İkon Haline Gelmiş Dört Yazar ve Kedileri

İkon Haline Gelmiş Dört Yazar ve Kedileri


Twitter'da Paylaş
0

willim burroughs

William Burroughs

Beat Kuşağı yazarlarından William S. Burroughs’un romanı Çıplak Şölen, 1962 yılında yayınlanmış ve yayınlanmasıyla birlikte Amerikan edebiyat çevrelerinin, müstechenlik üzerine yaptığı tartışmaların odak noktası haline gelmiştir. Devrimci bir yazardır Burroughs. Silahlara tutkundur, esrarkeştir ve karşı kültürün eşcinsel büyük babasıdır. Üslup edindiği cesur tavır ve uyuşturucu etkisinin ciddi şekilde hissedildiği çalışmaları, ilk dönemlerden itibaren okuyucunun damarına basmış ve savaştan sonra kendi gölgesinden bile korkar hale gelen Amerikan toplumunun tüm paranoyalarını gün yüzüne çıkarmıştır. Burroughs’un kanuna itaatsizliği esas alan davranışları çokça tartışıladursun bunca velvelenin ortasında apayrı bir hikaye vardır: Kedi adam Burroughs’un sakin hikayesi. İnsanlardan çok kedilerle irtibat halinde olmayı tercih eden yazarın, Kansas, Lawrence’de yer alan evinde gerçek bir kedi kolonisi yaşamaktadır. Harvard’da eğitim alan Burroughs, kedilerini, sadece çok sevilen birer arkadaş olarak görmekle kalmayıp onları, manevi birer rehber olarak kabul etmiştr. Fletch, Ruski ile Smoke, içlerinden yalnızca bir kaçıdır ve bu sevgili dostları, yazarın yaşamına şiirsel bir motif gibi süzülmüştür. Beat Kuşağından Allen Ginsberg, Burroughs’a gerçekten sevilmek isteyip istemediğini sorduğuda, “Kim veya ne olduğuna göre değişir” diye cevap verir Burroughs. “Elbette sevilmek isterim ama kedilerim tarafından.” Nitekim ömrünün sonuna doğru yazdığı İçerdeki Kedi isimli otobiyografik romanında da, yıllarca birlikte olduğu kedileri vasıtasıyla kendi yaşamının izini sürmüştür.

raymond chandler

Raymond Chandler

Her büyük kent, büyük bir dedektifi hak eder. Nasıl ki, Sherlock Holmes, Londra’nın Viktoryen Dönem dedektifiyse Philip Marlowe de, Yirminci Yüzyıl Amerikasının tümüyle modern sayılabilecek iki üç şehrinden biri olan Los Angeles’in dedektifidir. Raymond Chandler tarafından yaratılan bu karakter, neon tabelalar ve dumanlı barlar ülkesinde, adeta burbon içen bir şövalye olarak tasvir edilir. Chandler, Los Angeles’a geldiğinde yıl 1920’dir ve henüz gelişmeye başlayan, geçmişten yoksun bu yeni metropol, çok çeşitli işlerde çalıştıktan sonra 44 yaşında dedektif romanları yazmaya başlayan Chandler’ı cezbetmiştir. Hayatının kalan kısmını Los Angeles’de geçiren Raymond Chandler, yazarlığı boyunca, sekreterim diye adlandırdığı siyah İran kedisi Taki’yi yanından eksik etmemiştir. Etrafındaki insanlara, kedisinin ismini açıklamaktan usanan Chandler, aslında “Take” şeklinde yazılan ve Japonca’da bambu anlamına gelen, telaffuz edilirken de tek değil iki heceyle okunması gereken ismi, nihayetinde Taki olarak değiştirmiştir. Ne zaman yazmaya otursa, Taki oradadır ve Chandler’in bir arkadaşına yazdığı gibi, masasının ayrılmaz parçasıdır, “genellikle kullanmak istediğim kağıda oturur… bazen daktiloya yaslanır bazense ‘yaptığınız her şey zaman kaybı dostum’ dermiş gibi masanın köşesine geçip uzun uzun pencereden dışarıyı izler.”

t.s. eliot

T.S. Eliot

Karartılmış bir sahne. Dansçılar, leopar desenli tek parça mayolarının içinde sıçrıyorlar. Yüz boyalarından bir demet, onlar yeşil spotların altında sırıttıkça önce büzülüp sonra esniyor. Sahne, bir anda “Jelliceler” ile, sıkı elbiseler içindeki bu kedi kabilesiyle doluyor ve karar veriyorlar. İçlerinden biri reenkarne olmak için cennete yükselecek ama hangisi? Yukarıda, sahnelerinden birinin betimlendiği ve Andrew Lloyd Webber tarafından yazılan “The Cats” müzikali, modern şiirin babası sayılan T.S. Eliot’un, “Light Verse” isimli kitabından uyarlanmıştır. Modernizmi bir manzara resmi olarak düşünürsek T.S.Eliot’un epik şiirleri de o manzarada yer alan sarp dağlardır ve anlaşılabilmeleri, İngiliz Edebiyatı’nın kült eserlerinin okunmasını gerektirir. Çağdaşları tarafından, çapraşık ve üstü kapalı yazdığı söylenen şairin çalışmaları içerisinde belki de en rahat anlaşılanı, vaftiz çocukları için yazdığı, “Old Possum’s Book of Practical Cats” isimli kitabıdır. Kitapta yer alan şiirlerin kahramanları, Mr. Mistoffelees, Skimbleshanks, Bustopher Jones, and Rum Tum Tugger gibi eksantrik isimler taşıyan kedilerdir ve T.S. Eliot, bu şiirlerde anlattığı masallarla okuyuculara keyifli anlar yaşatır.

montaigne

Michel de Montaigne

Aristokrasiye mensup bir bürokrat olan Michel de Montaigne, geçirdiği orta yaş krizi sonrasında o çok bilinen denemelerini yazmaya başlamış ve dört yüz yıldan beri Fransız Rönesansının en önemli ve etkili yazarlarından biri olarak kabul edilmiştir. Deneme türü, Michel de Montaigne tarafından, okul zamanlarından hatırlanan ve erteledikçe daha çok canımızı sıkan heybetli yazılar olsunlar diye değil, insanın aklından geçen her tür niyet ve amacı ifade edebilmenin birer vasıtası olarak icat edilmiştir. Türün adıysa (deneme-essay) Fransızca, “çabalamak” veya “girişimde bulunmak” anlamlarından gelen “essai” kelimesinden gelmiştir. Montaigne, soyutlayıcı bir üslupla yazdığı ve kendi ruh hallerini içtenlikle aktardığı denemelerinde, evlilikten at biniciliğine, böbrek taşlarından, bir akşam yemeği partsindenkibarca ayrılma usulüne kadar çok sayıda konuya değinmiş ve geride bahsi geçmeyen çok az mesele bırakmıştır. Montaigne’nin kendi kedisini anlattığı “Raymond Sebond için bir Özür” isimli pasajıysa üzerine yazmış olduğu konuların çeşitliliği dikkate alındığında, elbette şaşırtıcı değildir. Bahsi geçen denemesinde Montaigne, insanları, kendilerini hayvanlardan daha üstün bulma eğilimleri sebebiyle eleştirmekte ve kedisinin bakış açısından dünyanın nasıl göründüğünü merak edip şu soruyu sormaktadır, “Kedimle oynadığım zaman onun benimle oynamadığını nasıl bilebilirim?” Dünyayı, ötekinin (mevcut örnekte başka bir tür) perspektifiyle hayal eden Montaigne, aslında dünyayı, bütünüyle moden insanın gözlerinden görmüş ve yazmış olduğu denemeler, sırf bu yönleriyle bile yayınlandıkları tarihten itibaren el üstünde tutularak Avrupa Aydınlanmasının temellerinin atılmasına da yardım etmiştir.

(Lithub)

Çeviren: Fulya Kılınçarslan


Twitter'da Paylaş
0

YORUMLAR


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR