Booker Ödülü Kuralları Yıktı: Bu Yılın Kazananları Atwood ve Evaristo
15 Ekim 2019 Ne Haber Edebiyat

Booker Ödülü Kuralları Yıktı: Bu Yılın Kazananları Atwood ve Evaristo


Twitter'da Paylaş
0

Bu yılki Booker Ödülü’nün sahipleri açıklanmadan önce, ödülü Margaret Atwood’un kazanıp kazanamayacağı birçok kez tartışıldı. Ödülün açıklanacağı gece sahne arkasında beklenmedik gelişmeler oldu.

Kuralları görmezden gelen jüri ödülü iki romana, yani Atwood’un The Testaments’ı ve Bernardine Evaristo’nun Girl, Woman, Other eserine vermek için bölmeye karar verdi.

Jürinin başında bulunan Peter Florence kurallarda ödülün tek bir kişiye verilmesine dair bir bilgi olmadığı konusunda diretti. Florence kazananları duyururken sonuca sinirlenen Booker’ın edebiyat direktörü Gaby Wood’un ayakta dikildiği tuhaf bir basın toplantısı gerçekleşti. Wood bu konuyla ilgili “Aktif olarak kuralları çiğniyorlar. Jüriye ev sahipliği yapmadık, jüri kuralları reddetmeyi seçti. Karar odasında etkili bir oturma eylemi düzenlediler,” dedi. Pazartesi günü Wood ve jürinin tartışmaları beş saatten fazla sürdü. Sonunda jüri kazandı. Wood’a göre daha önce ödülün verileceği kişinin belirlenmesinde rol alan jüriler, ödülü birden fazla kişiye vermeyi düşünmüş olsalar da buna izin verilmediğini kabullenmişlerdi.

Bu, Booker Ödülü’nün 1976 yılından beri başına gelen en dramatik olaylardan biri. 1976 yılında jüri başkanı Philip Larkin, ödülü en beğendiği kitap kazanmazsa camdan aşağı atlayacağını söylemişti ve sonunda ödülün sahibi onun istediği kitap oldu.

Hay Festivali’nin direktörü Florence, Guildhall’a yakın sokaklarda toplanan Soyu Tükenme İsyanı protestocularının bir ilham kaynağı olduğunu söyledi: “Bugün isyanın havada hissedildiği günde, belki de bundan etkilendik. Booker Ödülü’nün direktörü ile kurallarla ilgili bir tartışma içine girdik ve bize yalnızca bir kişinin ödüle sahip olabileceği söylendi. Jüriyi, uzlaşma ilkesiyle yürüttüğümüzden kuralları aşmaya ve bu yılın iki kazananı için ödülü bölmeye karar verdik,” dedi.

Florence bazı jüri üyelerinin Atwood’un kitabını, diğerlerinin ise Evaristo’nun Girl, Woman, Other romanını daha fazla beğendiklerini, ancak konu ikisine birden ödülü vermeye gelince herkesin istekli olduğunu söyledi: “Romanlar hakkında konuştukça ikisine de daha çok değer vermeye başladık ve ikisinin de kazanmasını istedik. Bence kurallar bu yılki şartlarımıza uyarlanabilir. Bu durum bizi, iki eserin de ödülü almasının bizi gerçekten mutlu ettiği sonucuna varmamızı sağladı.”

Ödül daha önce, 1974’te Nadine Gordimer ve Stanley Middleton, 1992’de ise Michael Ondaatje ile Barry Unsworth arasında olmak üzere iki kez bölünmüştü. Ancak bölünmüş ödül fikri, bir kitabın diğerinden her zaman daha iyi olacağı gerçeğini beraberinde getirdiğinden kurallar 1993 yılında tek bir kazananın olması yönünde değiştirilmişti.

Atwood’un romanı uzun zamandır bekleniyor. 2019’un en çok satan ciltli kitabı, geçen ay yayımlandığından beri yaklaşık 180 bin kopya sattı. Atwood'un yeni romanı Damızlık Kızın Öyküsü’nden on beş yıl sonrasını anlatıyor ve olay örgüsü Gilead’da yaşayan üç kadın etrafında dönüyor. Guardian yazarı Anne Enright’a göre bu roman, Atwood’un ortaya koyduğu en iyi çalışmalarından. Anlatım tarzı olayları doğrudan ele alıyor. Atwood anlatıcıları olarak kırmızı pelerinlileri kullanmayı seçebilirdi, ancak bu sefer Gilead’ın çıkarları için çalışan kadınlara odaklanıyor.

Evaristo’nun romanı ise toplamda 3.976 kopya sattı. Evaristo, Booker Ödülü’nü alan ilk siyahi İngiliz kadın. 1959 yılında Londra'da İngiliz anne ve Nijeryalı babanın çocuğu olarak dünyaya gelen Evaristo, Afrika diasporasına dahil olan insanların yaşamlarını araştırıyor. Girl, Woman, Other romanında farklı kuşaklara ait siyahi kadınlarla ilgili, iç içe geçmiş on iki tane hikâye var. Roman Evaristo’nun “fusion fiction” adını verdiği tarzla yazılmış, şiir ve düzyazı bir arada yer alıyor. 

Times’ın Evaristo ile yaptığı söyleşide yazar eserinin, romanda bulunan karakterlerin İngiliz edebiyatında yeteri kadar tasvir edilmemesine duyduğu öfkeden doğduğunu söyledi: “Altı yıl önce kitabımı yazmaya başladığımda siyahi İngiliz kadınların İngiliz edebiyatında bulunmaması durumundan bıkmıştım. Böylece romanın içine kaç karakter koyabileceğimi ve işin içinden çıkıp çıkamayacağımı görmek istedim.”

Çeviren ve derleyen: Aslı İdil Kaynar

(Telegraph & NY Times)


Twitter'da Paylaş
0

YORUMLAR


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR