12 Maddede Büyücülüğün Kısa Tarihi
12 Ekim 2019 İnsan Liste Tarih

12 Maddede Büyücülüğün Kısa Tarihi


Twitter'da Paylaş
0

Modern witchcraft (büyücülük) ideolojisinin büyük kısmını eski dinlerin üzerine kurar. Bu canlanan inancın kökleri, insanların etrafındaki dünyayı manevi bir yapı olarak algılamaya başladıkları Taş Devri’ne dayanır. Aşağıda büyücülüğün tarihine, farklı kültürlerden etkilendiği inançlar ve ritüellere ulaşabilirsiniz:

1 Şamanizm elli bin ile on bil yıl önce ortaya çıktı. Şamanlar göçleri takip etmek, hastalıkları iyileştirmek ve kabilelerini kötü ruhlardan korumak için transa geçerlerdi. Birçok mağara resmi, bir hayvanın ruhu onları ele geçirmiş gibi duran, hayvan kostümleri içindeki şamanların dansını betimliyor.

2 Yerleşik hayata geçilmeye başlanınca Sümerler gibi eski medeniyetler ortaya çıktı. Çivi yazısı tabletlerin çevirisi aracılığıyla, Sümerlerin bir kısmı düşmanca davranan tanrılar ve ruhlar gibi çok çeşitli göksel varlıklara ve her insanın koruyucu bir ruha sahip olduğuna inandıklarını biliyoruz. Onların sihir sistemi, muska, büyültme ve şeytan çıkarma kullanarak karanlık ruhları toplamalarına, bağlamalarına ve kaldırmalarına izin veren bir istila olarak biliniyordu. “Çağırma” büyülerinden yararlanıyorlardı, muska ve şeytan çıkarma sayesinde ruhları toplayıp bağlayabildiklerine inanıyorlardı.

3 Eski Mısır’da rahipler Heka’nın kullanımında (Ka’nın yani ruhsal enerjinin harekete geçirilmesi) kendilerini geliştirdiler. Ka insanın kişiliğini içeren ruhun bir parçasıydı ve rahipler, tanrılarla etkileşime girmek, korunmak, hastaları iyileştirmek ve ölümsüzlüğü keşfedilmek için bu enerjiyi kullanabileceklerini düşünüyorlardı. M.Ö. 1069-653 yılları arasında Heka sanatı ebe ve hemşirelerce kullanılmaya başladı ve kadınlar ilk defa Ka’nın sırlarını keşfettiler.

4 Gizem kültleri antik Yunanistan'da (MÖ 1500-1100) ortaya çıktı ve sonunda Romalılar tarafından sürdürüldü. Bu gizli okullara girmeden önce öğrenciler kabul sürecinden geçiyorlardı. İnananlar, Yunanistan tanrılarının (Demeter, Dionysus ve Orpheus gibi) Bronz Çağı’nda insanlara sırlarını aktardıklarına inanıyordu. Bu sırlara şamanik yolculuk sanatı, tanrıları çağırmak, reenkarnasyon ve hatta ambrosia (yiyeni ölümsüzleştiren bir yemek) yapmak için gereken malzemeler dahildi.

5 Keltler M.Ö. 350 civarında, Druidler olarak bilinen bir rahip sınıfı oluşturdu. Doğaya tapan bu rahipler mensubu olduğu kabilenin öğretmenler, hakimler, astrologlar, şifacılar ve koruyucuları gibi davrandı. Panteistlerdi, yani yüce varlığın birçok yönüne saygı duydular (doğanın tanrıçaları ve tanrıları, ağaçlar ve taşlar gibi). Bütün ritüelleri reenkarnasyona dayanıyordu, iksirler yaptılar ve ortaçağ büyücülük kavramının temellerini attılar.

6 Hint-Avrupa büyücülüğünün bir başka dalı Anglo-Sakson kültüründe bulunabilir. İskandinav mitolojisine göre tanrı Odin rune’ların sırlarını insanlığa aktardı. Bu kutsal semboller iyileşmek, büyü yapmak, büyülü yapılar yaratmak ve insanları aldatmak için kullanılıyordu. Anglo-Saksonlar 6-8. yüzyılda dinlerinin Hıristiyanlaştırılmasından dolayı, kötülük tarafından yönetildiğine inanılan rune büyüsünü kullananlardan korkmaya başladılar.

7 Gnostisizm, Orta Doğu’da 100 yılında başlayan mistik bir dindi. Gnostikler maddi dünyanın doğası gereği kötü olduğuna ve ruh dünyasının temelde iyi olduğuna inanıyorlardı. Eski Ahit'in yaratıcı tanrısının yozlaşmış olduğunu ve kusurlu bir dünya yarattığını iddia ettiler. Bunun yerine, Hristiyanları gerçek tanrının içsel deneyimine ve mistik felsefeye yönlendirdiler. İdeolojileri bunu dinlerine hakaret olarak gören diğer Hıristiyan ve Yahudileri kızdırdı.

8 Gnostisizm daha sonra Kabala öğretisini etkiledi. Bu Yahudi mezhebi, tanrının yüce bilgisinin melekler tarafından beş bin yıl önce insanlarla paylaşıldığına inanıyordu. İlkeleri, Musa de Leon tarafından yazılmış Sefer Zohar (Aydınlığın Kitabı) adıyla bilinen kutsal bir metin olarak ortaya çıkana kadar nesiller boyunca sözlü gelenek yoluyla aktarıldı. Öğretinin takipçileri kutsallıkla birebir bağ kurmak için meditasyona yöneliyorlar., Kabala da gnostisizm gibi ilahi varlıklar, yaşam ağacı ve birçok kozmik alemden bahseder.

9 Erken ortaçağ dönemi boyunca Katolik Kilisesi pagan inancını nispeten hoşgördü. Bununla birlikte, Kara Ölüm’ün (1347-1349) ardından herkes paranoyaya kapıldı, vebanın yol açtığı ölümler Hristiyanların akıllarını karıştırdı, günahkârların kara büyüsü yüzünden o durumda olduğunu düşündüler. Böylece büyü ve mistisizm ile uğraşanlar karşı üç yüz yıl boyunca hor görüldü ve acı çektiler.

1401: Cadı Mahkemeleri İngiltere’de başladı ve büyücülükle uğraşan herkesin yakılacağı ilan edildi.

1487: Kramer ve Sprenger ünlü Malleus Maleficarum’u yayımladı, bu Hıristiyanları provoke etti, cadı avları başlattı.

1515: İsviçre, Cenevre’deki yetkililer beş yüz kişiyi suçlu bularak yaktılar. 

1526: İtalya’nın Como şehrinde büyücülük suçlamaları kaynaklı yaklaşık bin ölüm gerçekleşti.

1644: Kendini “cadıları bulan general” ilan eden Matthew Hopkins üç yüz kadına işkence edip onları öldürdü.

1692: Salem Cadı Mahkemeleri yüz elli kişiyi tutukladı, yirmi dokuzunu hapse gönderdi. Suçlananların on dokuzu asıldı. 

1400-1700 yılları arasında Fransa, İngiltere, Almanya ve Amerika gibi ülkelerde tahminen elli bin (yaklaşık %75’i kadın) şüpheli cadı idam edildi.

“The Burning Times” olarak bilinen dönemden sonra büyücülüğe dair uygulamalar kırsal kesimlerde hayatta kaldı. 

10 Okültizm cadı davaları süresince incelendi ve gizli topluluklar tarafından uygulandı. Entelektüeller ve akademisyenler antik mitoloji, Gnostisizm ve Kabala ile ilgili metinleri incelemeye başladılar. Masonlar gibi topluluklar astroloji ve simya gibi alanlarda yeni fikirler geliştirdiler.

11 1887’de İngiliz Altın Şafak Cemiyeti’de çok sayıda gizli eser bulunuyordu. Bu hermetik cemiyet kendini gizli öğretilere, metafiziğe ve paranormal faaliyetlere adadı. Günümüzdeki ritüel kavramı, 20. yüzyıl Batı okültizmi üzerinde büyük ölçüde etkisi olan Altın Şafak'tan ilham almıştır.

12 Wicca modern bir pagan dinidir. 20. yüzyılın ilk yarısında İngiltere'de Gerald Gardner tarafından geliştirildi. Altın Şafak'ın mistik geleneklerinin yanı sıra eski pagan öğretilerinden de yararlanır. Wiccanlar genelde reenkarnasyona, bazı sonuçları etkilemek için büyü kullanımına, başkalarına karşı ahlaki bir sorumluluğa inanırlar ve doğal döngüleri kutlayan festivalleri vardır. Wiccanlar çoğunlukla ana tanrıça ve boynuzlu tanrı gibi çeşitli doğa tanrılarına ibadet ederler. Bu iki tanrı bazen tek bir kutsal varlığın iki farklı tarafı olarak görülür. Herhangi bir topluluğun içine girmeden kendi başlarına ritüeller gerçekleştiren, kurallara bağlı kalmadan kendi yolunu belirleyenleri de vardır.

Çeviren: Aslı İdil Kaynar

(Ancient Code)


Twitter'da Paylaş
0

YORUMLAR


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR