Cortázar'ın Öykülerine Önsöz
1 Ağustos 2018 Edebiyat Öykü Yazıları

Cortázar'ın Öykülerine Önsöz


Twitter'da Paylaş
0

Cortázar’ın öykülerindeki kişiler kasıtlı olarak tırı vırı kişilerdir. Tırı vırı şeyler arasında gidip geliriz: sigara markaları, vitraylar, tezgâhlar, viskiler, eczaneler...

940’larda bir edebiyat dergisi için editörlük yapıyordum, aşağı yukarı gizlice yaptığım bir işti. Bir öğleden sonra, sıradan bir ikindi vakti, şimdi simasını pek hatırlayamadığım bir genç, bana bir öyküsünün elyazmasını getirdi. On gün sonra geri gelmesini, o zaman fikrimi açıklayacağımı söyledim. Bir hafta sonra geri geldi. Ona öyküsünü beğendiğimi ve hemen yayımlanması için dergiye aldığımı söyledim. Kısa süre sonra Julio Cortázar “Ele Geçirilen Ev” adlı öyküsünü Norah Borges’in iki illüstrasyonuyla dergide basılmış halde okudu. Yıllar sonra bir gece Paris’te, bana bunun ilk yayımlanan yazısı olduğunu söyledi.

Bu öykünün konusu görünmez bir mevcudiyetin zamanla evi işgal etmesidir. Daha sonra yazdıklarında Cortázar benzer bir temayı daha dolaylı ve etkili biçimde yeniden ele alır.

Dante Gabriel Rossetti Uğultulu Tepeler’i okuduktan sonra bir arkadaşına şöyle yazar: “Olay cehennemde geçiyor, ama nedendir bilmem, yer isimleri İngilizce.” Cortázar’ın eserlerinde de benzer bir şeyle karşılaşırız. Öykülerindeki kişiler kasıtlı olarak tırı vırı kişilerdir. Bu duruma öykülerindeki havai aşk ilişkilerinde ve yüzeysel tartışmalarda da rastlarız. Tırı vırı şeyler arasında gidip geliriz: sigara markaları, vitraylar, tezgâhlar, viskiler, eczaneler, havaalanları, limanlar. İnsanlar kendilerini gazetelere ve radyolara verir. Mekân topografik olarak Buenos Aires’e ya da Paris’e benzer. İlk başta bunun gündelik bir olayın anlatımı olduğunu sanırız. Sonra zamanla böyle olmadığını hissederiz. Anlatıcı farkına vardırmadan mutluluğun imkânsız olduğu korkunç bir dünyanın içine çeker bizi. Varlıkların iç içe geçtiği geçirgen bir dünyadır bu; bir insanın bilinci bir hayvanınkine girebilir, keza bir hayvanınki de bir insanınkine. Aynı zamanda insanın özünü oluşturan zamanla ilgili oyunlar da vardır. Bazı öykülerde iki zaman dizisi birbiri içinde akar.

Kimse bir Cortázar metninin olay örgüsünü anlatamaz; onun her metni belirli sözcüklerin belirli bir düzende bir araya gelmesinden oluşur. Bunları özetlemeye kalkıştığımızda, nadide bir şeyin kaybolduğunu fark ederiz.

İspanyolcadan çeviren: Işık Canıpek


Twitter'da Paylaş
0

YORUMLAR


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR