Aydın Öztürk • İlham
28 Aralık 2016 Öykü

Aydın Öztürk • İlham


Twitter'da Paylaş
0

“Tamam şu anda yoğunum, yoğunum işte, seni sonra ararım, oldu mu, hadi kapatıyorum.” No tuşuna basmamla yeniden çalması bir oluyor telefonun. Canım. “Canım, beş dakika sonra sana döneyim mi, tamam mı, hadi görüşürüz.” Ne oluyor bu insanlara be, sıraya girmiş beni arıyorlar. Tepemdeki martı topluluğu müthiş bir gürültü koparıyor, handiyse başımı gagalayacaklar. Bu kadar mı aç hayvancağızlar. Elimdeki dişlenmiş simidi onlara fırlatıyorum. Simit yere düşmüyor. Havada tam bir curcuna. Kavşak ışıkları yanıp sönüyor. Ama bu sinyalizasyon sükûneti sağlamış değil. Korna seslerine az sonra bir polis sireni karışıyor. Yoksa ambulansınki mi. Bu ses hep heyecanlandırmıştır beni. Hep koşasım gelmiştir duyunca. Nereye ama. Hayalimdeki filmde bu dalgalı sesi doyasıya kullanmak isterim. Arabamda hep dinlediğim bir şarkının dibinde de duyuluyor bu hüzünle inip kalkan ses. Şarkıyı yalnızca bunun için dinlediğimi biliyorum. Sanırım kaza olmuş. Polis araçları kavşağı açmaya çalışıyor. Arabalar peş peşe, kuyruğun sonu görünmüyor. Arabalara yol veren canlılara döndük. Hiç yol istediğimiz yok, bunu yadırgadığımız da. Şehri tasarlayanlar, tahmin edememiş demek makinelerin çoğalıp bizi boğacağını. Yetmiyor işte azgın makinelere, daha fazla yer açmamız isteniyor. Kargaşanın arasından geçiyorum. Bu insanların toplaşması da bir tuhaf. Alt tarafı iki arabanın demiri ya da plastiği birbirine vurmuştur. Ama işte olay yeri kalabalıklaşıyor hemen. Polislerin önce olay yerinin etrafını bantlarla çevirmeleri gerçekten çok isabetli. Böyle yapılmadığında insanın işini yapmasına izin vermezler. Sokağın bakkalı, manavı, işportacısı ayakuçlarında olay yerini görmeye çalışıyor. İşinize baksanıza arkadaşım, diyesim var. Olay mı veriyor ekmeğinizi. İnsanlar geçinmek için didinirken demek sıkılıyorlar, diye düşünüyorum. Olay istiyorlar demek. Tekdüzelikten sıkılıyor insancağızlar. Ben de, sanki işim gücüm yok, insanları anlamaya çalışıyorum. Her şeyim tamamdı, bir insanları anlamam eksik. Uzaklaşıyorum olay yerinden. Sokağın derinliklerine girdikçe sessizleşiyor ortalık. Bir anda irkiliyorum, aklımdakine ne oldu. Gelen iki telefonu uğruna kapattığım ilhamıma ne oldu? Onu korumak içindi her şey. İçeriye geçip kanepeye uzanıyorum. Yok. Az önce buradaydı oysa.

Twitter'da Paylaş
0

YORUMLAR


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR