Ejderhaların Şaşırtıcı Tarihi
19 Nisan 2019 Kültür Sanat Tarih

Ejderhaların Şaşırtıcı Tarihi


Twitter'da Paylaş
0

Game of Thrones’dan yıllar önce ejderhalar, Güney Asya ve Ortadoğu’daki destanlarda ve mitlerde canavar olarak karşımıza çıkıyordu. Kültürel etkileşimler sonucu değişime uğrayan ejderha figürlerinden olan Pers ejderhası, vücudunu saran alevlerle çevrelenmiş, bir yılana benzeyen vücuduyla Çin ejderine benziyordu.

Bir ejderha hayal edin. Aklınıza ilk gelen şey büyük olasılıkla Batı’nın hayal dünyasından çıkma, son derece yırtıcı, kanatlı bir ejderha olacaktır. Game of Thrones’dan Harry Potter’a birçok eserde karşımıza çıkan ejderhalar, orta çağ efsaneleri ve fantastik destanlarda bulunan yaratıklarından esinlenerek yaratılmıştır. Aklınıza gelebilecek bir başka ejderha çeşidi, Çin halk hikayelerinde yılana benzeyen bedeni ve koca gözleriyle Çin Yeni Yılı kutlamalarında yer alan ejderhalar olabilir. Ejderhalardan daha az bilinenleri, başta İran olmak üzere Ortadoğu ve Güney Asya’da ortaya çıkmış olan ejderhalardır. Efsanelerde insanları korkutan korkunç bir canavar ya da motif olarak mitoloji, kitap ve sanat eserlerinde önemli bir rol oynamış olan bu ejderhalar, muhtemelen dünyadaki en eski mitolojik yaratıklardır.

Ejderhaların atası

Rig Veda (M.Ö 1500’lere dayanan dünyanın en eski yazılı metinlerinden biri) gibi eski Hint kaynakları, tanrı Indra göklerden su indirebilsin diye onun tarafından öldürülmek zorunda kalan büyük ejder Vrtra’dan bahsediyor. Mezopotamya mitleri, Babil şehrinin baş tanrısı Marduk’un ejder Tiamat ile insanlar üstünde hakimiyet kurma adına yaptığı savaşı anlatıyor. İran’ın Zerdüşt geleneğine göre ejderhalara “azi” ya da “yılan” denilirdi ve bu ejderhalar, yazıtlarda “üstlerine zehir akıttığı atları ve insanları yutan” şeytani yaratıklar olarak bilinirdi. 

Pers sarayında ejderhalar

Osmanlı İmparatorluğu’ndan Güney Asya’ya uzanan topraklarda, Müslüman hükümdarların saraylarında bir dönem boyunca ejderha dalgası yaşandı. Orta çağ süresince bu bölgeler, Farsça metinleri, Pers gelenekleri ve bilimini takip ediyordu. 10. ve 11. yüzyıllarda Firdevsi’nin yazdığı ünlü destan Şahnâme, geniş bir alana yayılmış bölgelerce okundu. Destan, İslam öncesi zamanı popüler folk kültürü, kozmolojiyi ve ejderhalarla savaşan Rüstem gibi kahramanları bir araya getiriyordu. 

Kültürler arası etkileşimden doğan ejderhalar

Şahnâme’nin en güçlü kahramanlardan biri olan Behrâm-ı Gûr, 5. yüzyıl Sasani hükümdarı V. Behram esas alınarak yaratıldı. Bu kahraman aşağıda yer alan eserin el yazması versiyonunda sık sık ejderhalarla savaşırken resmediliyor. Pers ejderhası, vücudunu saran alevlerle çevrelenmiş, bir yılana benzeyen vücuduyla Çin ejderine benziyor. Ticari ve kültürel etkileşimler uzun yıllar sürdüğünden Çin sanatları orta çağ İran’ı ve Pers İmparatorluğu’nun geri kalanında görülmeye başlandı. 

Sonuç olarak sıra dışı ejderha figürleri Osmanlı İmparatorluğu’na kadar yayıldı. Aşağıdaki resimde bulunan ejderha, Şahkulu’nun 16. yüzyılda bir Osmanlı stüdyosunda çizdiği türlü canavarlardan biridir. İran’ı terk ederek Kanuni Sultan Süleyman’ın sarayına gelen Şahkulu, “saz” denilen, canavarları kalın yapraklar arasında resmettiği resim tekniğinde ustaydı. 

sahkulu

Babür İmparatorluğu’nun ejderhaları

Daha sonraları ejderhalar minyatürlerde de yer aldı. Minyatürün en yaygın olduğu topraklar Ortadoğu olarak bilinse de minyatür sanatı, asıl Hindistan’da zirveye ulaştı. 16. yüzyıl’da Babür İmparatorluğu’nda hüküm süren Akbar, sanatı sonuna kadar destekleyen ve stüdyosundan birçok resimli metin çıkmış bir hükümdardı. Emir Hamza’yla ilgili yazılmış fantastik öykülerden oluşan derleme Hamzanâme’de Babür ressamları, ejderhanın etrafındaki alevler ve vücudundaki benekler gibi detayları resmetti. 

hamzanamaŞahnâme’nin 19. yüzyıla ait bir versiyonunda efsanevi hükümdar Behrâm-ı Gûr, ejderhanın karnını yarıp birini kurtarıyor. Bu görüntü, ejderhanın kültürler arası etkileşim sonucu ortaya çıkan adaptasyonlarını göz önüne seriyor: 5. yüzyıla ait bir Sasani hükümdarı, 11. yüzyılda yazılmış Fars destanında hayat buluyor ve 19. yüzyıl Hint sanatı ile destanın güçlü bir karakteri olarak tekrar resmediliyor.

bahramgurEjderhalar şeytani yaratıklar olarak karşımıza çıksa da ejderhaların farklı tasvirleri de mevcut. 16. yüzyıla ait Babür İmparatorluğu’na ait resimde dağa tırmanmakta olan ejderha, yeni liderlerini seçmek için yaptıkları toplantıya katılıyor (dağın en tepesinde bir karga, baykuşla tartışıyor). 

miskincrowEjderhalar doğayla ilgili yapılan gözlemleri mitlerin unsurlarıyla bir araya getirmesiyle Pers sanatında önemli bir yer tuttu. Ejderha figürü, insanları onların ulaşamayacağı yere, yani gerçek dünyanın ötesine taşımak ve onlarda merak uyandırmak için yaratıldı. 

Çeviren: Aslı İdil Kaynar

(Googleartsandculture)


Twitter'da Paylaş
0

YORUMLAR


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR