Bu Bilimkurgu Yazarı Yoktan Bir Feminist Dil Yarattı
19 Şubat 2019 Edebiyat

Bu Bilimkurgu Yazarı Yoktan Bir Feminist Dil Yarattı


Twitter'da Paylaş
0

Duygusal emeğe karşılık gelen bir sözcük bile var!

Sadece kadınların düşünce ve duygularını anlatmak için bir dil tasarlanabilir mi? Dilbilimci Suzette Haden Elgin bunu görmek için 1984’te bir bilimkurgu romanı yazdı. Böylece, Damızlık Kızın Öyküsü ile benzerliği sıkça dile getirilen gelecekteki bir zamanın Amerika distopyası Native Tongue (Yerli Dil) doğdu. Yeşil büyük bir uzaylının resmedildiği kapağıyla ciltsiz formda satılan kitap feminizmde öncü deneysel bir çalışmaydı.

Suzette Haden Elgin, beş çocuk büyütürken aynı zamanda dilbilimde yaptığı doktoranın masraflarını karşılamak için bilim kurgu yazmaya başladı. Elgin’in Eşit Haklar Tasarısı’nın1 başarısız olduğunu öğrenmesi Native Tongue’ın tohumlarını ekti. Eşit Haklar Tasarısı, 1972’de Kongre’de kabul edilmişti ve yasa haline gelmesi için 38 eyaletin onayı gerekiyordu. Ama muhafazakâr kadınların güçlü desteğiyle halk tabanının karşı çıkması sonucu süreç on yıl boyunca ilerleme kaydetmedi. Elgin, Amerika’da feminist hareketin önündeki en ciddi engellerden biri olan bu olaydan sonra Cheris Kramarae’in Women and Men Speaking’ini (1981) okudu.

Héléne Cixous ve Luce Irigaray’nin çalışmalarından yola çıkan Kramarae, mevcut dillerin kadınların tecrübelerini yeterince yansıtamayacak kadar ataerkil fikirlerle dolup taştığını savunuyordu. Elgin, kadınları “susturulan kesim” olarak gören bu fikre ilgi duydu. Kadınlara tecrübelerini birebir anlatma gücü tanıyan bir dilin neye benzeyeceğini merak ederek Native Tongue romanında tamamen yeni bir dil icat etti: Láadan (“Latin” der gibi okunuyordu ama “bir melodi tutturmaya çalışır gibi”).

Láadan dili özellikle kadınlara hitap etmek için kurulmuş değil aksine tamamen feminist ilkelere dayanıyor.

Spekülatif kurguda yapay dillerin2 hayli eski bir geçmişi var. Tolkien, Yüzüklerin Efendisi’ni bu “sırrın”3 peşinden giderek kaleme aldı ve oğlu Christopher’a yazdığı gibi üçleme baştan sona “[Tolkien’in] kendi estetik anlayışıyla uyumlu bir dil formunun gerçekçi görünebileceği bir dünya yaratma girişimiydi.” En fazla konuşanı olan yapay dil ise Shakespeare çevirilerinin ve İncil’den bölümlerin de çokça yer aldığı Klingon dili. Daha yakınlarda, David J. Peterson HBO yapımı Taht Oyunları için Dothraki ve Valyrian dillerini kurdu.

Native Tongue’ın yapay dili Láadan feminist felsefesiyle diğerlerinden ayrılıyor. Elgin’e göre bu dil “kadınlar için önemli olan kavramları” ve “duygusal bilgileri” etkin olarak tanımlayan kelimelere odaklı. Kaldı ki, Láadan dili özellikle kadınlara hitap etmek için kurulmuş değil aksine tamamen feminist ilkelere dayanıyor. “Radíidin” kelimesine baktığımızda bunun Láadan dilinde özellikle kadınlara yüklenen görünmez işler anlamındaki duygusal emeğe4 karşılık geldiği hemen fark ediliyor.

“Radíidin: tatilin aksi; güya tatil olarak belirlenmiş bir zaman ama yapılması gereken hazırlıkların yüküyle korkunç bir olay haline…”

İlginçtir, Elgin yeni bir dil yaratmanın özellikle zor olmadığı görüşünde ve gerçekten de bu işe kalkışanlara yardımcı olabilecek çok sayıda yazılım programı var. Asıl mesele yaşayan bir dil oluşturmakta. Elgin başarılı bir yapay dili “roman yazmak ya da senfoni bestelemek gibi” görüyor. “Teknik gereklilikleri karşılamaktan daha fazlası. Bir ömür alabilir.” Yaşayan bir dil kendi kültürüne ihtiyaç duyar. Yüzüklerin Efendisi, Uzay Yolu ve Taht Oyunları’nın yapay dilleri bu özelliği paylaşıyor.

Böyle bir ortam çoğu kişiye Margaret Atwood’un Native Tongue’dan bir yıl sonra yayımlanan Damızlık Kızın Öyküsü’nü hatırlatacaktır.

Elgin, yapay diline özgü ortamı kurarken Eşit Haklar Tasarısı’nın o günlerde sonuçsuz kalan hedeflerini ters yüz ediyor yani Kongre cinsiyet ayrımı yapmaksızın yasalar önünde herkesi eşit saymaktansa tam tersine davranmaya karar verip ailesinden bir erkeğin izni olmadıkça kadınların oy kullanma ve ev dışında çalışma hakkını elinden alan değişiklikleri onaylıyor ve kadınları yasal olarak reşit saymıyor. Bu distopik gelecekte kadınlar yasalar önünde her açıdan erkeklere bağımlı kılınıyor.

Böyle bir ortam çoğu kişiye Margaret Atwood’un Native Tongue’dan bir yıl sonra yayımlanan Damızlık Kızın Öyküsü’nü hatırlatacaktır. Gelecekteki başka bir ataerkil distopyayı anlatan Damızlık Kızın Öyküsü kendini kolayca ele vermeyen kurgusuyla özdeşleştirilmez; halbuki bu haksız bir yaklaşımdır, ne de olsa kitabın inceliği Atwood’un neredeyse gizli kelime oyunlarından ve bir yığın bilgiyi söylemeden olduğu gibi bırakma disiplininden gelir. Native Tongue ise çoğunlukla küt diye inen çekiç gibidir: Atwood’un alt metnine metindir. Bu özelliği Native Tongue’ı yetersiz görmeyi gerektirmez, sonuçta Marleen S. Barr’ın ortaya koyduğu gibi feminist bilim kurgu “mercek altına alınmalarını sağlamak için ataerkil efsaneleri büyütür.” Bilim kurgu, gerçekte yakınlıklarından dolayı gözden kaçırdığımız kavramları keşfedelim diye alışılmadık dünyalar yaratır. Bilim kurgunun değeri her şeyden önce aşırılığından gelir.

“Kadınların algılarını ifade eden bir dil olsaydı ve kadınlar bu dili kullansaydı Amerika kültürüne ne olurdu? Kendi kendini mi yok ederdi?”

Native Tongue’daki karakterleri Dünyalılar ve galaksideki insana benzeyen diğer yabancı varlıklar arasında tercümanlık yapan profesyonel dilbilimciler oluşturuyor. Elgin, onların günlük hayatlarını kendine model alarak doğal dil ediniminden ağızları olmayan uzaylılarla iletişim kurmayı engelleyen olası durumlara kadar çeşitli dilbilimsel kavramları tartışıyor. Tartışmanın merkezinde dil yapısının o dili konuşan kişilerin dünyayı algılama ve yorumlama şeklini belirlediğini savunan Sapir-Whorf hipotezi5 var. Elgin, bu hipotezi romanında kullanırken #MeToo (Ben de) hareketinin etkisini insanın tüylerini diken diken eden bir kesinlikle önceden haber veriyor: “Kadınların algılarını ifade eden bir dil olsaydı ve kadınlar bu dili kullansaydı Amerika kültürüne ne olurdu? Kendi kendini mi yok ederdi?”

Native Tongue’ın kurgusu doğrudan bu sorular içinde akıyor ve yeni dillerinin kendilerine verdiği potansiyel gücü fark eden kadın dilbilimciler baskı mekanizmalarına karşı devrime hazırlanıyor. Ama kitabın en sarsıcı tarafı belki de çocuk doğurma zamanı geçmiş orta yaşlı bir kadının hakaret ve duygusal suiistimallerle süren hayatını anlatmaya çalışması. Henüz Láadan dilini öğrenmemişken Nazareth kendi kendine düşünür: “Hiçbir dil yoktu ki kelimelerini ona yapılanları başkalarına anlatmak için kullansın, kullanabileceği hiçbir kelime onları duraksatıp kendisine yapılanların korkunç bir şey olduğunu söyletemezdi.”

Láadan yapay dilden daha fazlası. Belli bir hipotezi sınamak için tasarlanan bir deney dili. Native Tongue’ın 2000’deki Feminist Press baskında yer alan son sözde Elgin’in hipotezi ondan yapılan bir alıntıyla açıklanmış: “Dil toplumsal değişimi sağlayan en iyi ve en güçlü kaynağımızdır.”

Elgin, Native Tongue üçlemesini tamamladığı on yılın ardından hipotezinin başarısız olduğuna inanıyordu. 2007’deki bir söyleşisinde, “Láadan pek az ilgi gördü,” diye dikkat çeker. “Hiçbir feminist dergi (kadın dergileri de) bir kez olsun bu dil üzerine konuşalım ya da bize onun hikâyesini yaz demedi.” Dahası, Klingon onun Láadan’inin önünü tıkadı.  Bu gözlemini, “Olabilecek en ‘maskülen’ dil Klingon popüler kültürü inanılmaz etkiledi,” diyerek dile getirir. Deneyini anlattığı bir yazıda şunu eklemeden edemez: “Unutmadan, Klingon dili capcanlı hayatta – bundan ne sonuç çıkaracağınız size kalmış.”

Çeviren: Burcu Uluçay

(Lithub)

 

1 [Ç.N.] Bu çalışmada, Amerika Birleşik Devletleri’nde kadın haklarının gelişimi ele alınmaktadır.

http://kosbed.kocaeli.edu.tr/sayi29/7.pdf

2 [Ç.N.] Yapay dillerle ilgili Kayıp Rıhtım’da yer alan aşağıdaki yazı incelenebilir.

https://kayiprihtim.com/dosya/fantastik-dunyalarin-fantastik-dilleri/

3 [Ç.N.] Tolkien 1930 yılında Oxford’daki Esperanto Kongresi’nde yaptığı bir konuşmada yapay dillerle ilgili görüşlerini anlatmıştır. Bu sunum daha sonra oğlu Christopher Tolkien tarafından The Monsters and the Critics’e eklenmiştir.

http://tolkiengateway.net/wiki/A_Secret_Vice

4 [Ç.N.] Duygusal emek kavramıyla ilgili aşağıdaki çalışmaya başvurulabilir:

http://calismatoplum.org/sayi21/ozkaplan.pdf

5 [Ç.N.] Sapir-Whorf Hipotezi üzerine bir inceleme:


Twitter'da Paylaş
0

YORUMLAR


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR