Herkes Mutlu, İyi mi Böyle!
11 Ağustos 2019 Öykü

Herkes Mutlu, İyi mi Böyle!


Twitter'da Paylaş
0

Buluşmaya en az bir buçuk saat var ve ben her zamanki gibi erkenden buluşma yerine geldim. Buluşma için kararlaştırdığımız caminin avlusunda ufak bir banka oturuyorum. Solumdaki bankta bir amca namaz saatini bekler bir edayla etrafı süzüyor. Onun bir yanındaki bankta bir kadın ve bir erkek. Çaktırmadan onları izlemeye başlıyorum. Konuştuklarını net bir şekilde duyamasam da birkaç kelimeyi duyup cümlenin kalanını kafamdan tamamlamaya çalışıyorum.

“Annen ..... gidecek birazdan ..... kim bakacak?”

“Sana ..... kaldı ..... idare .....”

“Parayı da ..... kazanırsın artık.”

“Annemin parası .....”

“..... insan içinde sövdürme beni.”

“Seninle ..... gelmiyor.”

Kadın öfkeli öfkeli kalkıyor ve karşıdaki banka oturuyor. Adam cebindeki sigara paketini çıkarıp uzun uzun bakıyor. Gözleri hafif kızarık. Sigara paketindeki son dalı dudaklarının arasına götürüyor, sağ eliyle paketi iyice buruşturup yere atıyor. Sigarasını yakıp avlunun orta yerindeki fıskiyenin etrafında dolanan çocuğunu kucağına alıyor ve kadının yanına götürüp bırakıyor. Sağ elinin işaret parmağını sallayarak bir şeyler söylüyor. Çocuk kaplumbağa gibi kafasının içeri sokmaya çalışsa da nafile.

Sol taraftan bir aile geliyor. Elleri belinde göbekli, pos bıyıklı bir baba ve yanında aşiret dizilerindeki kötü kadınlar gibi mahkeme suratlı tombak bir kadın. Arkasında tığ gibi bir delikanlı ve kırmızı başörtülü bir kız çocuğu. Bu iki gencin arasında koşuşturan iki çocuk. İki erkek çocuğu. Belki de öndeki adamın kasılmasının nedeni. Fıskiyenin orada duruyorlar. Adam arkasına dönüp bir şeyler söylüyor. Arkadakiler ellerini önünde bağlayıp yere bakarak cevap veriyor, biraz önceki kadının oturduğu bankın yanındaki banka yöneliyorlar. Pos bıyıklı adam ve tombak kadın oturuyor. Delikanlı başlarında dikiliyor, elleri önünde bağlı. Kadın çocukların peşinde.

Caminin arkasından bir otobüs caminin önüne doğru geliyor. Hem ters yönde hem kaldırımda ama çok önemsemiyor. Yolun ortasına doğru gidiyor ve vitesi geri takıp caminin tam girişine yanaşıyor.

Uzaklardan bir adam, bir kadın ve bir nine beliriyor. Gençler kadının bir adım gerisinde mutlu görünüyorlar. Nine topallaya topallaya geliyor. Elindeki bastonu önünden geçen kediye geçiriyor. Kedi ne olduğunu anlamadı ama can havliyle bir çığlık basıyor ve köşede ters ters kadına bakıyor.

Diğer yönden yaşlı bir çift camiye doğru geliyor. İkisinin de suratı bir karış. Buradan seçemiyorum ama kadının yanağında bir kızarıklık var gibi. Yaklaştıkça daha da belirginleşiyor. Bir de sol kaşının üzerinde bir tırnak izi.

 

Buluşma saatine yarım saat kaldı. Otobüsün çevresi baya kalabalık. Gençler telefonlarıyla fotoğraf çekiyor ve bir mecrada paylaşmak üzere kalabalıktan ayrılıyor. Bir tanesi yanımdaki banka gelip oturuyor. Telefonu çalmaya başlıyor, küfrederek ret tuşuna basıyor. Tekrar çalıyor. “Bir dakika bekle yavşak ölmedin ya,” diyip kapatıyor telefonu. Telefonuyla biraz ilgilendikten sonra kulağına götürüyor.

“Yavşak ne arayıp duruyorsun, iki dakika fotoğraf paylaştırmadın.”

“.....”

“Ne fotoğrafı olacak, bizim moruklar hacca gidiyor onu paylaştım.”

“.....”

“Oğlum böyle bir fotoğraf, altına da bir iki dini söz verdin mi gelsin harçlıklar,” diyor kahkaha atıyor. Bir şeyler daha söyleyip, “Hadi sonra ararım,” deyip kapatıyor. Ayağa kalkıp bana ters ters bakıyor, tanımadığı biri olduğum için hafif gülümsüyor ve kalabalığa karışıyor. Birkaç kişiye sarılıyor. Elleriyle burnunu iyice sıktıktan sonra gözleri yaşarıyor ve ağlamaklı ağlamaklı otobüse binecek olanlara bakıyor.

Caminin içinden hoca çıkıp geliyor. Herkes elini açıyor, hoca bir iki dua okuyor, aminler yükseliyor ve herkes elini yüzüne sürüp dua faslını bitiriyor. Hoca geri geri çekiliyor. Yüzü gülmeye başlıyor. Pos bıyıklı adam ve birkaç kişi ceplerinden para çıkarıp hocaya veriyor ve gidecek olanları otobüse yolcu etmek için kalabalığa karışıyor. Hoca camiden içeri girerken ellerine tutuşturdukları paraları sayıyor.

Otobüs çalışıyor, otobüs şoförü gülerek bir sigara yakıyor, arabaya binenler gülümseyerek kalanlara el sallıyor, kalanlar gidenleri gülerek uğurluyor, hoca gülerek caminin kapısını kapatıyor.


Twitter'da Paylaş
0

YORUMLAR


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR