Harry Potter’a İlham Veren Gerçek Objeler
27 Nisan 2018 Ne Haber

Harry Potter’a İlham Veren Gerçek Objeler


Twitter'da Paylaş
0

İngiltere’deki Britanya Kütüphanesi’ndeki bir sergi, JK Rowling’e ve onun Harry Potter evrenine yeni bir ışık getiren büyülü objeleri bir araya getirdi. Eğer çocukluğunuz (ya da yetişkinliğiniz) Avada Kedavra büyüsü ve Marauder Haritası ile geçtiyse bu kütüphanedeki Sihrin Tarihi (A History of Magic) sergisi tam da görmeniz gerek bir sergi. Bu yazıda ise JK Rowling’e bu büyülü dünyayı yaratmasında yardımcı olan objeler ele alınıyor.

Zümrüdüanka Kuşu

[caption id="attachment_61029" align="aligncenter" width="800"] On üçüncü yüzyıla ait bir ansiklopediden, küllerinden doğan bir Zümrüdüanka kuşu.[/caption] Harry Potter dünyası tek boynuzlu atlarla, ejderhalarla, insan başlı atlarla dolu. JK Rowling bu büyülü canavarları kendisi yaratmış olmasa da eski mitlere yeni bir soluk verdi. İkinci kitabı Sırlar Odası’nda Yunan mitolojisinde geçen Zümrüdüanka kuşunu yeniden hayal etti. Kuğu boyutunda, altın gagalı ve pençeli olan bu kuş “Yanma Günü”ne (yok olup küllerinden bebek bir Anka Kuşu olarak yeniden doğduğu gün) yaklaştıkça sevimli bir biçimde yarı yolunmuş bir Noel hindisini anımsatıyor. JK Rowling’in yarattığı fikir ise Zümrüdüanka kuşunun tüylerinin tıpkı Harry ve Lord Voldemort’un asasında olduğu gibi, bir büyücünün asasını oluşturan yapıtaşlarından biri olmasıydı. Bu kuşun gözyaşları aynı zamanda yaraları da iyileştirebiliyordu. İkinci kitapta Harry, Basilisk yılanı tarafından yaralandığında onu Profesör Dumbledore’un kuşu Fawkes iyileştirmişti. Herkesin bildiği gibi evcilleştirilmesi son derece zor olmasına rağmen bu kuş birinin ömrü boyunca ona sadık bir evcil hayvan da olabilirdi. Örneğin hikâyenin devamında Profesör Dumbledore öldürüldüğünde Fawkes dinleyenleri derinden etkileyen “Anka Kuşu Ağıdı”nı okumuştu. Görseldeki on üçüncü yüzyıla ait olan el yazması kitap küllerinden doğan bir Anka kuşunu gösteriyor ve JK Rowling’in seleflerinin de benzer bir canlı hayal gücüne sahip olduğunu kanıtlıyor.

Panzehir Taşı 

[caption id="attachment_61030" align="aligncenter" width="800"] “Panzehir” (İng. Bezoar) sözcüğü Farsçadaki panzehir, deva anlamına gelen pād-zahr sözcüğünden geliyor.[/caption] Harry ilk yılında İksir dersinde Profesör Snape’ten panzehir hakkında önemli bir bilgi öğreniyor: “Panzehir, bir keçinin midesinden alınan bir taştır ve sizi birçok zehirden kurtarır.” Hikâyenin devamında da bu yaşanıyor ve Ronald Weasley, Melez Prens kitabında Profesör Dumbledore’a bir hediye olarak düşünülen meşe ağacında olgunlaştırılmış bir likörden zehirlenir ve panzehir taşıyla iyileştiriliyor Panzehirler genellikle keçi gibi hayvanların midesinde bulunan sindirilemeyen besin kütleleridir ve Magriplilerin İspanya’yı fethettiği dönemden beri kullanıldığına inanılır. Görseldeki panzehri koruyan altın kılıf ise bu objenin ne kadar saygıdeğer ve önemli olduğuna dair bir kanıttır. 

Nicolas Flamel’in Mezar Taşı

[caption id="attachment_61031" align="aligncenter" width="800"] Nicolas Flatommel’in mezar taşı.[/caption] Nicolas Flamel, serinin ilk kitabı olan Felsefe Taşı’na adını veren taşın yaratıcısıdır. Sonsuz hayat için keşfettiği bu iksir ona 665 yıllık uzun bir yaşam verir. Bu rekoru kıran tek kişi ise Devon’da birlikte sakin ve huzurlu bir hayat sürdüğü karısı Perenelle’dir ve tam 668 yıl yaşamıştır. Kitabın sonunda taş imha edilince Flamel ve eşi de hayata gözlerini yumar. Buradaki şaşırtıcı nokta Nicalas Flamel’in gerçekten yaşamış bir adam olmasıdır. Görseldeki ise onun mezar taşıdır. Orta Çağ’da yaşamış Fransız bir kâtip ve el yazması satıcısı olan Flamel ölümünden sonra bir şekilde bir simyacı ve Felsefe Taşı’nın mucidi olarak ünlenmeye başlamıştır. Bu taş ana metalleri taşa dönüştürebilmekte ve sonsuz bir hayat verebilmektedir. Serginin küratörlerinden biri olan Alex Lock, “Eğer Google’da derin bir araştırma yaparsanız birçok insanın onun hâlâ Hindistan’ın bir yerlerinde yaşıyor olduğuna inandığını görürsünüz,” diyor.

Adamotu

[caption id="attachment_61032" align="aligncenter" width="800"] Bir köpek tarafından sökülen bir adamotu, Giovanni Cadamosto’nun Herbal kitabından.[/caption] Harry ve arkadaşları adamotuyla ilk olarak ikinci sınıftaki Bitkisel Tedavi dersinde karşılaşır. Bu kök taşlaşma mağdurlarını normal hallerine döndürme yeteneği nedeniyle ekilir. Ama bunlar basit eski kökler değillerdir, yetişkinlik evresine geçtiklerinde çığlıkları ölümcül olan küçük duyarlı yaratıklardır. Genç büyücülerin adamotlarını hâlâ fidelerken tutmayı öğrenmelerinin nedeni de budur. Adamotu kökü eski çağlardan beri halkbilimde önemli bir yere sahiptir. Bu kökler bazen buruşuk, toprağımsı insanlar olarak gözükebilir. Bitki. Ansiklopedisi olan bu kitapta da resmedildiği gibi insanlar kökün ölümcül çığlıklarından korktukları için onu bir ip aracılığıyla köpeğe bağlayıp öyle çıkarırlardı. Adamotları ayrıca halüsinojenik ve narkotik etkileriyle de bilinirler. Kristal küre [caption id="attachment_61033" align="aligncenter" width="800"] Paignton’daki “Smelly Nelly” isimli bir cadı tarafından kullanılan küçük siyah kristal küre.[/caption] Harry Potter hiçbir zaman kristal kürelerin büyük bir hayranı olmadı. Onlarla üçüncü sınıfta aldığı, eksantrik Profesör Sybill Trelawney’nin verdiği Kehanet dersinde tanıştı. Genç büyücüler bu derste geleceği öngörmeyi öğrenirlerdi ama Harry ve Ron’un gördüğü sadece sisli beyaz bir girdaptı. Harry Potter-vari bir küreye sahip olmasının yanı sıra Britanya Kütüphanesi aynı zamanda bir İngiliz cadısı olan Smelly Nelly’nin (Kokuşmuş Nelly) küçük siyah küresine de ev sahipliği yapıyor.

Çeviren: Deniz Saldıran

(Sophia Smith Galer, BBC Culture)


Twitter'da Paylaş
0

YORUMLAR


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR