Dünyanın İlk Romanını Yazan Kadın Murasaki Shikibu ve Genji’nin Hikâyesi
24 Temmuz 2019 Edebiyat Roman

Dünyanın İlk Romanını Yazan Kadın Murasaki Shikibu ve Genji’nin Hikâyesi


Twitter'da Paylaş
0

Murasaki, saray hayatını ve aristokrasiyi detaylarıyla anlatan bin yüz sayfalık Genji’nin Hikâyesi’ni öncelikle kadınlar okusun diye yazdı. 

Birçok kişi tarafından dünyanın ilk romanı olarak kabul edilen Genji Monogatari (Genji'nin Hikâyesi) bin yıldan fazla bir süre önce Japonya'nın Heian Dönemi'nde Murasaki Shikibu adında, sarayda yaşayan bir nedime tarafından yazıldı. İlk roman kabul edilsin ya da edilmesin, Murasaki’nin edebiyatta çığır açtığı inkâr edilemez bir gerçektir. 11. yüzyılın başlarında yazıldığı tahmin edilen romanın ilk kırk bölümünde herkesin hayran olduğu Hikaru Genji’nin saraydaki görevi ile aşk maceraları anlatılır. Genji’nin Hikâyesi son üç bölüm hariç kahramanın hayat hikâyesi olarak da okunabilir. Genji’nin üvey annesiyle yaşadığı aşk ilişkisiyle başlayan roman, karısı Onna San-no-Miya ve Kashiwagi arasında geçen yasak aşkla devam eder ve Genji’nin diğer karısı Murasaki’nin ölümüyle sona erer. Zaman zaman konuyla ilgili olmayan öyküler içerse de romanda kullanılan edebi üslup yazarın varlığını hissettirir ve olaylardaki devamlılık hissini canlı tutar. Romanda karakter gelişimi mevcuttur: Kadın ve erkek karakterlerin çoğu, yazgılarını takip eder ve çocukluktan erişkinliğe kadar devam eden süreçte kişiliklerini bulurlar. Bu yazıda, ortaya koyduğu yenilikçi eser ve ardındaki yazar Murasaki Shikibu ile ilgili bilgilere ulaşabilirsiniz.

Yazarın gerçek ismi bilinmemekle beraber, sarayda Murasaki Shikibu lakabıyla çağırılırdı. Tek bildiğimiz Fujiwara Klanı'nda doğmuş olmasıdır. Alışılmadık bir hayat yaşadı ve ondan beklenenin tam tersini yapmaya meyilli bir kadındı. Babasının arkadaşlarından biri olan Fujiwara no Nobutaka ile evlenmeden önce yirmili yaşların ortasına kadar babasının evinde kaldı. Nobutaka kızlarının doğumundan iki yıl sonra koleradan öldü. Kocasının ölümünden sorna Murasaki, Genji’nin Hikâyesi’ni yazmaya koyuldu. 

Murasaki hevesli bir şairdi. Bir yazar olarak ününü yaydığında İmparatoriçe Shōshi'nin nedimesi olması için saraya davet edildi. Genç imparatoriçenin hem öğretmeni hem de refakatçisi oldu. Genji'nin Hikâyesi’nin bu kadar önemli olmasının nedenlerinden biri saray hayatını ve aristokrasiyi detaylarıyla anlatmasıydı. Bu özellik onu tarihçiler için önemli bir kaynak hâline getirdi.  

Murasaki, Genji’nin Hikâyesi’ni öncelikle kadınlar okusun diye yazdı. Bin yüz sayfalık romanı yazması yıllarını aldı. Roman yüzlerce karakter içeriyordu ve sarayın diğer kadınlarına dağıttığı bölümlerden (toplamda elli dört bölüm) oluşuyordu. Kadınlar tarafından tutulan saray günceleri, özellikle Sarashina Nikki’nin yazarı Sarashina’nın yazdıkları, Murasaki’nin eserine dair düşünceler barındırıyor. O zamanlar kadınlara Çince karakterleri yazmayı öğrenmek yasaklanmış olmasına rağmen Murasaki, karakterleri kendi kendine öğrendi. Ancak Japoncaya özgü hece alfabesi kana ile yazmayı tercih etti. Kana alfabesiyle günce yazmak erkekler için utanç verici, gizli tutulması gereken bir durumdu. Kadınlar içinse son derece normal bir olaydı çünkü eğitimli kadınlar idari işlerden ve toplumsal olayların büyük bir kısmından soyutlandıkları için günce yazmaktan başka çareleri yoktu. Böylelikle erkekler Çince şiirler yazarken saraydaki bazı nedimeler, Japon edebiyatının temellerini attılar. 

Genji’nin Hikâyesi saraydaki kadınları eğlendirmek için yazıldı, ancak içinde bulundukları saray hayatını anlatmasına rağmen, hiçbir karakterin gerçek ismi kullanılmadı. Akademisyenlere göre isim kullanılmaması Heian Dönemi’nin bir özelliğiydi. İsim yerine rütbe ya da yakınlık belirten hitap biçimleri kullanılırdı. Eser her zaman bir plana ya da olay örgüsüne bağlı kalmaz, ancak yine de kendi içinde tutarlıdır. Zamanın akışı, değişen dünya ve karakterlerin benzer durumlarla karşılaştıklarında verdikleri farklı tepkilerle vurgulanır. Murasaki kurgusal araçları ustalıkla kullanarak zamanın akışını ve yoğunluğunu aktarır. Ayrıca eser, dört yüz küsur karaktere sahip olmasına rağmen Murasaki hiçbirini atlamadan gelişimlerini ve karakterlerin birbirleriyle olan ilişkilerini tasvir eder. Genji’nin Hikâyesi başlıca aristokrat Heian toplumunu işliyor, ancak sadece politika ve iktidar değil, insan ilişkileri ve sevgi ile ilgili bir hikâyedir. 

Çeviren: Aslı İdil Kaynar

(Culture Trip)


Twitter'da Paylaş
0

YORUMLAR


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR