Agop Koçeoğlu’nun kışlık konağı Atlas Pasajı

Agop Koçeoğlu’nun kışlık konağı Atlas Pasajı


Twitter'da Paylaş
0

Sultan Abdülaziz’e olan yakınlığıyla bilinen Agop Koçeoğlu, Sultan'ın olası ziyaretlerine karşılık dış ve iç süslemeye oldukça önem vermiş. Binanın görkemli cephesine karşılık iç tasarımında da özenli süslemeler görülür.
Sultan Abdülmecit ve Abdülhamit döneminde Galata ve Pera civarında yatırımların artması, Levanten bankerlerin bölgeye yerleşmesiyle caddelerin siluetini değiştirecek sivil yapılar inşa edildi. İstiklal Caddesi üzerinde inşa edilen Agop Koçeoğlu’nun konağı bunlardan biri. Ermeni Katolik banker Agop Koçeoğlu’nun 1870 yılında inşa ettirdiği kışlık konak, bugün Atlas Pasajı olarak kullanılıyor. Paolo Girardelli’ye göre, Agop Efendi binayı Roma’daki Palazzo Farnesse’yi örnek olarak tasarlatmış. atlas-pasajji İstiklal Caddesi üzerindeki binaların bugünkü görünümlerini almaları 1870 yılındaki büyük Beyoğlu Yangını’ndan sonra geliştirilen imar faaliyetlerine dayanıyor. 5 Haziran 1870’te çıkan yangında Beyoğlu ve Galata bölgesinde yaklaşık beş bin yapı kül olurken yüzlerce insan yanarak ölmüş. Osmanlı döneminde yangınların önlenememesi büyük sorun haline gelmiş. Kent tarihini yok eden yangınları önlemek için sigortacılık sistemi kurulmuş, yapı inşasında köklü değişikliklere gidilmiş. Yangından sonra inşa edilen yapılarda malzeme değişikliği yapılmış, ahşap yerine taş ve demir döküm kullanılmış. Bölgenin siluetinin neredeyse tamamını değiştiren yangından sonra dayanıklı malzeme kullanılarak anıtsal sivil mimari örnekleri verilmiş. Sultan Abdülaziz’e olan yakınlığıyla bilinen Agop Koçeoğlu, Sultan'ın olası ziyaretlerine karşılık dış ve iç süslemeye oldukça önem vermiş. Binanın görkemli cephesinin yanında iç tasarımında da özenli süslemeler görülür. Binanın ikinci katının tavanlarında yüzyıl sonlarına doğru İstanbul’a gelen Fransız ressam Hippolyte Dominique Berteaux’nun benzersiz fresk çalışmaları var. Binayı ziyaret edenlerin bugün de görebilecekleri freskler büyük salonda bulunuyor. Dört elementi konu alan fresklerin isimleri, “Su”, “Hava”, “Toprak” ve “Ateş”. “Grand’Rue de Pera” adıyla bilinen bina, İstiklal Caddesi’nde yangından sonraki anıtsal yapılarıyla yeni kimliğine kavuşurken değişime de uğramış. Elçilik ve kamu binaları dışında özel mülkiyete verilen binalarda çeşitli üslupların temsili görülür. Zamanın ihtiyaçlarına ayak uydurabilmek için Agop Koçeoğlu binanın mimarisinde değişiklikler yapmış. Konağa bitişik blok eklenmesini istemiş. Aynı dönemde Sultan Abdülaziz’e özel bir daire ayrıldığı da bilinir. Agop Koçeoğlu’nun kışlık konağının giriş katının at ahırı olarak kullanıldığı, daha sonraysa at cambazhanesine çevrildiği biliniyor. atlasbinasi-1 1882 yılında yaşamını yitiren, Koçeyan olarak da bilinen Agop Koçeoğlu, ölmeden önce binayı Vosgeperan Ermeni Kilisesi’ne devretmiş. 1938-1939 yıllarında binayı Aziz ve Ahmet Borovalı kardeşler satın alınca bina bir süre Borovalı Han olarak anılmış. 1948 yılında modern tiyatro, bale, opera gibi sanatsal etkinliklere ev sahipliği yapan binada dönemin, Balkanların en büyük sineması olarak bilinen Atlas Sineması yapılmış. Zamanla kültürel etkinliklere ev sahipliği yapan İstiklal Caddesi’nde filmlerin tam zamanında başlamasıyla ünlenen Atlas Sineması, Pera’nın önemli bir simgesi haline gelmiş. 1950 yılında binanın ilk katı tiyatro haline getirilmiş. Bu sıralarda Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğü’nden ayrılan Muhsin Ertuğrul’un da tiyatro topluluğu kurma düşüncesi vardı. Kâzım Taşkent ve Vedat Nedim Tör’ün desteğiyle binanın ilk katında 295 koltuklu tiyatro inşa edilmiş. Sahnesi küçük, izleyici koltuğu az olduğu için Muhsin Ertuğrul tiyatroya ve topluluğa “Küçük Sahne” ismini vermiş. Yıllar sonra aynı isimle anılan Küçük Sahne, birçok tiyatro oyuncusunun yetişeceği bağımsız bir tiyatro okulu haline gelmiş. 2010 yılında Devlet Tiyatroları ile birlikte kullanılan sahnede tiyatro topluluklarının çektiği sıkıntılar üzerinde durulmuş, sorunlara dikkat çekici etkinlikler yapılmış. Sitenin içinde yer alan Atlas Pasajı, sinemanın yapıldığı sıralarda hediyelik eşya satan dükkânların ilgi görmesiyle markalaşmış. Dönemin lüks hediyelik eşya ihtiyacına karşılık veren pasaj çok sık ziyaret edilirmiş. Pasajdaki Kulis isimli bar dönemin belki de ilk Amerikan Barı olma özelliğini taşımış. Sık sık ünlü oyuncu, yazar ve sanatçıların uğradığı Kulis, kısa zamanda entelektüellerin vakit geçirdiği bir sosyalleşme mekânı haline gelmiş. Aliye Berger, Füreya, Edip Hakkı, Özdemir Asaf, Cahit Irgat, Gülriz Sururi, Engin Cezzar, Dürnev Tunaseli, Erol Günaydın, Sait Faik, Sadri Alışık, Ümit Yaşar, Çetin Altan, Yaşar Kemal, Kulis’e sık sık uğrayanlar arasında. Zamanla el değiştiren bina, 1960’lı yıllarda Banker Kastelli tarafından satın alınmış. Bu dönemde Anıtlar Yüksek Kurulu’ndan izin alınarak ana binaya ek olan B Bloğun yanına üç katlı inşaat yapılmış. Bina 1971 yılında “Birinci Derecede Eski Eser” kapsamına alınarak Maliye Hazinesi’ne devredilmiş. Osmanlı Devleti’nin son dönemlerinde Batılılaşmayla birlikte gelişen cephe mimarisinin ve iç tasarımın başarılı örneklerinden biri olan Atlas Pasajı, hâlâ birçok kültürel etkinliğe ev sahipliği yapıyor. atlas-pasaji-ikinci-kat atlas-pasaji-11

(Kaynak: Brendan Freely - John Freely, Galata, Pera, Beyoğlu: Bir Biyografi, Çeviren: Yelda Türedi, YKY, 2015)


Twitter'da Paylaş
0

YORUMLAR


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR