Hologram Kitaplar
22 Şubat 2019 Kültür Sanat

Hologram Kitaplar


Twitter'da Paylaş
0

Ölmüş birinin hologramını görmekle biyografisini giyilebilir kitap şeklinde okumak...

Amy Winehouse önümüzdeki yıl sahnelere dönecek. Hayata veda etmiş sanatçıları diriltip sahneye çıkaran teknoloji aslında yeni sayılmaz. 2012’de Tupac Shakur’un hologramı sahnede diğer sanatçılara eşlik etmiş, 2014’te Michael Jackson’ın hologramı müzik ödüllerine katılmıştı. Amy Winehouse’un hologramı ise 2019’da dünya turnesine çıkacak. Fakat bu haber hayranları arasında tartışmalara sebep oldu: Amy Winehouse’un rızası olmadan böyle bir işe girişmenin etik olmadığını düşünenler var. 

Sorulması gereken asıl soru, ünlü sanatçıyı sahnede şarkı söylerken ve hayranlarıyla konuşurken görünce ailesinin neler hissedeceği. Babası Mitch Winehouse, hologram üreten şirketlerin tekliflerini bugüne kadar geri çevirmiş. Fakat bundan birkaç yıl önce kızının kaybolduğu düşünülen not defterlerini bulmuş. Şarkı sözleri karaladığı, hayal kırıklıklarını not ettiği, hayal kurduğu bu defterleri okurken Mitch’in hissettiklerine bakılırsa okuma sürecinde kızının hologramını görmüş kadar olmuş. Sözcüklerle birlikte kızı gözünün önüne gelmiş, defterleri okudukça âdeta sesini duyar olmuş. Ona yakınlaştığını, onu yeniden tanıdığını hissetmiş. Aynı deneyimi başka insanlar da yaşarsa Amy Winehouse’un magazin haberlerine sakız olan zavallı, kayıp genç kız tiplemesinden çok daha fazlası olduğunu hatırlarlar diye düşünmüş. 

Mitch Winehouse’un deneyimi akla bir başka soruyu düşürüyor: Anılar ve biyografiler giyilebilir, hologram kitaplara dönüştürülseydi nasıl bir okuma deneyimi yaşardık? Mitch Winehouse giyilebilir kitaplardan haberdar mı bilemeyiz ama söylediklerine bakılırsa kızının not defterlerini okurken bu kitapların sunduğu okuma deneyimine benzer bir süreç yaşamış ve hologramların aynı deneyimi binlerce insana sunabileceğine ikna olmuş.

İlk kez 2014’te Massachusetts Teknoloji Enstitüsü’nde üretilen giyilebilir kitabı okuyabilmek için yeleğe benzer bir “kontrol ünitesi” giyiliyor. Ünite titreşerek, ısınarak ve soğuyarak kalp atışlarınızı, vücut sıcaklığınızı okuduğunuz sayfadaki olaylara göre düzenliyor ve sanal gerçeklik kadar çarpıcı bir deneyim sunuyor. Okunan sayfada gerçekleşen olaylara göre kapakta yer alan ışıklar renk değiştiriyor. Okuma deneyimine eşlik eden eskimiş kâğıt kokusu ya da sözgelimi Poe mumunun sunduğu gizemli kokular da cabası. Şu âna kadar giyilebilir hale dönüştürülmüş anlatılar listesi oldukça kısa. Giyilebilir kitaplar henüz yaygınlaşmamış olsa da tasarımları giderek daha çarpıcı bir okuma deneyimi sunacak şekilde geliştiriliyor. 

Ölmüş birinin hologramını görmekle biyografisini giyilebilir kitap şeklinde okumak arasında pek bir fark var mı sizce? Ölü birini sahnede canlıymışçasına izlemek ya da bir karakterin korkusunu kalp atışlarımızda hissetmek ne kadar hoşumuza gider? Metinle okur arasındaki mesafe kısaldıkça okumak çok daha fiziksel bir sürece dönüşüyor. Kendi gerçekliğimizden kopup okuduğumuz dünyaya kendimizi kaptırmak daha da kolaylaşıyor. Bu, kimi okurların okuma deneyimini daha keyifli kılabilir ama hologram konseri izlemek ya da giyilebilir anılar okumak bize zombilerle çevriliymişiz hissi de verebilir. 


Twitter'da Paylaş
0

YORUMLAR


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR