Diz Çökmüş Pencereler İçinden
15 Eylül 2017 Edebiyat Kültür Sanat

Diz Çökmüş Pencereler İçinden


Twitter'da Paylaş
0

Şükrü Erbaş
Üzüldüğüm bütün sözlerini unuttum Hatice. Seni üzdüğüm bütün sözlerimi insanın olmadığı zamanlara gömdüm. Bulanık fotoğraflarını kaldırdım. İçinde olmadığın fotoğrafları kaldırdım. Bir tek kötü gün bırakmadım hayatımızda. İnsan yaşarken ne kadar az seviyor yaşamayı. Mezar taşına bile gülümseyen fotoğrafını koydum. Bütün uzaklardan sana geliyorum yine. Geldin mi, diyor göğsündeki çiçekler. Geldim, diyorum eğilip tek tek. Kalabalıktı, diyorum. Seni okudum insanlara. Emeğini, güzelliğini, merhametini. Yalnızlıkta ot bitmez, dedim. Ayrılığın evi yok, dedim. İnsan ölülerini sevmezse yaşayamaz, dedim. Herkes, ücrasında bir incinmiş zaman, bir yaşama arzusu, bir sevme korkusu, uzanıp yanındakinin elini tuttu. Tülbentlerini hazırladım. Fotoğraflarını, ölüm ilanını, saatini, gözlüğünü... gözlerinin boşluğa çizdiği unutmabeni çiçeklerini... Sebahat’ın hediye ettiği terliği bile... gelirken getireceğim. Kimseye bırakmam hatıranı. Diz çökmüş pencereler içinden yaşadığımız zamanlara bakıyorum. Ben, ölümün mazlumuyum Hatice. Seni sevmenin kapanmaz yarasıyım. Sen, ölümden sonra da kaderimsin benim.

Twitter'da Paylaş
0

YORUMLAR


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR