Halil Cibran: Aşkın Belirsizlikleriyle Baş Etme Cesareti
3 Temmuz 2019 Edebiyat Şiir

Halil Cibran: Aşkın Belirsizlikleriyle Baş Etme Cesareti


Twitter'da Paylaş
0

“Aşka yön verebileceğinizi düşünmeyin, aşk sizi buna layık görüyorsa size yön verir.”

“Aşk etrafımızdaki şeylere verdiğimiz dikkatin niteliğini belirler.” J. D. McClatchy sevgi ve arzunun birbirini tamamlayan özellikleri ile zıtlıklarıyla ilgili yazdığı denemelerinden birinde bu yorumu yapıyor. Ayrıca aşkımızın niteliğini, korkularımız ya da inancımız, yaralarımız ve iyileşmeye olan bağlılığımız gibi kendimizi adadığımız şeylerin belirlediğine değiniyor. McClatchy'e göre bu kaçınılmaz zıtlıkların arasında kalışımız, kendi kalplerimize göstermeye istekli olduğumuz cesaret, açıklık ve kırılganlık derecesine bağlıdır. Felsefeci Martha Nussbaum kendimizi tanımanın zorluğunu şöyle belirtir: “Âşık olmakla onu reddetmek arasında yaşanılan gelgitler, insan kalbinin en önemli ve yaygın yapısal özelliğini oluşturur.”

Lübnan asıllı Amerikalı şair, ressam ve filozof Halil Cibran’ın (1883-1931) Ermiş eserinde karşılaştığımız en dokunaklı bölümlerinden birinde bunu sorgular. 1923 tarihli eser bize sağlıklı bir ilişkide bulunan yakınlık ve bağımsızlığın dengesine dair önemli bir mesaj verir.

Cibran aşkın sunduğu ödüllere rağmen onun büyüklüğünden, kırıcılığından ve belirsizliğinden kaçmaya neden olan çelişkili insan dürtüsüne, cesaret dolu büyülü sözlerle karşılık veriyor:

"Aşk sizi çağırdığında onu izleyin,

Yolları zor ve dik olsa da.

Ve kanatları sizi sarıp sarmaladığında ona teslim olun,

Tüylerinin arasına gizlenmiş kılıç sizi yaralayacak olsa da.

Ve sizinle konuştuğunda ona inanın,

Bahçeyi tarumar eden kuzey rüzgârı gibi darmadağın etse de düşlerinizi sesiyle.

 

Çünkü aşk size taç da giydirebilir, sizi çarmıha da gerebilir.

Hem besler büyütür hem de budar sizi.

Zirvenize tırmanıp güneşte titreşen dallarınızı okşarken

Aşağı inip sarsar toprağa tutunmuş köklerinizi.

Mısır demetleri gibi kendine toplar.

Kabuklarınızdan kurtulmanız için eler.

Apak edinceye kadar öğütür sizi.

Yumuşayıncaya kadar yoğurur,

Ve sonra Tanrı’nın kutsal şölenine kutsal ekmek olasınız diye atar sizi kutsal ateşine.

 

Yüreğinizin sırlarına ermeniz ve bu bilgiyle Hayat’ın yüreğinin bir parçası olasınız diye yapar aşk bunları.

 

Ancak eğer korkularınızda aşkın huzuru ve zevkine varmaksa amacınız,

O zaman çıplaklığınızı örtüp aşkın harman yerinden çıkıp

Güleceğiniz ama doyasıya gülemeyeceğiniz,

Ağlayacağınız ama tüm gözyaşlarınızı akıtamayacağınız, 

Mevsimsiz diyarlara gitmeniz sizin için daha iyi.

Aşk kendinden başka bir şey vermez ve kendinden başkasından almaz.

Ne sahip olur aşk ne de kendine sahip olunsun ister.

Çünkü aşka aşk yeter."

Çeviren: Aslı İdil Kaynar

(Brainpickings)

 


Twitter'da Paylaş
0

YORUMLAR


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR