Güç de İktidar da Benimle Olsun...
18 Aralık 2017 Kültür Sanat Sinema

Güç de İktidar da Benimle Olsun...


Twitter'da Paylaş
0

Sinema tarihinin en popüler serisi Star Wars’un sekizinci adımı Son Jedi, hem ‘retro’ tadına sahip hem de kendi ruhunu ve sesini bulmuş bir film. Rian Johnson’ın yazıp yönettiği yapım ikonik karakterlerden Luke Skywalker’ın, isyankâr kız Rey’i yetiştirme sürecinin yanı sıra ‘Yeni Darth Vader’ Kylo Ren’in güç ve iktidar çabalarına odaklanıyor...
Uğur Vardan
İki yıl önce vizyona giren Star Wars serisinin yeni üçlemesinin ilk ayağı olan Güç Uyanıyor (The Force Awakens) vesilesiyle de yazmıştım: George Lucas’ın 70’lerin sonuyla 80’lerin başında yarattığı evren uzayda geçse de western’lerden tarihi aksiyonlara uzayan bir esintiye sahipti ve göndermeleri açısından da ‘Soğuk Savaş’ reflekslerini perdeye taşıyordu. 90’ların sonuyla 2000’lerin ilk yarısındaki üçleme bence zorlamaydı; ticari zekâsı yüksek Lucas’ın elindeki en iyi ve tek malzemenin yeniden pazarlamasıydı adeta. ‘Jedi eğitimi’ şart! Yönetmenliğini J.J. Abrams’ın üstlendiği Güç Uyanıyor, kronolojik olarak 1983 tarihli Return of the Jedi sonrası bir zaman diliminde geçerken seyirciye hem serinin ikonik karakterleri Luke Skywalker, Han Solo ve Prenses Leia’yla kısa ama öz buluşmalar sunuyor hem de isyankâr kız Rey, direnişçilerin safında mücadele eden yetenekli pilotu Poe Dameron, sistemin hâkimi ‘İlk Düzen’e başkaldıran asker Finn gibi yeni kahramanları önümüze atıyordu. ‘Şimdiki zamanın üçlemesi’nin evreninde, başında ‘Yüce lider’ Snoke’un olduğu ‘İlk Düzen’ adlı bir oluşum vardı ve sistemin kötüsü de bir tür ‘Darth Vader Jr.’ havasındaki doğaüstü güçlere sahip Kylo Ren’di... Bu haftadan itibaren tüm dünyada gösterime giren ve yönetmenliğini Rian Johnson’ın üstlendiği ikinci adım Son Jedi ise (Star Wars: The Last Jedi), Güç Uyanıyor’un kaldığı yerden start alıyor ve yeni kahramanlar, ‘Snoke’un güçlerine komuta eden General Hux’ın yok etmeye çalıştığı ‘Direnişçiler’in safında mücadelelerini sürdürüyor. Öykü iki ana koldan ilerliyor; bir yanda Poe Dameron ve Finn (o da kendisine bir ortak buluyor: Rose Tico), Hux’a karşı bilfiil savaş veriyor, öte yanda ise Rey Skywalker’ı kendisine ‘Jedi eğitimi’ vermesi için iknaya çabalıyor. Shakespeare havası... Güç Uyanıyor, orijinaline halel getirmeyen ve genel çizgileri itibariyle ‘Retro tadı’ taşıyan bir çalışmaydı. Son Jedi’da da ‘retro’ tadı var ama sanki bu kez öykü kendi sesini, ruhunu, rengini de bulmuş gibi. Hem serinin genelinde hem de Güç Uyanıyor özelinde öne çıkan Freudyen öğeler ise yerini bu kez Shakespeareyen bir havaya terk etmiş. Hikâyede sık sık iktidar tutkusu ve bu tutkunun yarattığı ruhsal gelgitler kıyıya vuruyor (bu aşamalarda da III. Richard’dan Macbeth’e uzanan bir çizgiyi hatırlıyoruz). Filmdeki günümüze yönelik gönderme ise ‘silah ticareti’. Ben ayrıca Luke Skywalker’ın ‘Jedi romantizmi’ne ve bir dönemin artık kapanmasının zamanının geldiğine ilişkin saptamalarını, kendi efsanesiyle yüzleşme çabasını da beğendim. Snoke’un, Kylo'ya “Şu saçma sapan kaskı çıkar” uyarısı ve Luke’un, Prenses Leia’nın hologram görüntüsüne “Bu ucuz bir numara” demesi de filmin en iyi esprileriydi. [caption id="attachment_55831" align="aligncenter" width="800"] BB_ Son Jedi'de kalpleri fethediyor.[/caption] Carrie Fisher’a adanmış Performanslara gelince: Kariyeri boyunca kimi farklı adımlar atsa da ‘Luke Skywalker’dan başka bir rolüyle hatırlanmayan Mark Hamill, belki de serideki en iyi kompozisyonunu sergiliyor. Kylo Ren’de Adam Driver ise muhteşem. O boğuk ses tonu ve ifadesinin yanı sıra son derece etkili yüz fizyonomisiyle karakterinin ruhsal gelgitlerle dolu yapısını çok iyi yansıtıyor. Rey’de Daisy Ridley ilk filmdeki etkileyiciliğinden uzak ama yine de idare ediyor (Ayrıca Rey’in varlığıyla seriye ‘Feminist’ bir karakter kattığı da bir gerçek). Finn’de John Boyega, Poe Dameron’da Oscar Isaac, yeni karakterlerden Rose Tico’da Kelly Marie Tran, ‘kaypak hırsız’ DJ’de Benicio Del Toro, Amiral Holdo’da Laura Dern gayet iyiler. ‘Yüce lider’ Snoke’ta Andy Sarkis’i Güç Uyanıyor’da beğenmemiştim ama bu kez tatminkâr. Ve ‘rahmetli’ Carrie Fisher... Prenses Leia’da son kez karşımıza geliyor ve kendisine adanan bu filmdeki her görüntüsünde insanı hüzünlendiriyor. Sonuç? Brick, Bloom Kardeşler ve Tetikçiler gibi yapıtlarıyla tanıdığımız Rian Johnson, senaryosunu de kendisinin yazdığı 152 dakikalık Son Jedi’da son derece başarılı bir çalışmaya imza atmış. Kırmızı renklerin hâkim olduğu filmi, bence serinin ilk üçlemesinin tadında ve kalitesinde (zaten en çok da The Empire Strikes Back’i hatırlatıyor). Aman da ne şirinmiş bu Porg’lar... Son Jedi’da, sevimli küçük bir köpek tadındaki (ki ben ‘Güç Uyanıyor’ eleştirisinde onu daha çok ‘Wall-E’ye benzetmiştim) yeni dönem robotu ‘BB8’, yine ‘Gönüllerin yıldızı’ olmayı başarıyor. Lakin kadroya yeni katılan ‘Porg’lar da çok şirin. Minik penguenleri hatırlatan bu yaratıklar, Chewbacca’nın yâreni oluyor... https://youtu.be/Q0CbN8sfihY Star Wars: Son Jedi (5 üzerinden 4 yıldız) Yönetmen: Rian Johnson Oyuncular: Daisy Ridley, Mark Hamill, Adam Driver, Oscar Isaac, Carrie Fisher, Domhnall Gleeson, Andy Serkis, Laura Dern, Kelly Marie Tran, Benicio Del Toro ABD yapımı

Twitter'da Paylaş
0

YORUMLAR


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR