Antik Sümerler Hakkında Bilmediğiniz 9 Çarpıcı Gerçek
22 Eylül 2019 Liste Tarih

Antik Sümerler Hakkında Bilmediğiniz 9 Çarpıcı Gerçek


Twitter'da Paylaş
0

MÖ 4000 civarında şimdi güney Irak’ın bulunduğu Dicle ve Fırat nehirleri arasındaki güneşten kavrulmuş topraklarda antik Sümer kültürü ortaya çıktı. Bu esrarengiz Mezopotamyalılar en çok dünyanın günümüze ulaşan en eski yazı sistemi olan çivi yazısını bulmalarıyla tanınmışlarsa da aynı zamanda coşkun bir dini ve edebi gelenek tesis etmiş ve kamu yönetimi, matematik, şehir planlama ve tarım gibi alanlarda öne çıkmışlardır. İşte tarihin bilinen en eski uygarlıklarından birine ait dokuz büyüleyici gerçek.

1. En büyük Sümer şehirlerinden birinin nüfusunun 80.000 kişi olduğu sanılmaktadır.

GettyImages-96160465-E

Mezopotamya’ya yerleşen Sümerlerin kökeni hâlâ tartışılmakla birlikte arkeolojik belgeler yaklaşık bir düzine kadar şehir-devlet kurduklarını ortaya koyuyor. Bu şehirler genellikle piramit şeklinde ve Sümer dinine özgü bir tapınak olan Ziggurat’ın etrafında genişleyen ve duvarlarla çevrili metropollerdir. Başlıca Sümer şehir devletleri Eridu, Ur, Nippur, Lagash, Kish, ve en eski ve yaygın yerleşimlerden biri olan Uruk’tur. Zengin bir ticaret merkezi olan Uruk’un çevresinde uzunluğu altı mili bulan savunma duvarı vardı ve nüfusu 40.000 ile 80.000 arasında değişiyordu. MÖ 2800 civarında dünyanın en büyük şehri Uruk’tu.

2. Sümer krallarından biri kadındı.

GettyImages-567939031-E

Antik Mezopotamya ile ilgili en önemli bilgi kaynaklarından biri adına “Kral Listesi” denen ve Sümerlerin en eski krallarının isimleriyle saltanat sürelerini gösteren kil tabletlerdir. Bu listeler hem tarihe ışık tutacak gerçekler hem de mitlerle dolu olsa da –örneğin ilk krallardan birinin 43.200 yıl yaşadığı söylenmektedir– Sümerlerin tek kadın hükümdarı Kubaba’nın ismi de geçmektedir. MÖ 2500 civarında Kish şehir devletinde tahta çıkan Kubaba’nın nasıl yönetimi ele geçirdiği ya da saltanatı hakkında çok az bilinmekle birlikte “Kish’in temellerini sağlamlaştırdığı”ndan ve soyunun 100 yıl süren saltanatından söz edilir.

3. Sümer şehir devletleri sık sık birbirleriyle savaşırdı.

GettyImages-122222046-E

Ortak bir dil kültürel değerlere sahip oldukları halde Sümer şehir devletleri neredeyse daima savaş halindelerdi ve bu savaşlar sonucu değişik hükümranlık ve krallık soyları başa geçerdi. Bu mücadelelerin ilki MÖ 2450 civarında Lagas kralı Eannatum’un bir sınır savaşında, başka bir şehir devleti olan Umma’yı mağlup etmesiyle sonuçlandı. Eannatum’un yönetiminde Lagash bütün Sümer’i ele geçirdi fakat tarihi boyunca Mezopotamya’da hüküm süren birkaç şehir devletinden sadece biriydi. Kendi içlerindeki bu mücadele pek çok askeri ilerlemeyi beraberinde getirdiyse de Sümerleri dış güçlere karşı savunmasız bıraktı, Elamlılar, Akadlar ve Gutlar tarafından sık sık saldırıya uğradılar ve fethedildiler.

4. Sümerlerin biraya düşkünlüğü meşhurdu.

GettyImages-173157617-E

Yazıyı, tekerleği, sabanı, yasaları ve edebiyatı icad etmelerinin yanı sıra Sümerler tarihteki en eski bira üreticileri olarak da bilinir. Arkeologlar MÖ dördüncü binyıla kadar dayanan Mezopotamya bira üretimine dair kanıtlar bulmuşlardır. Kullandıkları mayalama tekniği hâlâ bir sır olmakla birlikte tercih ettikleri koyu kıvamlı biranın arpa esaslı bir karışımdan yapıldığı anlaşılmaktadır ve bu bira o kadar yoğundur ki ancak özel bir çeşit kamış ile içilebilmektedir. Sümerlerin “Ninkasi”adında bir mayalama tanrıçası bile vardır ve adına yazılmış methiyelerde kendisinden “maltı sulayan ve toprağı kışkırtan” olarak bahsedilmektedir.

5. Çivi yazısı 3000 yıldan fazla kullanılmıştır.

Bill_of_sale_Louvre_AO3765-E

Sümerlerin çivi yazısını icadı MÖ 3400’lere kadar gitmektedir. Bu yazının en gelişmiş hali, kâtiplerin sözcük ve heceleri ıslak kil tabletler üzerine sivri uçlu kamışlarla yazdıkları birkaç yüz karakterden oluşur. Bu tabletler daha sonra fırınlanır veya kuruması için güneşte bırakılırdı. Sümerler çivi yazısını ilk olarak hesap tutmak, ticari işlemleri kayıt altına almak gibi gündelik işler için geliştirdiler fakat zamanla şiirden, tarihe, hukuktan edebiyata kadar her alanda kullanılan bir yazı sistemine dönüştü. Yazı pek çok dile çevrilebildiği için izleyen binyıllarlar boyunca değişik kültürler tarafından da kullanıldı.

6. Sümerler çok seyahat eden tüccarlardı.

GettyImages-152204325-E

Anayurtları kereste, taş ve minerallerden yoksun olduğu için Sümerler tarihin en erken deniz ve kara ticaret ağlarını yaratmışlardır. En önemli ticari ortakları bakır ticaretinde bir tekel konumunda olan Dilmun Adası (şimdiki Bahreyn) idi fakat tüccarlar sedir ağacı almak için Anadolu ve Lübnan’a, altın ve kıymetli taşlar içinse Umman ve Hint Vadisi’ne aylar süren seyahatlere çıkarlardı. Özellikle mavi renkli bir değerli taş olan lapis lazuliye çok meraklılardı ve bu taşı satın almak için Afganistan’a kadar gittiklerine dair belgeler mevcuttur. Tarihçilere göre Sümerlerin “Magan” ve “Meluha” diye adlandırdıkları iki ticari yer Mısır ve Etiyopya olabilir.

7. Gılgamış Destanı’ndaki kahraman muhtemelen gerçek bir Sümer tarihi figürüydü.

GettyImages-122315015-E

Mezopotamya edebiyatının en üstün örneklerinden biri 3000 satırlık bir şiir olan Gılgamış Destanı’dır. Bu destanda orman canavarıyla savaşan ve sonsuz yaşamın sırrını arayan bir Sümer kralının maceraları anlatılır. Bu kahraman Herkülvari güçleri olan bir yarı tanrı olarak tasvir edilmesine ragmen tarihçilerin çoğu onun Uruk şehrinin beşinci hükümdarı olan gerçek bir kral olduğuna inanmaktadır. Tarihi Gılgamış figürü Sümerlerin “Kral Listesi”nde de yer alır ve MÖ 2700 civarında yaşadığı sanılmaktadır.

8. Sümer matematiği ve ölçü birimleri günümüzde hâlâ kullanılmaktadır.

iStock_000005828915_Large-E

Bir dakikanın altmış saniye ve bir saatin de altmış dakikaya eşit olduğu zaman ölçümünün kökeni antik Mezopotamya’ya dayanır. Bunun gibi nasıl ki modern matematik on sayısına dayanan bir ondalık sistemse, Sümerler de 60’lı gruplamalara dayanan altmış tabanlı bir yapı kullanırdı. Kolayca bölünebilen bu system daha sonra Babilliler tarafından uyarlanarak ay ve yılın süresini belirleyen astronomik hesaplarda kullanıldı. Sümerlerin altmış tabanlı sistemlerinin diğer kalıntıları günümüze dairenin 360 derece ve bir uznluk ölçüsü olan foot ‘un 12 inch olması gibi uzamsal ölçümlerle de ulaştı.

9. Sümer kültürü 19. yüzyıla kadar tarihin derinliklerinde kalmıştı.

SumerianArt-E

Mezopotamya’nın MÖ ikinci binyılda Amorlar ve Babilliler tarafından işgal edilmesinden sonra Sümerler yavaş yavaş kültürel kimliklerini yitirdiler ve politik bir güç olarak da sona erdiler. Onların tarihlerine, dillerine ve teknolojilerine ait tüm bilgi –hatta isimleri bile- unutulmuştu. Sırları 19. yüzyıla kadar Irak’ın çöllerinde gömülüydü. Ta ki Fransız ve İngiliz arkeologlar antik Asurlular hakkında belgeler araştırırken Sümer sanat eserlerine rastlayıncaya kadar. Daha sonra Henry Rawlinson, Edward Hincks, Julius Oppert ve Paul Haupt gibi bilginler Sümer dilini ve çivi yazısını deşifre etmek için öncülük ettiler ve böylelikle tarihçilere erken Mezopotamya’nın kayıp tarihi ve edebiyatını gün ışığına çıkarma imkanı sağlamış oldular. O zamandan beri arkeologlar Sümer resmi, şiiri ve heykel sanatıyla ilgili pek çok parçayı ve 500.000 civarında kil tableti yeniden keşfettiler  ki bunların çok büyük bir kısmı henüz çevrilmemiştir.

(History.com)


Twitter'da Paylaş
0

YORUMLAR


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR