Fotoğrafın İcadından Önce Dünyayı Suluboya Resimler Anlatıyordu
25 Aralık 2019 İnsan Doğa Sanat Gezi

Fotoğrafın İcadından Önce Dünyayı Suluboya Resimler Anlatıyordu


Twitter'da Paylaş
0

Fotoğraf makineleri ve kameralar icat edilmeden önce insanlar, dünya ve üzerinde yaşayanların nasıl göründüğünü yaptıkları resimlerle belgeliyordu. Tuval üzerine yağlıboya, canlı renkleri ve dayanıklılığı nedeniyle tercih ediliyordu. Ancak 18. yüzyıldan itibaren hem profesyonel hem de amatör birçok Avrupalı sanatçı – özellikle açık havada resim yapmayı sevenler – suluboyaları tercih etmeye başladı. Ayrıca suluboya malzemeleri küçük bir taşıma çantasında taşınabildiğinden sanatçılara kolaylık sağlıyordu. Buna ek olarak, suluboya pigmentleri yağlıboyanın aksine, o kadar ince ve şeffaftır ki, sanatçıların ışık ve havanın etkilerini yakalamak için kullanabileceği bir parıltı üretir. Tek eksik yönü çok fazla dayanıklı olmamasıdır. 

Serampore Yolu’ndan Görüntü. Kolkata, Hindistan, 1848.

Asırlık suluboya resimleri dijital ortama taşıyan, İngiltere merkezli bir yardım kuruluşu olan Watercolour World suluboya ile ilgili şöyle diyor: “Suluboyalar, narin belgeler. Renkler gün ışığına maruz kaldığında zamanla kaybolur ve sıcaklık ile nem değişikliklerine karşı savunmasızdır. Bu yüzden, çoğu zaman gizli tutulurlar, böylece hakkettikleri ilgiyi görme fırsatları olmaz. Göz ardı edilip değersizleştirildikleri zaman ihmal edilirler ve hatta bazen kaybolabilir ya da yok edilebilirler.”

Dünyada yağlı boya tablolardan çok daha fazla suluboya resim var ve bunların çoğu amatör ressamlar tarafından yapıldı. Ressamın çıktığı yolculuğu, yolculukta deneyimlediklerini, ailesi ve dostlarına aktarması amacıyla yapılmış resimlerdi bunlar. Örneğin, bir ordu subayı, görev yerlerini resmeden bir dizi resim yaptı ve bu resimler kuşaktan kuşağa aktarıldı. Bunlar sanatçının ziyaret ettiği yerlerin ve karşılaştığı insanların ilk elden gözlemleri olduğu için artık değerli birer tarihsel belge sayılıyor. 

Watercolour World’ün projesi seksen bin resmi dijital ortamda bir araya getiriyor. Koleksiyonda Firavun I. Seti’nin mezarının 19. yüzyılda çizilmiş resimleri ve İngiltere’nin güneyindeki kıyı erozyonu gibi, iklim krizinin uzun vadeli etkilerini gösteren bir dizi görsel var.

Watercolor World’ün kurucusu Fred Hohler’a göre, “Proje, dünyanın geçmiş zamanlarına uzanan olağanüstü bir yolculuk olacak. İklim krizi tehlikesi altında olan doğanın eskiden nasıl olduğuna dair bir kanıt işlevi de görecek. Aynı zamanda tarihçiler için insanların gelişiminin kökenlerini gösteren, yol gösterici görsel belge görevini üstlenecek.”

Taştan mezarlar. Beni Hasan, Mısır, tarih bilinmiyor.

Bulutla kaplı buzul dağlar. 1825-35

Bailén Savaşı (16-19 Temmuz 1808).

Allahabad, Hindistan, 1865.

Harbour Sokağı, Kingston, 1821.

The Thames at Cold Harbour. Blackwall, 1896.

Lambetgh Festivali, 1850.

Antigua'da bir değirmen, 1823.

Windsor Parkı, 19. yüzyıl.

(Amusing Planet)


Twitter'da Paylaş
0

YORUMLAR


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR