25. LGBTİ+ Onur Haftası'nda, Gökkuşağı Bayrağının Tarihçesi
20 Haziran 2017 Hayat İnsan Tarih

25. LGBTİ+ Onur Haftası'nda, Gökkuşağı Bayrağının Tarihçesi


Twitter'da Paylaş
0

Orlando’da yaşanan acı terör saldırısından sonra Gökkuşağı Bayrağı birlik ve beraberlik adına çok daha güçlü bir simge haline geldi. Ayrıca bu güçlü simge her yerde görülmeye başladı: balkonlardan sarkıyor, araba antenlerinden sallanıyor vb...
Orlando, Florida'daki bir gay gece klübüne düzenlenen vahşi saldırıdan sonra bütün dünyada güçlü bir dayanışma hareketi oluşmaya başladı. Gökkuşağı Bayrağı'nın dünyadaki tüm toplulukları birbirine bağlayan renkli çizgilerinin arkasında 40 yıllık üzücü bir geçmiş bulunuyor. 1970'lerin sonunda bayrağı yaratan Amerikalı eşcinsel aktivist Gilbert Baker'a göre, bayrağın cesur tasarımının ardında yatan fikir, Amerika Birleşik Devletleri'nin bağımsızlığının iki yüzüncü yıldönümünü kutladığı 1976'da ortaya çıktı. 1973'te Vietnam Savaşı'ndan çekilen ikiz travmaları ve Watergate skandalından sonra, 1974'te ABD Başkanı'nın istifasıyla dengesini kaybeden ABD, ulusal bir rahatsızlıktan yurtseverlik duygusu yaratmaya çalıştı. Bu ruhun çağrılmasında anahtar, basit geometrik şekiller altında psikolojik, siyasal ve toplumsal karmaşanın yoğunluğunu maskeleyen Yıldızlar ve Çizgiler'in (Amerikan Bayrağı) görüntüsüydü. Kaliforniya'da kamu görevlisi olarak seçilen ilk eşcinsel olan San Francisco Şehir Müfettişi Harvey Milk’e karşı fırtınalar esmişti. Harvey Milk ise, Baker'ı 1977'de eşcinsel topluluğu için eşi benzeri olmayan bir simge tasarlaması için cesaretlendirmişti. Baker o zamanlar şöyle bir cümle kurmuştu ki hâlâ doğrudur: “Bayraklar, iktidarı ilan etmek üzere.” 1970’lerin göz kamaştıran elbiseleri için cüzdanından daha büyük ve benzersiz tutkular duyan Baker, daha sonraki yıllarda kıyafet dikmede usta haline geldi ve bu yeteneğini politik afişler oluşturmak için kullandı. ABD bayrağının, sanatı ve modayı (Jasper Johns'ın sunduğu pahalı Pop Art tablolarından vahşi kot yamalarına kadar) kendiliğinden değiştirebilme yeteneğinden etkilenen Baker, alt alta çizilen çizgilerin aldatıcı basitliğinden simgesel olarak yararlandı. Baker ürettiği tasarımın, gay topluluğunun uzun zamandır iç içe olduğu acılı, dirençli bir logo ile rekabet etmesini sağlayacağının farkındaydı. Nazi toplama kamplarında, eşcinsellikleri yüzünden hapsedilen erkekler, kıyafetlerine yapışmış pembe bir üçgenle işaretleniyordu. İkinci Dünya Savaşı'nın bitiminden sonraki yıllarda, eşcinsel topluluklar dünya genelinde kendilerine iliştirilen pembe rozetlerini bir meydan okuma simgesine dönüştürerek gururla taşıdılar. Gene de Baker’ın zihninden Hitler ve Holocaust hayaletleri bir türlü çıkmıyordu. Eşcinsel topluluğunun tamamıyla kendine özgü oluşunun muhteşem bir amblem hak ettiğini düşünüyor, “Güzel bir şey lazım, bizden doğan bir şey" diyordu.

Düşünen Mavi Gökyüzü/ Bayrağın Geldiği Yer

Gazeteciler ve tarihçiler geçmişte bu bayrak için epeyce uğraşmış. 1978’de ise Baker gökkuşağını bayrağa dönüşme fikrini ortaya atmış. Hâlâ sıklıklıkla dile getirilen bir düşünce, gökkuşağı ile uzun zamandır gay ikonu olarak görülen aktris Judy Garland'ın görkemli aurası ve "Over the Rainbow" şarkısı arasında sıkı bir ilişki kuruyor. Başka yazarlar da güçlü ve açık renklerin (örneğin Oscar Wilde’nın cinsel yönelimini belirtmek için kullandığı yeşil karanfil gibi) yüzlerce yıldır eşcinselliğin göstergesi olarak kullanıldığını belirtiyor. Ancak Baker geçen yıl Modern Sanat Müzesine yaptığı konuşmada, kalıcı bir bayrak prototipi için gökkuşağının seçilmesinin daha yalın bir nedeni olduğunu söyledi: "Doğal bir bayrak. Gökyüzünden gelen.” Alman teologu Thomas Müntzer'in 15. yüzyılın sonlarından bu yana gökkuşağı bayrağını reformist vaazlarında dile getirmesinden beri, bu simge dini ve sosyal aktivistler tarafından daha çok dikkat çekmeye başlamıştı. 16. yüzyılda Alman Köylü Savaşı sırasında toplumsal değişim sözü vermek için simgenin başka bir versiyonu ortaya çıktı. 18. yüzyılda ise İngiliz-Amerikan devrimcisi ve İnsan Hakları konusunda etkili siyaset yazarı Thomas Paine, gökkuşağı bayrağının denizdeki tarafsız gemileri tanımlamak için uluslararası bir simge olarak kullanılması gerektiğini savundu. Bayrak, o zamandan beri Sri Lanka'da Budistler tarafından inançlarının birleştirici bir amblemi olarak dalgalandırılıyor. Kızılderililer tarafından ise manevi liderleri Meher Baba'nın geçişini her yıl 31 Ocak’ta anmak için kullanılıyor. Ve 1961'den beri de uluslararası barış hareketi üyeleri bayrağı tutuyor.

Renklerin Gücü

Baker'ın gökkuşağı bayrağı sekiz renkten oluşuyordu. Uluslararası LGBT topluluğunun simgesi olarak tanınan bayraktaki her rengin bir anlamı var: Sıcak kırmızı pembe bir tabaka cinselliği, kırmızı yaşamı, turuncu iyileşmeyi, sarı güneş ışığını, yeşil doğayı, turkuaz sihri, indigo huzuru ve alttaki menekşe ruhu temsil eder. 1978 yılında San Francisco’nun aşağısındaki United Nations Plaza’da ilk kez dalgalanan bayrağın sekiz çizgili versiyonu, 30 kişiden oluşan bir ekip tarafından dikilmiş. Daha sonraki yıllarda yaşanan hazin olaylar ve cinayetler sonrasında ise gökkuşağı bayrağı talebi, onur törenlerinde ve LGBT hakları onuruna düzenlenen gösterilerde kullanıldıkça yaygınlaştı. Bu arada çeşitli nedenlerden, Baker önce üst pembe bandı (kaynağını belirlemenin zor olduğu belirtilen bir pigment) ve ardından da turkuazı (simetri nedeniyle) kaldırdı. 1994 yılında, Greenwich Köyü'ndeki 1969 Stonewall ayaklanmasının (gay kurtuluş hareketinin önemli bir ânı) 25. yıldönümü için New York'un sokaklarında dalgalanan bir mil uzunluğundaki bayrak, şimdiye kadar üretilen en uzun Gökkuşağı Bayrağı olarak belleklere kazındı. Şimdilerde ise bayrak artık her yerde. 12 Haziran’da şimdiye kadar Ukrayna'da düzenlenen ilk büyük gay onur mitinginde dalgalandı. 24-26 Haziran 2015 tarihleri arasında, Londra Onur Haftası kutlamaları için İngiltere Parlamentosu'nda ilk kez dalgalandı. Yine 2015 yılında Facebook, Birleşik Devletler Anayasa Mahkemesi kararı sonrasında, aynı cinsiyetteki evlilik ülke çapında yasallaştığında bir gökkuşağı filtresi oluşturdu. Ancak Rusya, Ortadoğu ve Orlando'daki olaylar bunun yalnızca kutlamaya yönelik bir bayrak olmadığını bir kez daha hatırlatıyor. Tasarımı görünüşte cesurca olmasına rağmen, gökkuşağı bayrağı çoğu kez acıyla sarkıtılıyor. Bayrağın yaratılmasının 20.yılında Baker, “Bayraklar, insanların ruhundan koparılıyor”diyor.

Çeviren: Ezgi Kaplan

(BBC Culture)


Twitter'da Paylaş
0

YORUMLAR


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR