Harvard Üniversitesi Epidemiyoloji Bölümü Uzmanları: “COVID-19 ile ilgili duyduğunuz her şeye inanmayın.”
17 Mart 2020 Medya Sağlık

Harvard Üniversitesi Epidemiyoloji Bölümü Uzmanları: “COVID-19 ile ilgili duyduğunuz her şeye inanmayın.”


Twitter'da Paylaş
0

COVID-19 ile ilgili her türlü haberle karşılaşıyoruz ve bu haberlerle karşılaşma sıklığımız giderek artıyor. Peki, doğruyla yanlışı ayırt etmenin zorlaştığı bu günlerde neler yapmalı, kimi okumalı ya da hangi haberleri takip etmeli?

Dünyanın dört yanındaki gazeteci ve araştırmacılar haftalardır COVID-19 olarak bilinen yeni corona virüsüyle ilgili güncel bilgiler sağlamak için uzun saatler boyunca çalışıyor. Virüs ve olası etkilerini anlatmaya çalışıp insanların virüsten korunmasına yardımcı oluyorlar.

Harvard T.H.'de Epidemiyoloji Bölümü'nde doçent olan Bill Hanage ve Profesör Marc Lipsitch salgınla ilgili bilgi vermek ve sağlık kuruluşlarına tavsiyede bulunmak üzere bir araya geldi. Yazdıkları makale (“COVID-19 Salgınıyla İlgili Nasıl Bilgilendirme Yapmalıyız”) Scientific American bloğunda yer alıyor.

“Büyümekte olan COVID-19 salgını hakkında ortaya çıkan bilgi yığını, gazeteciler ve bilgi edinmek için konuştukları bilim insanlarına zorluk çıkartıyor. İyi habercilik ve bilim, gerçeği; dedikodu, yarı gerçeklik, yalan haberler ve siyasi propagandadan ayıklamak zorunda.”

Journalist’s Resource gazetecilere corona virüsüyle ilgili bilgilerini genişletmek için Hanage’ye ulaştı. Aşağıda onun salgınla ilgili dediklerine dayanarak verilen – hem gazeteci hem de okurlar için faydalı olan– beş öneri bulunuyor:

1 Bilgi edineceğiniz uzmanları dikkatle seçin.

Bir alanda Nobel Ödülü kazanmış olmak, o insanın bütün bilimsel konularda bilgi sahibi olduğu anlamına gelmez. Prestijli bir tıp fakültesinde doktora yapmak ya da ders vermek de sizi her konuda uzman yapmaz. Haber yetiştirmeye çalışan gazeteciler genellikle konuyla ilgili pek fazla spesifik bilgiye sahip olmayan kişilerden görüş bildirmelerini istiyor. Bu durum halk sağlığını kapsadığından tehlikeli olabilir, çünkü haber takip edenler ve yakınları, sağlıklarıyla ilgili bir karar verirken bu haberlere güveniyor.

Hanage, “Bu hızlı yapılan alıntılar aptalca olabilir. İnsanları korkutan bir haberi gördüğümde ya da bu bilginin yanlış olduğunu açıklamaya çalışırken sinir oluyorum,” yorumunda bulunuyor ve gazetecileri konu hakkında bilgi ve deneyime sahip bilim insanlarını araştırmaya davet ediyor. COVID-19 gibi yeni sağlık konularıyla ilgili haber hazırlarken birden fazla araştırmacıyla röportaj yapmak önemli. Hanage konuyla ilgili şöyle diyor: “Dört-beş tane bilim insanını arayın. Eğer hepsi benzer şeyler söylüyorsa bunu gerçekten yazınıza eklemelisiniz.”

2 Doğru olduğu bilinen şeyi, doğru olduğu düşünülenden ayırt edin.

Uzmanların ne düşündüğünü ve neyi gerçekten bildiğini açıklamak, gazetecilerin görevi olmalı ve insanlar haberleri okurken bunlara dikkat etmeli. Hanage, “Örneğin, bunun bir beta-corona virüsü olduğunu biliyoruz, bu bir gerçek. Ancak bana kaç kişinin enfekte olacağını düşündüğümü soracak olursanız bu, başka bir şey olur,” diyor. Yeni haberler, uzmanların hakkında az şey bildiği konular hakkında görüşleri ve spekülasyonlarına dayanmamalıdır – çocukların niçin ciddi semptomlar geliştirme olasılığı azdır gibi.

3 Henüz yayımlanmamış akademik makaleler ve araştırma bulgularından alıntı yaparken dikkatli olun.

Araştırmacılar, çalışmalarının sonuçlarını genellikle akademik dergilerde yayımlar. Ancak yayın süreci aylar ya da daha fazla sürebileceğinden bazen “baskı öncesi” adı verilen taslakları yayımlayarak bulgularını kamuoyuna açıklarlar. Koronavirüs üzerindeki çalışmaların hazırlıkları halka virüs hakkında en yeni bilgilere daha hızlı erişim sunuyor, ancak Hanage şunu akılda tutmamız gerektiğini söylüyor: Yayımlanmamış makaleler, henüz diğer araştırmacıların incelemesinden geçmemiş oluyor. Bir örnek: Birkaç haber, Hindistanlı bilim insanlarının henüz yayımlamadığı bir makaleye atıfta bulunarak COVID-19 ile HIV arasında bir bağlantı olduğunu bildirdi. Makale daha sonra geri çekildi.

4 Yeni teorilerin ve iddiaların doğruluk oranını ölçmek için akademisyenlere danışın/konuyla ilgili açıklamalarını okuyun.

Yanlış bilginin yayılmasını önlemek için haber kuruluşları da olayları kontrol etmelidir. Emekli olan matematik ve astronomi profesörü, Express'e geçen sonbaharda Çin'i vuran bir meteorun muhtemelen bu virüsü Dünya'ya getirdiğini söyledi. Son zamanlarda bu haber İngiliz basınına “epidemiyologların çürütmesi gereken bir iddia” şeklinde yansıdı. Hanage’ye göre, böyle bir durumla karşılaşılınca uzmanlarla iletişim kurulması ve iddianın ne kadar “inanılası” olduğunu sorgulamak gerekiyor. New York Post'taki yeni bir yazı, virüsün Çin laboratuvarından sızan biyolojik bir silah olabileceğini savunuyor. Ancak Hanage, “Biyolojik silah teorisinin bilimsel açıdan hiçbir kanıtı yok,” diye açıklıyor.

5 Bilimsel konulara hâkim gazetecilerin yazılarını okuyun.

Hanage’nin önerdiği birkaç isim: STAT’ın bulaşıcı hastalıklar ve halk sağlığı muhabiri Helen Branswell, Atlantik'te bilimsel konularla ilgili makale yazan Ed Yong ve New York Times köşe yazarı Carl Zimmer.

Çeviren: Aslı İdil Kaynar

(Journalist's Resource)


Twitter'da Paylaş
0

YORUMLAR


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR