Füsun Akatlı’nın Eleştiri Dünyasına Açılan Bir Pencere

Füsun Akatlı’nın Eleştiri Dünyasına Açılan Bir Pencere


Twitter'da Paylaş
0

Öykülerde Dünyalar
Hülya Soyşekerci
4 Temmuz 2010’da kaybettiğimiz Füsun Akatlı, ülkemizde eleştiri alanında uzun yıllar boyunca saygın bir yer edinmiş olan ve bu saygınlığını sağlam, nesnel ve yazınsal estetik ölçütleri dikkate alan eleştirel yaklaşımıyla gerçekleştiren bir yazar olarak, zihnimin ve yüreğimin sayfalarında yer almıştı. Füsun Akatlı’nın yazılarını edebiyat ve sanat dergilerinde ilgiyle okur ve olabildiğince takip ederdim. Ancak, yazarın kitap boyutunda bir çalışmasını okumayı nedense ihmal etmiştim. Füsun Akatlı’nın kaybı sonrası edebiyat eleştirisinde açılan boşluğu daha derinden duyumsamaya başlayınca, elime geçen bir eleştiri kitabını heyecan ve vefa duyguları içinde okudum. Öykülerde Dünyalar adlı bu kitabın, öykü eleştirisi açısından bana yeni ufuklar açtığına; ayrıca, kitap formatı içinde bütünlüklü hale getirilmiş eleştiri yazılarının, onları çeşitli dergi sayfalarında parça parça okumaktan daha farklı bir okuma yaşantısı sunduğuna yakından tanık oldum. Öykülerde Dünyalar yoğun, sıkı dokulu bir kitap. Odağına aldığı “öykü” türü misali yoğun, kısa yazılardan oluşan, sadeliğin içinde derinleşen ve okuru farklı anlam katmanlarına açan bu kitabın öykü eleştirisi tarihimiz içinde önemli bir yeri olduğu kanaatindeyim. Okurken, birçok önemli öykü metninin kurgusal ve yapısal özelliklerine, bu öykülerin yazarlarının öykü anlayışı ve edebi biçemi hakkında bilgi ve yorum zenginliğine de ulaşabiliyor insan. Füsun Akatlı’nın öykü türü açısından metinlerini incelemek üzere seçmiş olduğu yazarların hepsinin edebiyat estetiğini önceleyen, edebiyatı her şeyden önce “başlı başına bir sanat” olarak algılayan yazarlar olduğunu görüyoruz. Öykülerini eleştirel inceleme odağına aldığı yazarlar; Haldun Taner, Yusuf Atılgan, Tomris Uyar, Bilge Karasu, Nezihe Meriç, Leylâ Erbil, Füruzan, Sevgi Soysal, Oğuz Atay, Ferit Edgü, Orhan Duru, Adalet Ağaoğlu, Selim İleri, Onat Kutlar, Pınar Kür, Hulki Aktunç… Bu adlar Füsun Akatlı’nın öykü eleştirisinde ve genel olarak edebiyat eleştirisinde seçtiği yolu ve önemsediği edebi biçem ve tarzı görme ve anlama olanağı veren birer anahtar niteliğinde. Füsun Akatlı, Öykülerde Dünyalar içindeki öykü değerlendirmeleri arasına, edebiyata, edebiyat eleştirisine dair düşüncelerini de serpiştiriyor. Sözgelimi, Tomris Uyar’ın öykülerine dair yazdıklarından birkaç satır, Füsun Akatlı’nın edebi eserlere bakış açısını daha net olarak görmemizi sağlıyor: “Birey-toplum diyalektiğinin düğümlerini, benim ‘insan cevheri’ dediğim tılsımla çözüyor. Bunu bağırmadan,’edebiyatçılığından’, yazının can damarından hiç kopmadan yapıyor. Üç paha biçilmez şeyle: Şiirle, sevgiyle, bilinçle yazıyor.” Birkaç satır sonra: “Ben sanattan öneri bekleyenlerden değilim.” Ve devamında: “Belki de gerçekliği yansıtan sanat, gerçekçiliği yansıtan sanattan daha gerçek ve daha gerçekçi sanattır” diyerek, o dönemin (1970’ler) yaygın edebiyat anlayışından hayli farklı tespitlerde bulunuyor ve böylece bilinen şablonların dışına çıkıyor. İnsanların çoğu, eleştiri yazıları yerine, roman, öykü, şiir gibi türlerde yazılmış metinleri okumaya meraklıdır. Füsun Akatlı’nın eleştiri yazıları en az bu türler kadar ilgiyle, keyifle okutuyorlar kendilerini. Her satırda yoğunluğun içinden yükselen güzel, duru ve akıcı dilin tadına varıyor insan. Füsun Akatlı bir eleştirmen olarak yazınsal ve kurmaca eserlerin temelinin dil olduğu gerçeğini vurguluyor; bir yazarın dilinin ve biçeminin onun edebiyata kazandırdığı bir değer olduğunu da ifade ediyor. Füsun Akatlı öğrenimini gördüğü ve bu alanda öğretim üyesi olduğu felsefe disiplininden gelen sistematik ve diyalektik düşünceyi, kavramsallaştırma ve temellendirmeleri, yazdığı eleştiri yazılarına uyarlıyor; analitik düşünme, akıl yürütme ve sonuca varmada felsefe yöntemlerini bilinçle kullanıyor. İncelemeye aldığı öykülerin yapısal, kurgusal çözümlemelerini derinlere inen felsefi yöntem ve tekniklerle ve bunları kuşatan özlü bir anlatımla gerçekleştiriyor. Felsefe ve edebi eser arasındaki ilişki konusunda bazı tespitleri var Füsun Akatlı’nın: “Bir edebiyat ürününün içinde felsefe, bir felsefe yapıtının içinde edebiyat, olağanüstü bir uyum içinde sarmallanmamışlarsa, hangisi kazançlı ve baskın görünürse görünsün, ortaya çıkan yapıt da, felsefe ve/veya edebiyat da yara alıyor, zaafa düşüyor.” Sonuçta, edebiyat-felsefe ilişkisinde uyumlu ve diyalektik bir sarmalın önemine işaret ediyor Füsun Akatlı. Öykülerde Dünyalar’da, öykü sanatıyla ilgili birçok ayrıntının vurgulanması da dikkati çekiyor. Böylece okur, hem öykü yazarlarının eserlerini daha yakından tanıma olanağı buluyor; hem de yazarların öykü ve yaşam ilişkisi konusundaki yaklaşım ve çabalarını anlama çabasına giriyor. Bu sıkı dokulu kitabın eleştiri odağında yüzlerce öykü kaynaşıyor; böylece öykü sanatının ana damarına temas etmek, bu damarın edebi can suyuna ulaşmak mümkün oluyor. Öykülerde Dünyalar öykü türü, öykü eleştirisi ve genel olarak edebiyat sanatı açısından hayli zihin açıcı ve etkileyici bir kitap. Hani derler ya; “hiçbir kitap değerlendirmesi asıl eserin yerini tutamaz, ancak bazıları vardır ki aslını tekrar okutturacak kadar güzeldir.” Bu söz sanki Füsun Akatlı’nın eleştiri yazıları için söylenmiş. Onun incelediği ve işaret ettiği öyküleri ve öykü kitaplarını merak ediyor; onları okumaya, yazarlarını tanımaya yöneliyoruz. Edebiyat eleştirisinin asıl işlevi budur zaten; edebi ölçütler içinde yeni, özgün ve farklı olan eserlere dikkat çekmek; onların edebiyatın ölümsüz akışındaki yerlerine işaret etmek… Dile ve edebi söyleme yepyeni dokular kazandıran yazarları keşfedip onların değerlerini belirlemek… Edebiyat tarihinin, kendi bilincinden ve yüreğinin içinden usul usul aktığını duyumsar bir eleştirmen; bu gerçeği her an benliğinde yaşatır. O nedenle, edebi ve tarihi bir sorumlulukla yazar ve değerlendirir. Füsun Akatlı da böyle sorumlu, saygın ve yetkin eleştirmenlerden biri olarak, edebiyat sanatının ölümsüzlüğünde var olmayı sürdürüyor.

hsoysekerci@gmail.com


Twitter'da Paylaş
0

YORUMLAR


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR