19. Yüzyıl Çocuk Edebiyatındaki Fantastik Öğeler
4 Şubat 2020 Edebiyat İnsan

19. Yüzyıl Çocuk Edebiyatındaki Fantastik Öğeler


Twitter'da Paylaş
0

“Çocukların tek düşündüğü, kimsenin onlara haksızlık etme hakkının olmayışıdır. Siz ona haksızlık etseniz de sizi sever, ama bir daha asla aynı çocuk olmayacaktır. Hiç kimse uğradığı ilk haksızlığı hazmedemez.” – J.M. Barrie, Peter Pan

Fantastik edebiyatı, hatta masalı tanımlamak düşünülenin aksine zordur. Bir peri masalı her zaman perileri içermeli midir? Yoksa konuşan kedi ya da canavarlar yeterli midir? Bir fantastik hikâye sadece uydurulmuş bir ülkede mi olmalı, yoksa karakterler dünyamızla diğer dünyalar arasında gidip gelebilir mi? Bu fantastik dünya, bizim dünyamızda bulması imkânsız olan olağanüstü şeylerle mi dolu olmalı, yoksa sıradan şeyleri içeren alternatif bir dünya olabilir mi? Geçmiş, gelecek ve şimdiki zamana yapılan yolculuklar ne olacak? Bir karakterin rüyası olduğu ortaya çıkan dünyalar ne olacak? Kısacası, fantastik edebiyat ve masalların sınırlarını belirlemek oldukça zordur. Kesin olan tek bir şey vardır: Bu türler çocuklar tarafından çok rağbet görür. Ancak fantastiğin, çocukların dünyasında yer etmesi uzun zaman aldı ve tarihi çok karmaşıktır.

Çocuk edebiyatı tarihçileri her zaman şu iki gücün rekabet ettiğini gördü: Bir yandan realizm ve didaktizm, diğer yandan fantastik ve eğlence. Tarihçiler, didaktik edebiyatın 18. yüzyılda popüler olduğunu söylüyor, ancak 19. yüzyılın başlarında fantastik daha çok tutulmaya başlandı. İlk defa 1812’de yayımlanan Grimm Kardeşler’in masalları 1823’te İngilizceye çevrildi. Hans Christian Andersen’ın hikâyeleri 1830'larda ortaya çıkmaya başladı (ilk kez 1846'da İngilizceye çevrildi). Alice Harikalar Diyarında ise 1865’de yayımlandı. Bütün bu kitaplar "Altın Çağ"ın başlangıcı olarak ele alınabilir. Peter Rabbit (1902), J.M. Barrie'nin Peter Pan'ı (1904), Kenneth Grahame'in Söğütlerdeki Rüzgâr’ı (1908) ve Amerika'da L. Frank Baum'un Muhteşem Oz Büyücüsü (1900); 20. yüzyılda özellikle C.S. Lewis, J.R.R Tolkien, Philippa Pearce, Lucy Boston, Alan Garner ve Philip Pullman gibi yazarların önünü açtı.

18. yüzyılda ortaya çıkan fantastik çocuk edebiyatı, olağanüstü öğeleri içeriyordu. Bu türün en sevilen örneklerinden biri Charles Perrault’un 1690’larda yazdığı, İngilizceye 1729’da çevrilen masallardı. Bu masallar, fantastik öğelerin yanı sıra ahlak dersleri içeriyordu. Örneğin “Kırmızı Başlıklı Kız” büyümekte olan kız çocuklarını, onları takip eden ve tatlı dille kandırmaya çalışan “kurtlara” karşı uyarıyordu. Peri masalları bazı çevrelerce eleştirilmesine rağmen basılmaya devam etti. İngilizceye çevrilen masalların bazılarının içeriği üzerinde değişiklikler yapılarak çocuklara daha uygun hale getiriliyordu. Masal derleyicisi Richard Johnson birçok masala ahlaki ders ekleyerek onları önemli ölçüde değiştirdiğini kabul etti.

Aslında baştan beri, fantastik ile didaktizm arasındaki çizgi her zaman bulanık olmuştur ve bu durum 19. yüzyılda da devam etti. 18. yüzyılın ortalarında “yeni” çocuk edebiyatının öncüleri bile sözde akılcı ve öğretici kitaplarına fantastik unsurlar ekliyordu. Örneğin, John Newbery’nin Lilliputian dergisi (1751–52), çocukların kendilerini tuhaf yaratıklarla dolu tuhaf topraklarda bulduğu çeşitli yolculukları içeren masalları yayımlıyordu. Dergideki hikâyelerden biri bizi “Angelica” adında bir krallığa götürür. Burada herkesin üç gözü vardır ve gözlerden bir tanesi sağ ellerinin orta parmağında yer alır. Böylece birinin boğazına parmaklarını sokarak ne kadar ahlaklı olduğunu anlayabilirler. Başka bir hikâyede “Petula” adında bir yerden bahsedilir. Londralı yetim Polly harikulade kişiliği sayesinde buranın kraliçesi olur ve saf altın kaplama bir sarayda yaşamaya başlar. 

Bunların hepsi ahlakı konu edinen masallardır, tıpkı C.S. Lewis’in Narnia hikâyeleri ya da 20. yüzyılda yayımlanan, çocukların bir evrenden diğerine seyahat ederek birdenbire muazzam bir güç elde ettiği hikâyeler gibi. Alice’in Harikalar Diyarı ve Peter Pan’in Varolmayan Ülke’si, çocukluğun mekânsal temsilcileridir. Buraya yetişkinlerin girmesi yasaktır, burada çocuklar istedikleri (ve bir çocuk olarak yapmaları gereken) her şeyi yapabilirler. Varolmayan Ülke birçok oyunu, peri ve denizkızı gibi mistik varlıkları içinde barındırır. İşte bu, Peter Pan’in yazarı Barrie’nin “çocukluk” anlayışıdır. 

Grimm Kardeşler’in masallarını resimlendirmiş olan George Cruikshank 1853’te insanların alkol içmemesini öğütleyen dersler içersin diye peri masallarını tekrardan yazmaya koyuldu. Bu gibi değişiklikler Charles Dickens’ı öfkelendirdi, aynı yıl onları sahtekarlıkla suçlayan bir deneme yazdı (“Frauds on the Fairies”). Charles Kingsley’in yazdığı Su Bebekleri gibi eserlerde, çocuk fantastik türünün en fazla rağbet gören kitapları olmasına rağmen çok sayıda ahlak dersi vardı. Alice bile, farklı bakış açılarından bakıldığında didaktik görülebilir. Düşes ve Kraliçe gibi korkutucu figürler, ölüm ve türlü endişeler, bireyin zamanla kendini tanıması ve eğitmesi… Fantastik literatürün çoğu, empati ve Almanların “Bildung” (oluşum, kendi kendine eğitim) dediği benzer dersleri öğretmeyi amaçlamaktadır. Oscar Wilde’ın “Bencil Dev” isimli hikâyesinde çocukların yetişkinlerden öğrendiği kadar yetişkinler de çocuklardan öğrenir.

Fantastik edebiyatın 19. yüzyılda niçin bu kadar ünlendiği tam olarak bilinmiyor ancak başarısı, doğal olarak hızlı sosyo-ekonomik ve entelektüel değişimler ile bağdaştırılabilir. John Ruskin ve William Morris gibi reformcular, endüstriyel şehir insanının gelişmesinden pişmanlık duyarak bu Ortaçağ kültüründen beslenen türü desteklemiş olabilirler. Charles Dickens’a göre, “özellikle bu çağda peri masalları hakkettiği saygıyı görmelidir.” Kingsley’in Su Bebekleri isimli yapıtı, bir nevi Charles Darwin’in Türlerin Kökeni’ne bir cevaptır. Fantastik edebiyatın yükselişine ne sebep olursa olsun, iki şey açıktır: Birincisi, 19. yüzyılda okurlar çeşitli masal ve fantastik edebiyat kitaplarına ulaşabiliyordu; ikincisi, fantastik ve didaktik metinler birbirinden o kadar da farklı değildi. 

Çeviren: Aslı İdil Kaynar


Twitter'da Paylaş
0

YORUMLAR


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR