlerle (ışığı elektriksel sinyallerle görüntüye çeviren hücreler) bağ kuran proteinlerle ilişkilendirip denek farelere enjekte ettiler. Yapılan testler sonucunda, nano-parçacıkların fotoreseptörlerle başarılı bir etkileşimde bulunduğu ve denek farelerin beyinlerinin görsel işleme alanlarının etkinleşerek kızılötesi ışığa karşı duyarlı hale geldikleri görüldü.

Peki farelerin kızılötesi ışığı görebildiğini nasıl anladık?

Ekip, farelerin kızılötesi ışığı algılayıp tepki verdiğini göstermek için birçok deney yaptı. İlk testte, farelere karanlık bir kutu ile kızılötesi ışıkla aydınlatılmış bir kutu arasında seçim yapma şansı tanındı. Normalde tüm fareler, güvende olmak için karanlık bir kutuyu tercih eder. Sıradan fareler iki kutu arasında hiçbir ayrım yapmadılar çünkü kızılötesi ışığı göremiyorlardı; ama modifiye edilmiş farelerin hepsi karanlık kutuyu tercih etti.

Diğer bir deneyde, karanlık ortamda bir grup fareye yeşil ışık yakıldığı zaman aynı anda elektrik şoku verildi. Şartlı refleks ile, zaman içinde tüm fareler, yeşil ışık ve elektrik şokunu ilişkilendirdi. Ancak sadece modifiye fareler, kızılötesi bir ışık açıldığında da korkudan donakaldılar. Son olarak, araştırmacılar fareleri, sadece biri gizli ve kuru bir sığınağa götüren, farklı ışık desenleriyle aydınlatılmış bir su labirentine yerleştirdiler. Modifiye fareler, kızılötesi ışık deseni ile işaretlenmiş labirentte doğru yolu rahatlıkla buldular.

Xue, Nature’da 28 Şubat 2019’da yayınlanan makalesinde, bu tekniğin insanlara "süper görüş yeteneği" vermek de dahil olmak üzere çeşitli uygulamalarda kullanılabileceğini söylüyor. Kızılötesi ışığı algılamak, geceleri görmek ya da yansıma yapan çevre nesneleri fark etmek için yardımcı olabilir. Bu teknoloji, askeri harekât ve güvenlik operasyonları için de mutlaka kullanılacaktır. Ekip, ayrıca nanopartiküllerin göz içine salınması için ilaç tasarlamayı umuyor. Yakın bir süreçte, gecegörüş dürbünü yerine krem ya da hap taşıyan askerler göreceğimiz kesin. Ancak, insanlarda herhangi bir kullanım test edilmeden önce güvenlik endişeleri de dahil olmak üzere çeşitli engeller var.

Örneğin, farelerde kullanılan nanopartiküller ağır metaller içeriyor ve bunların insanlarda kullanımı için onay alınması şu an mümkün değil. Bu yüzden Xue ve ekibi, çalışmaların organik versiyonlarını geliştirme çabasında. Bu teknik, insanlarda kullanılabilecek kadar ilerleyince, gözlüklere ihtiyaç duymadan gece görüşüne sahip olunabilir ve ayrıca hastaların yavaş yavaş görme yetilerini kaybetmelerine neden olan göz hastalıklarına da karşı koyabilir.


Twitter'da Paylaş
0

YORUMLAR


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR