Edebi Metinler Çizgi Romana Uyarlandığında Kaybolanlar ve Kazanılanlar
11 Temmuz 2019 Edebiyat Kitap

Edebi Metinler Çizgi Romana Uyarlandığında Kaybolanlar ve Kazanılanlar


Twitter'da Paylaş
0

Çizgi romancılar uzun zamandır ilham almak ya da tam anlamıyla uyarlamak için edebi kaynaklardan yararlanmışlardır. Bir romanın yoğunlaştırılmış versiyonundaki bir sayfanın sözcüklere ve resimlere indirgendiği, illüstrasyonlu klasiklerin yayımlandığı günler geçmişte kaldı. David Mazzucchelli’nin Paul Auster’ın Cam Kent’inin uyarlaması başlı başına kayda değer bir eser ve iki farklı sanatçının estetiğini özenle harmanlıyor.

Bir türden öbürüne geçiş yapmanın zorluğu şundan kaynaklanıyor: Uyarlama orijinal eserin ritmini ve tarzını yakalayabildiğinden kelimesi kelimesine çeviri yapmanın sıkıntı yaratmadığını düşünenler var. Ancak genelde sıkıntılara yol açabilir, çünkü bu şekilde yapılan bir uyarlama, kaynak metinde bulunan önemli bir olayı kaçırır ve eserin bir tür kısaltılmış versiyonu haline gelir. Böylece hem uyarlama olarak hem de başlı başına bir çalışma olarak başarısız olur.

Peter Kuper’ın çizgi romanı Kafkaesque uyarlamanın nasıl doğru yapıldığının bir örneği. Kuper’ın sosyo-politik eleştirilerini barındıran karakterleri, kendine ait tarzlara sahipler. Kafkaesque’in önsözünde Kuper, Kafka’nın hikâyeleriyle birbirine geçen kendi ürettiği hikâyeleri resmetme sürecini tartışıyor:

“Çizim yapmak için karalama tahtasını yani üzerinde mürekkep kullanılıp kazınabilen tebeşir kaplı bir tahtayı tercih ettim. Alman ekspresyonizmini ve Kafka ile aynı zamanda Prag’da eserler yaratmakta olan Kathe Kollwitz, Georg Grosz ve Otto Dix gibi sevdiğim sanatçıları hatırlatıyordu.” Diğer bir deyişle Kuper hem kendi üzerindeki etkileri hem de eserini uyarladığı Kafka ile çağdaş olan sanatçıların tarzını yansıtmak için bu sanatsal tarzdan yararlanmak istedi. Bu durum, hikâyelerin kökeni kime dayanırsa dayansın, projede bir bütünlük yaratmada yardımcı olur.

Kuper, Kafka'yı çizgi roman formuna uyarlarken cesur sanatsal kararlar almaktan da korkmadı. Yine önsözde Kafka’nın muhtemelen “Yasa Önünde” adlı öyküsünü “kurumsal ırkçılık üzerine bir yorum” olarak görmediğinden bahsetti, ancak Kuper öyküyü bu anlamı çıkaracak şekilde okumuştu. Kuper Kafka’nın eserlerini kutsal metinlermişçesine ele almadı, aksine onlara güncel meseleleri barındıran eserler olarak yaklaştı. Bunu yaparken aynı zamanda Kafka’nın eserlerinin yıllara nasıl dayandığını gözler önüne serdi.  

Aslına tümüyle sadık uyarlama düzyazıyla çizgi romanın örtüşmesinin tek yolu değildir. Çok sayıda çizgi roman yapımcısı, yazarların biyografilerini panel, resim ve diyalog hâline getirdi. Bu tarz çizgi romanların da birçok türü var. Mary M. Talbot ve Brian Talbot’un The Red Virgin and the Vision of Utopia, Fransız feminist düşünür ve anarşist Louise Michel’in hayat hikayesini anlatmak için engin bir tarihsel bilgiden faydalanıyor, eser birçok zaman dilimine ve kıtaya yayılıyor. Öte yandan Warren Ellis ve Marek Oleksicki’nin Frankenstein’s Womb’u Mary Shelley’nin hayatını baz alsa da deneysel bir yaklaşım sergiliyor. Shelley’in hayatına ve ünlü eserinin devam eden etkilerine aydınlatışı bir bakış, ancak sıkıcı olmaktan çok uzak.

Hannad Arendt’in hayatını ele alan Ken Krimstein’ın The Three Escapes of Hannah Arendt kitabı olayları Arendt’in gözünden aktarıyor. Krimstein’ın kendine has çizim tarzı anlatım teorik ya da atmosferik bir hâl aldığında ön plana çıkıyor. Arendt’in hayatına birçok tarihçi, yazar ve filozof girdiğinden çizgi roman dipnotlarla dolu. Ayrıca kitap Krimstein’ın hem Arendt'in eserleri hem de hayatı hakkındaki kitaplarla ilgili önerilerde bulunduğu uzun bir “Önerilen Okumalar” bölümüyle sona eriyor. Yine bu bölümde Krimstein “Yazarın kendi elinden çıkma metinlerle onlara kattığınız yorumları dengelemenizi öneriyorum,” diyor.

Bazı yazarların yaşamları söz ve resimlerle kolayca anlatılabilir, diğerleri için onların fikir ve tasvirlerini kullanmak daha iyi bir seçenek olabilir. Ancak çizgi roman ve düzyazının birbirinden tamamen ayrı tutulduğu dönem artık geride kaldı. İkisinin örtüşmesi hem okurlar hem de akademisyenler için aydınlatıcı olmaya devam edebilir.

Çeviren: Aslı İdil Kaynar

(Lithub)


Twitter'da Paylaş
0

YORUMLAR


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR