Bir İllüzyonu Fotoğraflamak: ‘Kara Delik’ Gerçeği!
11 Nisan 2019 Bilim Teknoloji

Bir İllüzyonu Fotoğraflamak: ‘Kara Delik’ Gerçeği!


Twitter'da Paylaş
0

“Dünyanın dört bir yanındaki astrofizikçiler, eşzamanlı yaptıkları altı ayrı basın toplantısı ile, daha önceleri ancak bilgisayar simülasyonları ile çizilebilen süper kütleli bir kara deliğin gerçek fotoğrafını kamuoyu ile paylaştılar.”

Ve sonunda oldu! Kozmos'un en büyük gizeminin, gerçek bir kara deliğin fotoğrafı çekildi. Kabaca bir hesapla, kütlesi bizim güneşimizden 6.5 milyar kat büyük olan bu süper kütleli kara delik, Dünya'dan 55 milyon ışık yılı uzakta olan Başak Süperkümesi’ndeki Messier 87 Galaksisi’nin (M87) merkezinde fotoğraflandı. Beş petabaytlık dijital veriyi işleyen bilim insanları, sonunda gerçek bir kara delik fotoğrafı oluşturdular.

Dünyanın farklı bölgelerinde yerleşik bir teleskop ağından oluşan EHT (Event Horizon Telescope), on yılı aşkın bir süredir, 200’den fazla araştırmacıdan oluşan bir ekip ile bu proje üzerinde çalışmaktaydı. Astrophysical Journal’da altı makalede yayınlanan görüntü analizleri, (EHT’nin mevcut hassasiyet sınırları içinde) M87’nin kara deliğinin şeklinin ve davranış biçimlerinin Einstein’ın öngörülerine uyduğunu onaylıyor. EHT'nin bir sonraki hedefi ise bize en yakın kozmik canavar olan Samanyolu'nun merkezindeki Sagittarius A kara deliğini gözlemlemek.

kara delik

Haber, gökbilimi için devrim niteliğinde çünkü artık gerçek bir kara delik fotoğrafımız var. Yazılı ve görsel basının konuya gösterdiği ilgi ise göz yaşartıyor denecek kadar çok. Ama konu hakkında hiç ilgisi ve bilgisi olmayan yurdum insanı, yayınlanan fotoğrafı –bence haklı olarak– “Ocağın altı açık kalmış galiba!” diye yorumlamakta. Peki, neden bu kadar önemli olsun ki bir fotoğraf? Nedir yani şimdi bu kara delik fotoğrafı?

Varlıklarına ilişkin ilk öngörüleri Albert Einstein'ın genel görelilik kuramında yaptığı kara delikler, kimi büyük yıldızların yakıtını tükettikten sonra kendi içlerine çökmesiyle oluşur. (Süper kütleli kimi kara deliklerin, yıldız oluşumu daha tamamlanmadan çökmesi ile oluşabileceğine ilişkin hipotezler de yok değil.) Evrendeki bütün galaksilerin merkezinde bir kara delik olduğu tezi de, yapılan gözlemlerle her geçen gün daha bir kesinlik kazanmakta.

Tüm yıldızlar, yakıtlarını bitirdiklerinde kendi kütleçekim güçlerine yenik düşerler. Kimileri beyaz cüceye, kimileri ise nötron yıldızına dönüşür. Fakat süper kütleli bir yıldız çökmeye başladığında çekirdekte kalacak bir nötron yıldızı bekleyemezsiniz, çünkü bu yıldızın çöküşü hiç durmaz. Böyle bir yıldızın içeriye doğru patlayan çekirdeği o kadar muazzam olur ki, nükleer güçler dahi onun çöküşünü geciktirmek için yeterli olamaz. Böyle kuvvetli bir kütleçekimine karşı hiç bir şey, kozmik hız sınırını belirleyen ışık bile karşı koyamaz. Yıldız, ötesini göremediğimiz ve uzayzamanda adına ‘olay ufku’ denen bir sınırı geçene dek çökmeye devam eder. Yıldızdan geri kalan ne varsa, kütleçekimin kudretinden hiçbir şeyin kaçamadığı yere gider. Olay ufku, karanlığın etrafında görülen enerji halkası, olay ufkunun içi ise resimde gördüğümüz ışıltının ortasındaki kara deliktir.

kara delik

“Olay ufkunun ötesi sadece ışığın değil, zamanın ve boyutların da yok olduğu yerdir. Evrende bildiğimiz tüm fizik kuralları olay ufkunun ötesinde çöker.”

Peki biz bu fotoğraftaki kara deliğe ilişkin ne görebiliyoruz? Kocaman bir siyah nokta. Evet cevap bu... Gördüğümüz şey, tek kelimeyle hiçbir şey! Baktığımız fotoğraf, gerçekten de bir illüzyondan ibaret. Bunun nasıl bir illüzyon olduğunu açıklamak ve cevabın altını doldurmak için ilk önce ‘görme’nin ne olduğunu tanımlamam gerekecek. Etrafımızdaki herhangi bir şeyi görmemizin sebebi, ışığın temel yapı taşı olan fotonların, atomların yörüngelerindeki elektronlara çarpması ve gözümüzdeki merceğe yansımasıdır. Bir şeyi görebilmeniz için, ondan seken fotonların gözünüze ulaşması gerekir. Görmek, ancak bu şekilde meydana gelir. Işığını alamadığınız bir cismi ne görebilir, ne  teleskopla, ne de fotoğraf makinesi ile görüntüleyebilirsiniz. Fotoğrafçılıkla amatör de olsa uğraşan herkesin bileceği gibi, ışığın olmadığı bir yerde bir cismi görmek ya da fotoğraflamak olanaksızdır. Bir fotoğrafın var olması için o cisimden yansıyan ışığının fotoğraf makinasının merceğine ulaşması gerekir!

Bu durumda iki farklı illüzyonla karşı karşıyayız. Birincisi, M87’ nin merkezindeki kara delik bizden 55 milyon ışık yılı uzaklıkta. Bu da demek oluyor ki fotoğraftaki görüntü 55 milyon yıl öncesine ait. Uzağa bakmak, geçmişe bakmaktır. Olay ufkunun hemen dışında EHT’nin topladığı ışığın (fotonun) teleskopların merceğine bugün ulaşması için 55 milyon yıl seyahat etmiş olması gerekir. (Eğer 65 milyon ışık yılı uzaklıkta bizim dünyamızı keşfetmiş ve gözlemleme becerisine sahip bir zeka türü varsa, onlar da şu an dinozorların yaşadığı bir dünyaya bakıyorlar.) Yani, gözlemlediğimiz kara deliğin şimdiki formunun ne olduğuna ilişkin en ufak bir fikrimiz yok!

kara delik

İkinci illüzyon ise gerçeklik ve hakikat arasındaki farkta saklı. Gördüğünüz her şey gerçektir ama hakikat olmayabilir. Olay ufkunun ötesi sadece ışığın değil, zamanın ve boyutların da yok olduğu yerdir. Evrende bildiğimiz tüm fizik kuralları olay ufkunun ötesinde çöker. Bir kara deliğe düşen madde, olay ufkunda ışığının bize son ulaştığı noktada bizimle olan gerçeklik ilişkisini keser. Bir karadeliğin, olay ufkunun uzağından gözlemlenmesi, hakikatte orada ne olduğuna ilişkin bir bilgi vermez. İçine girmeden hiçbir şey öğrenemeyecek olmamız bir yana, bir gün bu ihtimal gerçekleşse dahi, dışarıda kalanlara ne olduğuna dair bilgi veremeyeceğiz. “Bir arkadaşa bakıp çıkacaktık!” belki işe yarar diyenler olabilir fakat kara delik asla torpil yapmaz. Bizim evrenimizi yöneten fizik kanunları, edindiğimiz bilginin bizimle beraber kalması gerektiğini emreder. Bizi yolcu eden arkadaşlara ulaştırabileceğimiz son bilgi, olay ufkundan el sallayan donuk görüntülerimiz olacaktır. Kütleçekim gücü, ışıkla beraber zamanı da çeker ve olay ufkunda dondurur. Kara deliğe giren nesne için zamanın akışı değişmez fakat dışarıdan onu gözlemleyeler giderek yavaşladığını ve olay ufkunda donduğunu gözlemler. Yani aslında EHT'nin görüntülediği bu resim, kara deliğin ne olduğunun resmi değil, onun ne olduğunu asla görüntüleyemeyeceğimizin resmidir.

Peki ya kara deliğin içine doğru seyahate devam edersek? Olası gözüken, çekim gücünün bizi atomlarımıza ayıracağıdır. Olay ufkunu geçtiğimiz andan itibaren geri dönüşümüz yok. Çıkacağımızı düşündüğümüz noktada henüz bilmediğimiz fizik kuralları geçerli olabilir ve belki de tekrar toparlanma şansını elde edebiliriz ama bu ‘ummak’ tan öteye gitmez. Fakat eğer kara deliklerin çekim gücü lavaboda gördüğümüz gibi bir girdap yaratıyorsa, merkezkaç kuvveti ortasında bir solucan deliği yaratıyor olabilir. Lavaboda oluşan girdabın ortasına küçük parmağınızı ıslatmadan daldırmayı başarabilirsiniz. Parçalara ayrılmadan bu delikten geçme ihtimaliniz de olabilir. Bu evrenin gerçekliğinden sıkıldıysanız kara deliği belki de tavşan deliğine çevirebilirsiniz ama önce ulaşacağınız  bir tane bulmanız gerekecek. En yakını mı? Şimdilik 26 bin ışık yılı uzaklıkta...


Twitter'da Paylaş
0

YORUMLAR


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR