Ayasofya'ya İçerden Bakmak

Ayasofya'ya İçerden Bakmak


Twitter'da Paylaş
0

İstanbul’un en ünlü mekânlarından, tarihi yapılarından biridir Ayasofya. Doğu ile Batı’nın sınırında kurulu, kubbe ve minarelerle dolu İstanbul, James Bond yazarı Ian Fleming’in en sevdiği şehirdi. Rusya’dan Sevgilerle, Dünya Yetmez ve Skyfall gibi Bond filmlerinin bazı sahneleri İstanbul’da çekilmişti. 160318161330_ayasofya_640x360_getty_nocredit İstanbul'un eski anıtları içinde en ünlülerinden biri Ayasofya’dır. 80 yıldır müze olarak kullanılan Ayasofya daha önce de 1400 yıldan fazla ibadet merkezi olarak hizmet görmüştü. Bizans İmparatoru 1. Jüstinyen’in emriyle 537 yılında kilise olarak kurulmuştu bu yapı. Jüstinyen, Roma döneminin eserlerini aşan bir yapıt bırakmak istiyordu geride. Kilise bitip de içine ilk girdiğinde imparatorun, “Ah Solomon! Seni geçtim,” dediği söylenir. 160318160738_ayasofya_640x360_getty_nocredit 1453’te Fatih Sultan Mehmet İstanbul’u Bizanslılardan aldığında Ayasofya hâlâ dünyanın en büyük yapısıydı. Fetihten sonra hemen camiye dönüştürüldü. Daha sonra yanı başında kurulan Sultanahmet Camii için de esin kaynağı oldu. Şimdi de Ayasofya’nın tek tek bölümlerini dolaşalım.

İmparator Kapısı

160318160316_ayasofya_640x360_bbc_nocredit Ayasofya’nın en büyük kapısıdır. Bizans imparatorları ve yakınları bu kapıdan girermiş kiliseye. Bir söylentiye göre, Nuh’un Gemisi’nden arda kalan tahtalardan yapılmış. İmparator Heraklius’un yedinci yüzyılda Doğu Anadolu’ya bu gemiyi aramaya gittiği bilinir. Kapının üstünde Ayasofya’nın en güzel mozaiklerinden birini, her şeye kadir İsa mozaiğini görürsünüz.

Omfalyon

160318160520_ayasofya_640x360_getty_nocredit Bizans imparatorları bu yuvarlak mermer alanda taç giyme törenini yapardı. Dördüncü yüzyılda Roma İmparatorluğu Doğu ve Batı Roma olarak ikiye ayrıldıktan sonra Bizanslılar kendilerini antik Roma’nın doğal temsilcisi olarak görüyordu. Bölünmeden sonra doğudaki Bizans, Batı Roma’dan bin yıl daha uzun ömürlü olmuştu.

Mozaikler

160318160606_ayasofya_640x360_getty_nocredit Ayasofya’nın üst bölümlerinde muhteşem mozaikler yer alır. En etkileyicilerinden biri, 11. yüzyıldaki İmparatoriçe Zoe’nin portresidir. İlk evliliğini 50 yaşında yapan Zoe’nin üç kocası olmuştu. İlk kocasının zehirlenerek öldüğü ve aynı gün ikinci kocasıyla evlendiği söylenir. Mozaikler her yeni kocaya göre değiştirilmiştir.

Kubbe

Ayasofya’nın mimari olarak en büyük mirası kubbesidir. Kubbenin öncellerinden çok daha büyük ve yüksek olması hedeflenmişti. 558’de bir depremde kubbe tümüyle yıkılmıştı. 40 destekle destekli kubbede bugün Kuran’daki Nur Suresi’nden bir ayet görürsünüz. 160318160648_ayasofya_640x360_getty_nocredit

Sultan Locası

Osmanlı döneminde Ayasofya külliyeye dönüştürüldü. Binaya yapılan önemli eklemelerden biri 18. yüzyılda kurulan Sultan Locası’ydı. Padişah kimseye görünmeden burada ibadet edebiliyordu.

Terleyen Sütun

160318161151_ayasofya_640x360_getty_nocredit Ayasofya bugün ibadet için kullanılmasa da 1. Jüstinyen zamanından kalma bir batıl inanç yaşamaya devam ediyor. Efsaneye göre, ‘terleyen sütun’un bakır kısmındaki küçük deliğe baş parmağınızı soktuğunuzda parmağınız ıslak çıkarsa tüm hastalıklarınızdan kurtulmuş olursunuz.

Kaynak: BBC Türkçe


Twitter'da Paylaş
0

YORUMLAR


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR