Hesaplaşma
27 Kasım 2019 Öykü

Hesaplaşma


Twitter'da Paylaş
0

Düşünmek ve yalnızlık, diyorum. Bir araya geldiklerinde ortaya güzel bir şey çıkması çok zor. Yan tarafta insanlar var ama ben yine en ıssız köşeyi seçtim. Yalnızlıktan kaçtığım halde tekrar kucağına oturdum. Kayaların altında yengeçler vardı, ben yaklaşınca kaçtılar apar topar. Bir siz kalmıştınız, diye hayıflandım, siz de gidin tam olsun. Şimdi kayalığa toslayıp parçalanan dalgalar dışında bir şey yoktu önümde. Ufak ufak ıslatıyorlardı ayaklarımı. Yengeçleri yeğledim. Çekip gitmeseler onları da istemezdim muhtemelen. Ama gitmişlerdi bir kere, arkalarına bile bakmadan gitmişlerdi ve bu istemek için yeterli bir nedendi. İnsanlara baktım. Balık tutan iki amca, arkalarında da on kadar insan var ve hiçbiri yalnız değil. Hava soğuk, güneş sadece aydınlatıyor. Az sonra biri geliyor aheste aheste. Tek başına. Rahatlıyorum, yalnızlığımı paylaşıyorum biriyle. Benim gibi insanlar da var bu şehirde diyorum.  Oturuyor, insanların tam ortasına hem de. Büyük adam. Uzun süre insanları inceledim. Denize bakmadım bile. Ulan, dedim, denize bakmayacaksam niçin geldim buraya? Sonra denizi izledim sadece. Boş, bomboş. Su işte. İnsanlara döndüm tekrar. Gözlerim el verdiğince uzaktan baktım onlara. Sonunda burada bulunma sebebimi hatırladım. Düşünmemek imkânsızdı, öyleyse yalnızlığı bertaraf etmem gerekti. Ç.'yi mi arasam? Gel barışalım derim. Küslüğe lüzum yok. İki medeni insan gibi oturalım ve konuşalım. Gurur yapma artık. Senden sadece biraz salak olduğunu kabul etmeni istedim. Ne vardı bu kadar gurur yapacak? Hepimiz biraz salak değil miyiz zaten?.. Veya S.'yi ararım. Seni sevmiyorum, derim ona da. Beni sevdiğini biliyorum ama ben seni sevmiyorum. Sadece sahilde yalnız yürümemek için hâlâ seninle arkadaşım. İyi kötü ses oluyorsun yanımda. Korkuyorum çünkü, gecenin bir vakti sahilde tek başına yürüyecek kadar yalnız bir insan olma fikrinden. Sen yanımda havadan sudan konuşurken ben de kendimle hesaplaşıyorum... Hayır, kimseyi aramayacağım. Neden bir insana ihtiyaç duyuyorum ki? Neden buradan kalkıp dosdoğru eve gidemiyorum? Kendimi aramak yerine birilerini aramayı neden bu kadar çok istiyorum? Cevabını zaten vermemiş gibi soruyorum ben de, korkuyorum çünkü. Yalnızlıktan değil, kendimi keşfederek edindiğim sorumluluklardan. F'yi aradım. Neredesin, dedim. Evdeyim, dedi. Çık dışarı, dedim. Tamam, dedi. Kapattım telefonu. Yengeçlere baktım, Görünürde yoklardı. Sizi dek rahatsız ettim dedim, kusura bakmayın. Kalktım ve kayaların üzerinden seke seke kaldırıma çıktım. Sonradan gelen yalnız adama baktım. Yanında bir arkadaşı vardı şimdi. O kadar da büyük bir adam değildir belki, diye düşündüm.


Twitter'da Paylaş
0

YORUMLAR


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR