10 Ünlü Yazı Tipinin Kökeni, Hikâyesi

10 Ünlü Yazı Tipinin Kökeni, Hikâyesi


Twitter'da Paylaş
0

Bilgisayarlarda kullandığımız yazı tipleri, kelimenin tam anlamıyla parmak izimiz olmuşsa da, üzerlerinde düşünme gereksinimini pek duymayız. İlgi çekici, hatta zaman zaman şaşırtıcı kökenlere sahip bu yazı tiplerinin bir bölümü, teknolojik aletlerin gelişmesiyle birlikte piyasanın gereksinimlerini karşılamak amacıyla ticari işletmeler tarafından üretilmiş, bir bölümüyse karikatürlerde kullanılan harflerden, müzikten, yol tabelalarından ve bulmacalardan esinlenilerek yaratılmıştır.

Wingdings

Wingdings olarak bilinen bu tuhaf yazı tipi, dijital hale getirilmeden önce, 1984 yılında Londra’da düzenlenen Uluslararası Tipografi Derneği Konferansı’nda yayınlandı ve sergilendi. 1990 yılında yazı tipini satın alan Microsoft, “Wingdings” ismini verdi ve tuşlara farklı işlevler atayarak klavye düzenine yerleştirdi. Peki ama bir dizi tuhaf sembolden oluşan bu koleksiyonu, kim, hangi sebeple istemiştir? Yazı tiplerinin icat edildiği ilk zamanlarda, imajların metinlere yerleştirilmesi hayli güçtü ve uzun süren bir uğraştı. Grafik kütüphanelerinin sayısı az, bilgisayar içinde çok fazla yer kaplayan grafik dosyalarının kullanımıysa kendileri de kısıtlı bir kapasiteye sahip olan hard disklere bağımlıydı. Lucida yazı tipinin tasarımcıları Charles Bigelow ve Kris Holmes’in, Lucida’ya ait bazı karakterlerin kullanımını bu soruna çözüm olarak önermeleri üzerine Lucida Simgeleri, Lucida Okları ve Lucida Yıldızları piyasaya sunuldu. Kullanıma hazır olan bu imajlar, kolayca dokümanlara eklenebiliyor, 1990’lı yılların enerjisini metinlere yansıtabiliyordu. Wingdings ile ilgili en tuhaf şeyse bazı harflerin yerine üretilen simgelerdi (“Q” harfi yerine uçak ve “P” harfi yerine bayrak gibi) ve yazı tipinin kullanımıyla birlikte garip tartışmalar ortaya çıkmıştı. Komplo teorisyenleri, Wingdings’in, gizli mesajları yazmak için icat edilmiş bir yol olduğuna inanmış, hatta New York City kısaltması olarak kullanılan NYC’nin, anti-semitik içerikli, gizli bir mesaj olduğunu iddia etmişlerdi. Wingdings yazı tipi kullanılarak “NYC” yazılmak istendiğinde, sırasıyla ortaya çıkan karakterler, kafatası, tehlike manasına gelen çapraz kemikler ve Davud’un Yıldızına müteakiben, bir olaya uygunluk vermek maksadıyla kullanıldığı bilinen, yukarıyı işaret eden başparmaktı. Microsoft, bütün komplo iddialarını reddetti ve bahsi geçen harflerle, ekranda beliren simgelerin ikamesinin tesadüf eseri meydana geldiğini belirtti. Ama bu açıklama, komplo teorisyenlerini ikna etmekten hayli uzaktı ve teorisyenler, “NYC” harflerine basılmasıyla beliren semboller serisinin, New York’da yaşayan yahut çalışan Yahudileri öldürmenin kabul edilebilirliğini gösteren bir şifre olduğu konusunda ısrar etmeye devam ettiler. Oysaki Lucida yazı tipinin karakterleri, Wingdings’in temelini oluşturuyordu ve bu karakterler, içlerinde beden işaretlerinin, ortaçağ el yazmalarının yahut modern icatların bulunduğu çok değişik kaynaklardan seçilmişti.

Comic Sans

Belki de yazı tipleri arasında en çok eleştiriye hedef olan Comic Sans’dır. Bu yazı tipinin kullanımına karşı yürütülen bir internet kampanyası, Comic Sans’ın basitliğinden yola çıkarak onu, çocuksuluğun sınırında olmakla eleştirir ve sofistike bir görünüme sahip olmadığı için kaldırılması gerektiğini savunur. Sıkıntı yalnızca yazı tipinin çocuksu yapısı değil, kullanıcıların, baskı esnasında parlak, ana renkleri seçmek konusundaki ısrarlarıdır. Ama bu tip eleştirilerde unutulan, zaten çocuksu bir görünüm yaratmak amacıyla tasarlanan Comic Sans’ın, sofistike bir yapıya kavuşamayacağıdır. Tasarımcısı Vincent Connare, çocuklara yönelik bir yazılım olan ve piyasaya sürülmek üzere hazırlanan Microsoft Bob’un yazı tipini görünce o yazı tipinin, ürün için fazla ağırbaşlı olduğunu düşünüp çok daha dinamik bir şey olması gerektiği fikrinden yola çıkarak Comic Sans’ı tasarladı. Karikatür balonlarındaki harflerden esinlenen Connare’nin, yazı tipi tasarlamak için kullanılan bir programda harfleri yuvarlamasıyla ortaya, basit ve eğlenceli bir yazı tipi çıkmıştı. Connare’nin tasarladığı bu yeni yazı tipi, firmanın mevcut dizgesine uymadığından Microsoft Bob yazılımı için seçilmemişse de, Movie Maker programında kullanılmış ve daha sonra Windows 95 işletim sistemine dahil edilmiştir. Comic Sans, görünüşünü beğenmeyenlerin yergilerine maruz kalsa da, Microsoft’un sayısı milyonları bulan müşterileri arasında popülerliğini korumakta ve bilhassa disleksi çocuklarla çalışan insanlar için favori yazı tipi olarak kabul edilmektedir.

Centaur

Stiller, kullanılmakta olan yazı tiplerine sonradan eklenmişlerdir. Örneğin çoğumuz tarafından kanıksanan “italik” ve “bold” yazı tipi stilleri, 19. yüzyıl sonları ve 20. yüzyıl başlarına kadar mevcut değildi. Centaur yazı tipiyse İngiliz şair ve romancı William Morris’in, Fransız gravür ustası Nicolas Jenson’un 15. yüzyıla ait baskılarından etkilenmesi ve bu baskılarda kullanılan yazı tipini tekrar canlandırmak istemesiyle ortaya çıktı. Morris, 19. yüzyıla ait kendi çalışması için, Jenson’un erken dönem yazı tipini taklit eden başka bir yazı tipini kullandı, ama Jenson’un döneminde italik ve bold stillerinin bulunmaması nedeniyle tuhaf bir ikilemle yüz yüze kaldı. Sonunda italik stilin Centaur’a eklenebilmesi için bir otuz yılın daha geçmesi gerekti. Aynı zamanda matbaa harfi tasarımcısı olan Papalık kâtibi Ludovico Vicentino Degli Arrighi, bazı çalışmalarını, kendi kaligrafisinden yola çıkarak italik karakterler içerecek şekilde bastı ve öteki tasarımcıların italik stile katkıları bir yana, onun adı, her zaman en zarif versiyonlarla birlikte anılmaya devam etti. Bold stiliyse 1913 yılında uluslararası bir komitenin Paris’te yapmış olduğu bir toplantıda ortaya çıktı. Komite, konferans süresince farklı boyut ve stillerde alfabelerin yer aldığı bir liste hazırlamıştır ve bu listede yer alan bazı yazı tipleri, günümüzde hâlâ haritacılar tarafından kullanılıyor.

Copperplate Gothic

Copperplate Gothic, isminde yer alan nitelemeye rağmen, aslında gotik bir yazı tipi değil, çünkü gotik yazı tiplerinde, (büyük harf “T” nin üst çubuğunda olduğu gibi) tırnaklar bulunmaz. Bu yazı tipiyle ilgili en sıra dışı şey, Copperplate Gothic’in en başta yalnızca metnin anahtar kelimeleri ve başlıkları için düşünülmüş olması ve bu sebepten tasarımcı Frederic Goudy'nin sadece büyük harfleri tasarlamasıdır.

Times New Roman

1929 yılında, İngiliz gazetesi The Times, tipograf Stanley Morison’u, yeni bir yazı tipi tasarlaması için görevlendirdi ve Morrison’un, gazetenin sanatçısı Victor Lardent'in yardımıyla oluşturduğu Times New Roman, kullanıcılar arasında popüler hale geldi. Bu ağırbaşlı yazı tipi, onca popülerliğine ve avukatlık mesleği de dahil olmak üzere birçok alanda kullanılmasına rağmen, bazı eleştirilere maruz kalmaktadır. Eleştirenler, harflerin, sönük ve monoton olduğunu ve kullanıcının hayal gücü yoksunluğunu yansıttığını ifade ederler.  

Gabriola

İsmini Kanada adalarından birinden alan Gabriola yazı tipinin esin kaynağı müziktir. Tasarımcısı John Hudson, müzikteki bir melodinin, kendine has karakteri kaybetmeksizin çok çeşitli stillerde çalınabileceği fikrinden ilham almıştır. Her kümesi farklı tarzlarda karakterler içeren ve sekiz kümeden bu yazı tipi, aynı tipteki harflerin istenmeyen tekrarını engellemek için farklı türlerdeki karakterlerin birbirinin yerini almasına izin vermekte ve böylelikle kullanıcılara, çeşitli varyasyonlar oluşturma imkânı tanıyor.

Dyslexie

Kendisi de bir disleksik olan Hollandalı tasarımcı Christian Boer, bu yazı tipini, kolay ve doğru okuma açısında kendine yardım etmek için geliştirmiş. Disleksi adı verilen rahatsızlıkta insanlar harfleri tanımakta güçlük çeker, çünkü zihin ya harfleri döndürmekte ya da kelime içindeki sıralarını değiştirmektedir. Nihayetinde okumak ve yazmak, disleksik insanlar için oldukça zordur. Boer’in disleksikler için yarattığı çözümse alfabede yer alan harflerin farklılıklarını vurgulayarak bu farklılıkları, bir harfi ötekinden ayırmayı kolaylaştıracak şekilde netleştirmek oldu. Mesela Boer, harflerin tabanını bütüne göre kalınlaştırdı ve bu yolla, harflerin zihinde ters çevrilmesini engelledi. Yahut “j” harfinde olduğu üzere, bazı kısımları italikleştirdi, “a” harfinde olduğu üzere, harf başlangıçlarını genişletti. Boer’in kullanmış olduğu strateji yahut bu tip başka yöntemlerin, Dyslexie yazı tipini kullanan disleksikler için iyi işlediği kanıtlanmıştır.

Trebuchet MS

Vincent Connare, Trebuchet MS olarak bilinen yazı tipini yaratırken bazı yazı karakterlerinden ve ABD karayolu levhalarının yazı stilinden esinlendi. Connare, tasarımını tamamladıktan sonra bu yeni yazı tipi için aradığı ismi, bir bulmacada buldu. “Bir şahsı, ana kampüsten bir mil uzaklıktaki yeni kampüse mancınıkla (Trebuchet) fırlatabilir misin” sorusundan yola çıkan Connare, zihninde, internet üzerinden kelimeleri fırlatmaya niyetli bir savaş makinesinin imgelemini oluşturdu ve sonunda Trebuchet isminin, tasarımı için uygun olduğu kanaatine vardı.

Westminster

İster tasarım olsun ister tesadüf, bazı yazı tipleri, teknolojik talepleri karşılar niteliktedir. Leo Maggs, kendi yazı tipini, About the House isimli ve hedef kitlesi, Covent Garden Opera Binası’nın patronları olan bir dergi için yarattı. 1964 yahut 1965 yılında, Maggs’tan dergide yayınlanacak yazılardan biri için fütüristik bir tarz geliştirmesi istendi. Görevi yerine getirmek için yalnızca birkaç harf yaratması gereken Maggs, kendine tanınan zamanda alfabenin tamamını bitirdi ve Westminster’in temelini, klasik bir yazı tipi olan Gill Sans'ın oranları üzerine kurdu. Yazı tipleri üreten bir firma olan Letraset, Maggs’ın yaratmış olduğu karakterleri, ticari anlamda yaşamayacağı gerekçesiyle reddetmişti. Westminster’in, mucidine bir dizi telif hakkı kazandırarak büyük bir başarı elde etmesiyse fotoğraf dizgi şirketi Photoscript Ltd’nin bu yazı tipini kabulü sayesinde oldu. Nitekim 1993 yılında Maggs, Microsoft’un geliştirdiği yeni bir yazılım paketi için lisans hakkını firmaya devretmiş ve başarısını kanıtladı. Westminster yazı tipini popüler hale getirense modelleme sisteminin, banka çekleri üzerinde yer alan hesap numaralarına dayanması ve bu sayede makineler tarafından okunabilmesidir.

Bulmer

Ortaçağ ve modern dönem yazı tipleri arasındaki geçişin mihenk taşlarından biri olan Bulmer, William Martin tarafından, Boydell Yayınevi’nin, Shakespeare’nin folyo baskısını yazdırma amacıyla tasarlandı. İsmini, Martin’in 1790 yılında, tasarımı yaptığı matbaa firmasından alan Bulmer, günümüzde hâlâ kullanımda olan Baskerville yazı tipinin güncellenmiş ve geliştirilmiş bir türevidir.


Twitter'da Paylaş
0

YORUMLAR


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR