Binbir Gece Masalları Neden Önemlidir?
13 Ekim 2018 Edebiyat Liste

Binbir Gece Masalları Neden Önemlidir?


Twitter'da Paylaş
0

Kimine göre dünya edebiyatının büyük klasiklerinden, kimine göre Doğu masallarının en önemlisi, kimine göreyse bir televizyon dizisi ya da erotik bir aşk kitabı. Onu okuyanların kimileri kadınların yılan olduğu sonucunu çıkarırken kimi bilgeliklerine değiniyor. Hakkında birçok şey söylenmiş olan bu masallar aslında bilinenden çok daha fazlasını ifade ediyor. Peki yüzyıllar boyunca anlatılan bu masalları bu kadar önemli kılan nedir?

1 Dünya çapında bilinirler.

Masallar dünya çapında o kadar yaygındır ki neredeyse tüm dillere çevrildiği söylenir. Hatta bu ünü nedeniyle bu masal dizisinden “İncil’den sonra dünyada en çok yaygınlaşan kitaptır” olarak söz edilir. Avrupa dillerine çevrilmesi 1704 yılında Fransızcayla başlar. O zamandan günümüze kadar en popüler ve en çok sevilen masallar olma özelliğini korumuştur.

2 Çocukluktan hatırladığımız masalların kaynağıdır.

Çocukken dinlediğimiz masallar hâlâ aklımızdadır. Bize bunları anlatan kişi farkında olsa da olmasa da aslında bu masalların en bilinenleri yine Şehrazat’ın anlattıklarıdır. Sinbad, Ali Baba ve Kırk Haramiler, Alaaddin’in Sihirli Lambası gibi masallar herkes tarafından bilinir. Yüzyıllar önce Şehriyar’a anlatılan bu masallar da bizim kulağımıza kadar gelmiştir.

3 Sanat eserlerinin ilham kaynağıdır.

Gabriel García Márquez’in Yüzyıllık Yalnızlık’ının ve Umberto Eco’nun Baudolino romanının masalların etkisini taşıdığı söylenir. Voltaire ise kendi öykülerini yazmaya başlamadan önce bu masalları ondan fazla kez okuduğunu belirtir. Borges de bu masalların ilham kaynağı olduğunu kabul eder.

Sinema dünyasındaki etkilerine baktığımızda 1992 tarihli Alaaddin çizgi filmi, 2003 tarihli Sinbad: Legend of The Seven Seas animasyonu gibi yapımlar masalların birebir uyarlamasıdır. Dizi ve tiyatro uyarlamaları da bulunur.

4 Masalların tamamını okuyan ölür.

Masallar bu uyarıyla başlar ve buna inanan sayısı hiç de az değildir. İnanışa göre masalları okumayı bitiren kişi ölecektir ya da diğer bir deyişle hiçbir ölümlü masalları bitiremeyecektir. Aslında buna bir hurafe olarak değil de edebi yönden yaklaşırsak çok da yanlış bir düşünce olmadığını görebiliriz. Bu masalların hiçbiri kendi içinde başlayıp bitmez, masalların arasında bağlantılar vardır. Ayrıca masalların yoruma çok açık olması ve “açık metin” özelliğini taşıması düşünüldüğünde hiçbir masalın gerçekten hiçbir zaman okunup bitirilemeyeceğini düşünmek pek de anlamsız değildir.

5 Masallar çok katmanlıdır.

Binbir Gece Masalları üstüne yapılan incelemelere bakıldığında ortak yorumun, bu dizinin “masal içinde masal” yöntemini içerdiğine dair olduğu görülür. Masallar farklı olaylardan söz ediyor olsa da aslında aralarında bağlantılar bulunur ve böylelikle bir araya geldiklerinde bütünlüklü bir yapı oluştururlar. Bu bağlantıların genellikle ortak izlek üzerinden kurulduğu söylenir. Yani aslında tüm bu masallar hem bağımsız hem de bir bütün olarak değerlendirilebilir. Borges bu durumu şöyle açıklıyor: “İçlerinden durmadan başka toplar çıkan Çin toplarını, içlerinden durmadan farklı bebekler çıkan Rus bebeklerini getiriyor akla. Öykü içinde öykü insanda tuhaf bir etki uyandırır, neredeyse sonsuz bir etki, baş dönmesi gibi bir şey. O zamandan bu yana bu yönteme öykünen birçok yazar çıkmıştır.”

6 Sözlü edebiyatın önemini yansıtır.

Binbir Gece Masalları’yla ilgili yapılan yorumlardan biri de “anlatıcı” ve “dinleyen” gibi öznelere yaptığı vurgudur. Masallarda tek bir anlatıcı vardır: Şehrazat. Şehriyar ve okurlar ise dinleyen konumundadır. Şehrazat masalları anlatırken dinleyenlerde merak uyandırır, masalları en heyecanlı yerlerinde keserek dinleme eyleminin devamlılığını sağlar. Bu da aslında yazılı edebiyattan da eski olan sözlü edebiyat geleneğinin bir göstergesidir. Bin bir gece boyunca masal anlatsa, dinleyenleri uykusuz bıraksa bile bir şekilde ilgiyi canlı tutmaya ve kendini dinletmeye devam etmektedir. 

7 Farklı kültürleri bir araya getirir.

Masalların asıl kaynağı bilinmez ama masallarda anlatılan olayların genellikle Bağdat’ta geçtiği tahmin edilir. Asıl etkinin Arap, Hint, İran ve Mısır kaynaklarından geldiği düşünülür. Bunların yanı sıra Türk ve Rum masalları etkisine ve eski Yunan mitlerine de rastlanır. Aslında tüm bu farklı kültürlerin derlemeleriyle bugünkü halini almıştır denebilir.

8 Masallar anonimdir.

Masalların mekânı belli olmadığı gibi yazarı da anonimdir. Uzun bir süre boyunca farklı kişiler, kültürler tarafından çeşitlendirilmiştir. Bu sebeple bu masalların tek bir yazarı olmadığı, birden fazla kişi tarafından yazıldığı kabul edilir. Belki de bu çok katmanlı özelliği veren de budur. Farklı kalemlerden çıktığı için farklı zamanların, mekanların ve kültürlerin özelliklerini taşır.

9 Tüm masalların itici gücü aynı: Hayatta kalmak.

Masalların asıl anlatmak istediğiyle ilgili bir fikir birliğine varılmadı. Erotik masallar olduğunu düşünenler, ibret olsun diye anlatıldığını savunanlar, kadınların bilgeliğini ya da tam tersi olarak şeytanlığını anlattığını iddia edenler var. Bunların tümünü barındırıyor da olabilir. Fakat buradaki önemli olan, tümünde de motivasyonun aynı olması. Bu motivasyon da hayatta kalma isteğidir. Şehrazat her gece anlattığı bu masallarla aslında sadece ölümünü bir gece daha ertelemeyi, bir gün daha fazla yaşamayı amaçlar. Bu amaç tüm temalardan daha fazla içgüdüsel ve anlaşılırdır.

10 Masallar hiç bitmez.

Borges şöyle der: “Binbir Gece Masalları bitmiş değil, bin bir gecenin sonsuz zamanı kendi yolunda ilerliyor.” Masalların geçtiği zaman kavramı sıradan bir düşünme şekliyle anlaşılamaz. Yani bu masallar bin bir gecede bitmez. Çünkü her masal başka bir masalla bağlantılı, her karakter farklı bir karakterle özdeşleştirilebilir durumdadır. Masallar kendi içinde yeni anlamlar doğurmaya ve diğer masallara atıfta bulunmaya devam ederken bir yandan da esin kaynağı olarak farklı biçimlerde karşımıza çıkar.


Twitter'da Paylaş
0

YORUMLAR


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR