Batı'yı Şekillendiren Esrarengiz Bir Din: Zoroastrianizm
13 Eylül 2017 Kültür Sanat Tarih

Batı'yı Şekillendiren Esrarengiz Bir Din: Zoroastrianizm


Twitter'da Paylaş
0

Zoroastrianizm (Zerdüştlük) Star Wars ve Game of Thrones gibi büyük yapımları etkilemiştir. Voltaire, Nietzche ve Freddie Mercury gibi kişiler ise onu bir ilham kaynağı olarak belirtmiştir. Peki, Zoroastrianizm (Zerdüştlük) nedir? Joobin Bekhrad bu soruyu açıklığa kavuşturuyor.
“Biz” ve “onlar” çatısı altındaki tartışmalar, Batı’nın İran ile ilişkili politikalarında uzun zamandır egemenliğini sürdürüyor. Hristiyanlık, Birleşik Devletler ile Avrupa'nın değerlerini ve yapısını sıklıkla tanımlamasının yanında, bu değerleri Orta Doğu’nun “öteki” değerleriyle karşılaştırıyor.  Ancak, hâlâ bugün bile etkisini gösteren Zerdüştlük, Batı ideallerinin, inançlarının ve kültürünün aslında İran köklerine dayanabileceğini öne sürüyor. Araştırmacılar, Farsça’da Zartosht, Yunanca’da Zoroaster olarak bilinen Antik İranlı düşünür Zarathustra'nın (Zerdüşt) MÖ. 1500-1000 arası yaşadığına düşünüyor. Zarathustra'dan (Zerdüşt) önce, antik çağlarda yaşayan Persler Hinduizm olarak bilinen Hint-Aryan dininin bir kolu eski İran-Aryan tanrılarına inanıyorlardı. Zarathustra (Zerdüşt) bu dini kınadı ve tek bir tanrının tapılması gerektiğini, o tanrının Bilgelik Tanrısı olan Ahura Mazda olduğunu duyurdu. Böylece, Zarathustra (Zerdüşt) İranlılar ve Hint-Aryan dinine inananlar arasında büyük bir ayrıma neden oldu ve ilk tek tanrılı inancı insanlıkla tanıştırdı. [caption id="attachment_38821" align="aligncenter" width="800"] Zerdüşt, yaklaşık MÖ 1500-1000 yılları arasında yaşamıştır; ancak bazı kaynaklar, Pers İmparatorları Büyük Cyrus ve Darius I'in çağdaşı olabileceğini da öne sürüyor.[/caption] Zerdüştlüğün tarihteki ilk tek tanrılı din olabilme ihtimali yüksek çünkü Zerdüştlük başta Yahudilik, Hristiyanlık ve İslam gibi öteki büyük dinlerde var olan cennet  ve cehemnnem kavramlarını onlardan önce kullanmış. Cennet, cehennem, kıyamet günü, melek ve şeytan gibi kavramlar Zarathustra'nın (Zerdüşt) öğretilerinden ve o kavramlardan ilham alan Zerdüştlük edebiyatının daha sonraki prensiplerinden türemiş. Şeytan düşüncesi bile asıl olarak Zerdüştlükten geliyor. Aslında Zerdüştlük, iyilik ve ışığın temsilcisi olan Tanrı (Kutsal Ruh, Spenta Manyu) ve karanlık ile kötülüğe hükmeden Ahriman arasındaki mücadeleye dayanıyor. İnsan ait olduğu tarafı seçmek zorunda kaldığında, bu din sonunda Tanrı’nın galip geleceğini, cehennem ateşini kınayanların bile Cennet nimetlerinden faydalanacaklarını söylüyor. Zerdüştlük bügün İran’da bir azınlık dini ve dünya geneline de yayılıyor. Zerdüştler İran, Yezd’deki gibi ateş tapınaklarında ibadet eder. Düalist bir yaklaşıma vurgu yaparak, ateş ile suyun saflığın iki yüzü olduğuna ve ritüel bir temizlik için gerekli olduğuna inanır . Bunun gibi birçok Zerdüşt geleneği İran kültürünü hâlâ desteklemeye devam ediyor. Bu geleneklerin özellikle Batı Avrupa’da kayda değer bir etkisi de söz konusu. [caption id="attachment_38818" align="aligncenter" width="800"] Zoroaster Tapınağı, Yezd, İran. Zerdüştler ateş ve suyun, saflığın ikizi olduğuna ve ritüel temizlik için gerekli olduğuna inanır.[/caption] Dante’nin İlahi Komedya’sından yüzyıllar önce, Ardavirafname adlı metin cennet ve cehennem yolculuğunu göz alıcı detaylarla tasvir eder. Peki, Dante MS 10. yüzyılda son halini alan kozmik Zerdüşt gezgin’in anlattıklarından haberdar olmuş olabilir mi? Bu soruyu cevaplamak şimdilik mümkün değil, çünkü iki eserin benzerliği anlaşılamıyor ve öne sürülen hipotezlerden ilerisine gidilemiyor. Öte yandan, Batı’da Zerdüştlük izleri 16. yüzyıla kadar gidiyor. 16. yüzyılda yapımı bitirilen Raphael’in Athena Okulu’nda İranlı düşünür ya da peygamber olarak lanse edilen Zarathustra’nın elinde bir küre tutmuş durumda figürü bulunuyor. Benzer şekilde, 17. yüzyıl sonları ile 18. yüzyıl başlarında Almanya’da simyacılık üzerine yazılmış olan The Clavis Artis Zarathustra’ya atfedilmiş olup onu Hristiyanlığa yaklaştıran birçok tasvire de yer vermiştir. Londra Üniversitesi’nde Afrika ve Doğu Çalışmaları okulunda çalışan Ursula Sims-Williams, “Zoroaster özellikle  Rönesans’tan sonra [Hıristiyan Avrupa’da] bir astrolog, filozof  ve sihrin efendisi olarak  gösterildi,” diyor. [caption id="attachment_38820" align="aligncenter" width="800"] Özbekistan'ın Chilpyk kentinde bulunan Silence Kuleleri, Zerdüştlerin cesetlerinin kuşlar tarafından terk edileceği yerlerdir.[/caption] Bugün, Zadid ismi Fransız moda markası Zadig & Voltaire’i akıllara getiriyor. Kıyafetler Zerdüşt olmayabilir, ama ismin arkasındaki hikâye öyle. Voltaire tarafından 18. yüzyılın ortalarında yazılmış olan Zadig, birçok mücadeleden sonra Babilli bir prensesle evlenen Fars Zerdüşt bir kahramanın hikâyesini anlatıyor. Tarihte çok fazla bilinmemesine rağmen, Voltaire’nin masalı İran’da büyük bir ilgi görmüş ve Aydınlanma dönemindeki yazarlar tarafından paylaşılmıştır. İran kültürüne hayran olan Voltaire, çevresinde  “Sa’di” olarak biliniyordu. Bunun yanında, Goethe’nin Batı- Doğu Divanı ise Fars asıllı şair Hafız’a adanmıştır ve Zerdüşt temalı bir bölümdür. Öte yandan, Thomas Moore ise Lalla Rookh adlı şiirde İranlı Zerdüştlerin kaderini yadırgamıştır. İnançlı bir karakter olan Sarastro gibi, Mozart’ın Sihirli Flüt opera metni ise ışık karanlığa karşı, ateş ve suyun mücadelesi, iyiliğin ve bilgeliğin peşinde olma gibi çeşitli Zerdüşt temalarla doludur. Madalyonun öbür tarafında Freddie Mercury var. Son “Farrork Bulsara” olarak da adlandırılan Freddie Mercury, İran asıllı Zerdüşt soyundan oldukça gururluydu. Bir konuşmasında şu sözleri dile getiriyor: “Daima İranlı bir züppe gibi dolaşırım ve kimse beni durduramaz, dostum!” Kız kardeşi Kashmira Cooke ise 2014 yılındaki bir söyleşide ailesinde Zoroastrianizm (Zerdüştlük) rolünü yansıttığını dile getiriyor: “Bir aile olarak, Zerdüşt olmaktan gurur duyuyorum.” Ayrıca Cooke, “Bence, Zerdüşt inancının ona [Freddie] kattığı şey sıkı çalışmak, azimle devam etmek ve hayallerinin peşinden gitmekti,” diyor. [caption id="attachment_38819" align="aligncenter" width="800"] Raphael'in 1511'de tamamladığı Atina Okulu büyük resminden ayrıntı. Birçok tarihçi Zoroaster'in (Zerdüşt) küre tutan olduğunu düşünüyor.[/caption]

Ateş ve Su

Müziğe gelince, Stanley Kubrick’in 2001: A Space Oddysey filmine olağanüstü bir katkı sağlayan Richard Strauss’un Böyle Buyurdu Zerdüşt adlı bestesinden daha iyi Zerdüşt mirasını anlatan bir parça yoktur.  Aslında Nietzsche’ ye ait olan birçok düşünce Zerdüştlük öğretilerinin tam tersi olmasına rağmen, Böyle Buyurdu Zerdüşt adlı beste ilham kaynağını Nietzche’nin Zarathustra (Zerdüşt) adlı bir peygamberi takip eden aynı isimli magnum opusuna borçludur. Alman filozof  Zerdüştlüğün  iki ayrı kutbu olan iyi ve kötüyü  ve  bir ateist olarak tek tanrıcılığı da reddediyordu. [caption id="attachment_38813" align="aligncenter" width="800"] Freddie Mercury, Pers Zerdüşt mirasından yoğun bir gurur duyuyordu.[/caption] Freddie Mercury ve Zadig & Voltaire’in yanı sıra, Batı’da günümüz popüler kültüründe Zerdüştlüğün birçok örneği vardır. Ahura Mazda, Mazda araba şirketine ismini vermişken, geçen yıllarda büyük bir fan kitlesi kazanmış olan George RR Martin’in Game of Thrones’unda karanlığa galip gelen yarı tanrı Azor Ahai efsanesi için ilham kaynağı olmuştur. Aynı zamanda, Star Wars’da yer alan Güç’ün Aydınlık ve Karanlık tarafları arasındaki kozmik savaşın Zerdüştlük temeli üzerinden hareket ettiği de tartışma konuları arasında. Batı düşüncesine, din ve kültürüne yaptığı bütün katkılara rağmen, dünyanın ilk tek tanrılı inancına ve onun iranlı kurucusuna dair çok az şey biliniyor. Birleşik Devletler ve Avrupalı birçok politikacı tarafından, İran başarıların ve özgür dünyanın temsil ettiği her şeyin tam zıddıymış gibi algılanıyor. Oysaki, İran’ın kültürel mirası ve etkilerinin yanı sıra, Zoroastrianismin (Zerdüştlük) unutulmuş bir din olması dışındaki her şey “bizim” “onlar”a ne kadar benzer olduğumuzu anlamamızda önemli bir görev üstlenir.

(BBC Culture)

Çeviren: Öznur Derya Değirmencioğlu


Twitter'da Paylaş
0

YORUMLAR


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR