Carlos Labbé: "Bireyin sınırlarını sorgulayan yenilikçi anlatılara değer veriyorum."
20 Ekim 2017 Ne Haber

Carlos Labbé: "Bireyin sınırlarını sorgulayan yenilikçi anlatılara değer veriyorum."


Twitter'da Paylaş
0

Bir kitap ancak kültürel miras için ya da edebi açıdan değerliyse ağaçtan yapılan kâğıda basılmayı hak edecek. E-kitap gelip geçici kitaplar, yani eğlence ve ideolojik propaganda amaçlı kitaplar için olacak.
Carlos Labbé edebiyat öğrenimi gördü, lisans tezini Juan Carlos Onetti üstüne, yüksek lisans tezini Roberto Bolaño üstüne yazdı. E-dergi Sobrelibros.cl’nin yayın yönetmeni. 2008’de Mónica Ríos, Pilar García ve Martín Centeno’yla birlikte kurduğu Santiago ve Brooklyn merkezli yayınevi Sangría’da editör. Roman, öykü ve denemelerinin yanı sıra dört solo albüm çıkardı. Ayrıca Ex Fiesta ve Tornasólidos gruplarıyla müzik yapıyor. Cristóbal Valderrama’nın Malta con huevo (2007) ve El nombre (2015) filmlerinin yardımcı senaristi. Saliha Nilüfer çevirisiyle Notos tarafından yayımlanan Loquela- Sayıklama adlı romanı Türkçedeki ilk kitabı. Romanları: Pentagonal, incluidos tú y yo (hipermetin roman, 2001), Libro de plumas (2004), Navidad y Matanza (2007), Piezas secretas contra el mundo (2014), La parvá (2015), Coreografías espirituales (2017). Öykü kitapları: Caracteres blancos (2010), Short the Seven Nightmares with Alebrijes (2015), Cortas las pesadillas con alebrijes (2016). Biraz son kitaplarından söz eder misin? Carlos Labbé: Bugüne kadar yayımladığım yedi roman ve üç öykü kitabının olay örgüleri ve anekdotları birbirinden farklı, ama ortak noktaları hepsinde çift olay olması: Okurları onlara seslenen, onları arayan, onların suç ortağı olduğunu iddia eden anlatıcılarla kurmacaya dahil etmek istiyorlar; aynı zamanda okurlardan araya mesafe koymalarını istiyorlar ki dönüştürücü olmayı amaçlayan cüretkâr edebi biçimlerle anlatı sorunu üstüne düşünebilsinler. Nihayetinde benim için mesele zamanımızda gündelik hayattaki daimi kriz haline anlam verecek gizli bir sistem yoluyla –düzenli ya da kaotik bir perspektiften– dünyalar seçmenin, betimlemenin, anlatmanın siyasi, duygusal ve metafizik içerimlerine dair düşünmek. Okurken huzur bulmak, alışıldık ve güvenli yaşantılarımızı doğrulamak mı istiyoruz yoksa yeni bir deneyim ve anlam mı arıyoruz? Dijital formatta yayın yaptın mı hiç?           CL: Evet. İlk kitabım Pentagonal: incluidos tú y yo (2001) hipermetin roman; ekranın öbür tarafında kimin olduğuna, halihazırdaki alternatif linklerden hangilerini seçtiğine göre gelişiyor okuma süreci. Aynı zamanda etkileşimli ve elektronik okuma çağında, koro halinde yazma ve farklı seslere kulak vermeyle ilgili olan bir polifonik roman fikrini uygulamaya geçiriyor. Evrensel erişime açık İspanyolcadaki ilk dijital kitaplardan biri. Ayrıca elektronik edebiyat dergilerinde birkaç öykü yayımladım. 2001’den beri de e-dergi Sobrelibros.cl’nin editörüyüm ve bu dergide eleştiriler yazıyorum. İspanyolca yazan yeni yazarları keşfetmek için hangi blogları, elektronik dergileri veya internet sitelerini tavsiye edersin? CL: Özellikle birini tavsiye etmem. İnternetin olayı, mevcut enformasyon deryasında kendi edebi ilgilerine göre istediğin şeyi aratabilmen. Bir e-dergiyi ya da bloğu diğerinin önüne koymak basılı gazeteler ve dergilerdeki yayın hiyerarşisine geri dönmek demek. Zira Latin Amerika örneğinde basılı medya okurları kitlesel olarak kontrol etmek için muhafaza edilen yayıncılık politikalarına bağlı, dolayısıyla okurlar da kontrol altındaki tüketicilere dönüştürüldüklerinin farkında olmadan basılı metinleri idealize edip kültürel bir fetiş haline getiriyor. Umarım internetin sunduğu okuma seçenekleriyle bu biraz değişiyordur, gerçi dünya genelinde internet erişimi o kadar da yaygın ve kolay değil. Hangi yazarlardan etkilendin? CL: Kadim zamanlardan beri gözüpek deneylerle zorlama toplumsal etkileşimleri etik ve politik olarak mesele edinen, bireyin sınırlarını sorgulayan her yerdeki ve her dildeki yenilikçi anlatılara değer veriyorum. Şimdilik aklıma gelenler: Mapuche, Aymara ve Qeuchua anlatılarının sayısız sözlü versiyonları, Eyüp Kitabı, Vaiz Kitabı, Bhagavad Gita, Zohar, Popol Vuh, Herakleitos fragmanları, Metamorfozlar ve Ölüler Kitabı, Tao Te Ching, Yuhana’nın “Kıyamet”i, Upanishadlar. Ayrıca Hildegard von Bingen, Franz Kafka, Thomas Bernhard’ın öyküleri, Alfred Jarry’nin romanları. Freud’un tüm eserleri, Raymond Queneau, Georges Perec, Italo Calvino, William Faulkner, Milorad Pavic, Margaret Atwood, James Maxwell Coetzee, Chesterton, Frantz Fanon, Virgina Woolf, Nietzsche, Édouard Glissant, Jonathan Safran Foer, Jamaica Kincaid. İber-Amerikan edebiyatında en çok etkilendiklerin? CL: San Juan de la Cruz, Ignacio de Loyola, Manuel Lacunza, José Santos Lincomán. Bartolomé de Las Casas, Alfonso Reyes, Pedro Henríquez Ureña, Martí, Mariátegui. Iris, José Lezama Lima, María Luisa Bombal, Justo Abel Rosales, Jorge Luis Borges, Max Aub, Augusto d’Halmar, Juan Rulfo, Juan Emar, Manuel Rojas, Ángel Rama ve Marta Traba, César Vallejo, Gabriela Mistral, Brazilya’da edebi kanibalizm, José Donoso, Carlos Monsiváis, Juan Carlos Onetti, Clarice Lispector, José María Arguedas, Severo Sarduy, Violeta Parra, Roberto Juarroz, Juan Goytisolo, Carlos Droguett, Diamela Eltit, Fogwill, Fernando Vallejo, Roberto Bolaño, Mauricio Wacquez, Adolfo Couve, Enrique Lihn, Osvaldo Lamborghini, Pedro Lemebel, Sylvia Molloy, Cristián Huneeus, Joao Gilberto Noll, Silvina Ocampo, Antonio Gil. Yeni kuşaktan İspanyolca yazan hangi yazarları tavsiye edersin? CL: Çağdaş yazar listeleri her zaman adaletsiz ve dayanaksızdır. Birinci ve sonuncuyu her zaman unutuyoruz. Ama şimdilik: Israel Centeno, Yuri Herrera, Juan Sebastián Cárdenas, Claudia Hernández, Richard Parra, José Emilio Burucúa, Nona Fernández, Luis Valenzuela Prado, Marcos Arcaya, Felipe Becerra, Mónica Ríos. Kütüphanelerin gelecekte nasıl olmasını isterdin? CL: Bu konuda ilk söylemek istediğim, insanlar yaşadığı sürece basılı kitap var olmaya devam edecek. E-kitap basılı muadiline iyilik yapıyor: Bir kitap ancak kültürel miras için ya da edebi açıdan değerliyse ağaçtan yapılan kâğıda basılmayı hak edecek. E-kitap gelip geçici kitaplar, yani eğlence ve ideolojik propaganda amaçlı kitaplar için olacak. Dilerim gelecekte basılı kitapların olduğu kütüphaneler kitap alırken farklı, aktif, tutarlı ve kapsamlı yollar bulur; dergiler ve gazetelerin reklamlarına göre, uluslar arası ödülleri ve prestijleri kontrol eden edebiyat ajanslarının ve kurumsal yayıncıların pazarlama stratejilerine göre hareket etmez. Kütüphanecilerin bağımsız kitapçılar gibi olmasını isterdim. Kütüphaneler keşke Amerika kıtalarındaki farklı ve melez edebiyat gruplarıyla, uzak diyarlarla, karşı kültür gruplarıyla, taşralarla, küreselleşmeyi reddedenlerle temas halinde olsa. Böyle olsa yeni ve eski kaynaklara başvurduğumuzda görebileceğimiz cesur ve kararlı küratörlüklerin beraberinde getirdiği yeni fikirler bizi şaşırtırdı, kültürün kapalı bir şey olmadığını ispat ederdi, kütüphaneler asla resmiyet çerçevesine girmezdi, rehavete kapılmazdı, faal olmayan yerler haline gelmezdi.

Çeviren: Deniz Yaman


Twitter'da Paylaş
0

YORUMLAR


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR