Brexit, İngiltere'nin Yayıncılık Endüstrisine Nasıl Zarar Verebilir?

Brexit, İngiltere'nin Yayıncılık Endüstrisine Nasıl Zarar Verebilir?


Twitter'da Paylaş
0

İngiliz vatandaşlığına başvuran göçmenler yavaş yavaş bu acımasız süreci keşfediyor ve AB’yle kurulacak yeni ilişkinin yayıncılık endüstrisine etkilerine karşı korkularını dile getiriyor. İngiltere’den satılan kitapların yüzde 36’sını AB alıyor. Bu da demek oluyor ki AB, edebiyatın başarısında ve gelişmesinde büyük katkı sahibi.

İngiltere’nin sistematik ırkçılığı, kolonyal geçmişi ve vatansever gururu, ülkeye musallat yabancı düşmanı ideolojileri açığa çıkarıyor. Brexit’le göçmen karşıtı ideoloji arasında içinden çıkılması güç bir bağ var. Brexit’e onay verenleri inceleyen istatistiklere göre,  çok kültürlülüğü hastalık görenlerin yüzde 81’i Brexit için oy vermiş.

Bu göçmen karşıtı ideolojinin, insanları haklarından mahrum etmekten nefret suçlarına birçok sonucu var. Ancak bundan daha az tartışılan, Brexit’in İngiltere kültüründe göstereceği daha soyut etki. Brexit İngiliz edebiyatına ve diğer birçok yaratıcı alana zarar verebilir.

Post-kolonyal edebiyattan da görülebileceği gibi kültürel hegemonyaya, yani baskın grubun anlatısına karşı çıkan azınlıklar, hem farklı mücadelelerin hem de evrensel değerlerin farkına varmamızı sağlıyor. Brexit sonrası göçmen politikaları gelecek işçi ve işverenlere karşı hasmane, karmaşık işlemler öngörüyor. İçişleri Bakanlığı’nın güçlendirmeyi umduğu “yetenek temelli” sistem, en başarılı ve en parlak yetenekleri çekmeyi başaramayacak. Birleşik Krallık’ın tartışmalı vize sistemi, uzun süre ülkede kalacak göçmenlerin 30-35 bin sterlin kazanması gerektiğini belirtiyor. Brexit hakkında kısa bir açıklama yapan Society of Authors (İngiltere’nin yazarlar sendikası), İngiltere’deki ortalama bir yazarın yılda 10 bin sterlin kazandığını, teklif edilen sınırın yazar “yeteneklerinden” bahsetmediğini söyledi. Maaşa odaklı bu teklif, kültürel olarak İngiltere’ye ciddi zararlar verecek. Göçmenleri sadece kazandıkları parayla ölçmek, onları maaşlarına indirgemek aslında yeteneklerini ortadan kaldırmak demek oluyor.

Benzer şekilde Yaratıcı Sektörler Federasyonu da göçmen politikalarına ve vasıfsız işçilerin görmezden gelinmesine karşı çıktı. Çoğu yaratıcı sanatçının kariyerlerine serbest çalışarak başladığını savunan Federasyon, bu kişilerin ekonomik yarardansa ülke kültürüne katkı yaptığını söyledi.

Yapılan bir araştırma, göçmen edebiyatının toplumsal bütünleşmeye hayati katkılar sağladığını gösteriyor. Farklı kültürlere ve topluluklara dayanan kurgu, toplumdaki anlayışı ve bağlılığı geliştiriyor. Çok kültürlülük edebiyat dünyasındaki yaratıcılık seviyesine göz ardı edilemeyecek bir katkı sağlıyor. Farklı deneyimler sayesinde yeni birçok bakış açısı doğuyor.

Hegemonik deneyime karşı çıkan anlatıların yokluğunda Brexit sonrası İngiliz edebiyatı, son derece yetersiz kalabilir. Mairi Kidd, Uluslararası Af Örgütü için göçmen edebiyatı üzerine yazdığı makalesinde şöyle diyor: “Eğer birçok farklı insanın kendi ‘normal’ anlayışı üzerine yazdığı kitaplarımız olmazsa, çeşitliliğimiz de olmaz. Bu da otantikliğimizi tehlikeye atar.”

İngiliz vatandaşlığına başvuran göçmenler yavaş yavaş bu acımasız süreci keşfediyor ve AB’yle kurulacak yeni ilişkinin yayıncılık endüstrisine etkilerine karşı korkularını dile getiriyor. İngiltere’den satılan kitapların yüzde 36’sını AB alıyor. Bu da demek oluyor ki AB, edebiyatın başarısında ve gelişmesinde büyük katkı sahibi.

İngiltere’deki yazarlar bu acı boşanmadan ve yankılarından mağdur olacak gibi görünüyor. Eğer gelecek nesillerin yaratıcılığa değer vermesini bekliyorsak, İngiltere’nin yetenekleri kucaklayan kültürel bir merkez statüsünden düşmesini engellemeli, yani çeşitli seslerin zenginleştirdiği edebiyatı devam ettirmeliyiz. Beyazların, orta sınıfın ve heteroseksüellerin ayrıcalıklı hayatlarını anlatarak öteki her şeyi dışlayan İngiliz edebiyatı kanunu çok da uzak değil ve oraya geri dönülmemeli.

Yayıncılık endüstrisini, baskın anlatıyı altüst eden istisnai yetenekler besliyor. Ülkeye giderek yayılan bu zehirli yabancı karşıtı ideolojiden bir an önce kurtulmalıyız.

(Electric Literature'daki yazıdan derlenmiştir.)


Twitter'da Paylaş
0

YORUMLAR


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR