İlk Öpücük
12 Aralık 2018 Öykü

İlk Öpücük


Twitter'da Paylaş
0

Bugün ilk kez öpüştüm. Çok dokunaklı bir öpüşmeydi bu. Dudaklarım öpüştüğüm kızın dudaklarına dokunur dokunmaz içimde sımsıcak bir esinti hissettim. Her yerim kaskatı kesilmişti. Ama bir yandan da gevşemiş hissediyordum. Çok tuhaf bir histi bu. Evet, öyleydi. Ve dokunaklı. İşte aynen böyle hissediyordum. İçimi bir ateş yumağı kaplamıştı sanki. Hiçbir şey düşünemiyordum. Dudaklarımdan vücuduma yayılan bir kıvılcım olup çıkmıştım.

Okul bahçesinin köşesinde bir yerdeydik. Kuytu bir yerdi orası. Kimsenin bizi göremeyeceği bir yerdi. Hava kararmıştı. Okul dağılmış, herkes evinin yolunu tutmuştu. Biz hariç. Biz herkesin gitmesini beklemiştik. Sonra da bu kuytu köşeye geldik. Çok heyecanlıydık. En azından ben öyleydim. Gördüğüm kadarıyla o da sakin sayılmazdı. Yüzünde gergin bir hava vardı. Sokak lambasının sarı ışığı olduğu gibi yüzüne vuruyordu. İnce bir ter katmanı bütün yüzünü kaplamıştı. Dudaklarımız buluşunca gözümü kapadım. Sonra hiçbir şey görmedim. Bütün dünya, dudaklarıma değen dudakları olup çıkmıştı. Çok tuhaf bir histi bu. Evet, öyleydi. Ve dokunaklı.

Ne zamandır amaçlıyordum bunu. Yani onu öpmeyi. Bizim okulumuza geleli bir ay kadar olmuştu. Onu görmüştüm. Okul bahçesindeydik. Onu görür görmez ilgimi çekti. Daha önce onu hiç görmemiştim. Bu okulda yeni olmalı, diye düşündüm. Buraya başka bir okuldan gelmiş olmalı, diye düşündüm. Artık bizim okulumuzda, diye düşündüm. Onu görünce ona baktım. O da bana baktı. Uzun uzun bakıştık. Nedenini bilmiyorum. Bunu planlamamıştım. Ona, bir erkek daha önce bakmadığı bir kıza nasıl bakarsa öyle baktım. Sonra da öpüştük.

Öpüştükten sonra gözlerimi açtım. O da açtı. O da gözlerini kapamış, diye düşündüm. Dudaklarım dudaklarına değince acaba ne hissetti, diye düşündüm. Acaba o da benim hissettiklerimi hissetti mi, diye düşündüm. Ama öyle olduğunu varsaydım. Beni ilk kez gördüğü günü iyi hatırlıyordum. Bana bakmıştı. Gözlerime, bir kız daha önce bakmadığı bir erkeğe nasıl bakarsa öyle bakmıştı. Çok tuhaf bir bakıştı bu. Evet, öyleydi. Ve dokunaklı. Sonra kayboldu. Onu ilk kez öptüğüm güne kadar bir daha görmedim. Gözlerim günlerce aradı durdu onu. Onu öpmek istiyordum. Nedenini bilmiyorum. Planlamamıştım bunu. Ama o artık yoktu. Bana bakışı gözlerimde hatıra kalmıştı.

Nasıl olduysa eve nasıl döndüğümü hatırlayamadım. Onu öpmüştüm. Sonra da evde buldum kendimi. Arası yoktu. Bir iki belirsiz görüntü vardı sadece. Yürüyordum. Kalbim deli gibi çarpıyordu. Arabaların ışıkları vardı bir de. Gözlerimi alıyorlardı. Her yer ışığa kesmişti. Uzun uzun yürüdüm. Geçtiğim yerlerden defalarca geçmiş olmalıydım. Çok uzun bir yürüyüştü bu. Okuldan eve kadar yürümek on dakika ya var ya yoktu. Ama şimdi bir saati bulmuştu. Eve geldiğimde zorlukla soluk alıp veriyordum. Evimize çıkan üç kat merdiveni defalarca inip çıkmış olmalıydım. Nedenini bilmiyorum. Bunu planlamamıştım. Yerimde duramayacak hâldeydim. Kalbim deli gibi çarpıyordu.

Bunu birine anlatmalıyım, diye düşündüm. Kim olursa bundan ona bahsetmeliyim, diye düşündüm. O birisi her kim ise bunu bilmeli, diye düşündüm. Ben biraz önce bir kızı öptüm, demek istedim. Okulun bahçesindeydik. Bir süre önce gördüğüm kızdı o. Ona baktım. O da bana baktı. Sonra da öpüştük. Ama evde kimse yoktu. Bu hiç olmazdı. Ben okuldan eve döndüğümde evde muhakkak birileri olurdu. Ama şimdi kimse yoktu. Evin içi karanlıktı. Ve sessiz. Oysa hiç böyle sessiz de olmazdı. Sinir bozucu bir sessizlikti bu. İçimden deli gibi çığlık atmak geldi. Nedenini bilmiyorum. Bunu planlamamıştım. Sadece öylece durmak ve avazım çıktığı kadar bağırmak istedim. Kalbim deli gibi çarpıyordu. Çok tuhaf bir histi bu. Evet, öyleydi. Ve dokunaklı.

Abimle paylaştığımız odaya gidip yatağa uzandım. Kalbim deli gibi çarpıyordu. Göğüs kafesimin içinde dans ediyor gibi inip çıkıyordu hızlıca. Sonra düşündüm. Babama bundan bahsedemezdim. Televizyonda ne zaman bir öpüşme sahnesi başlasa kumandaya uzanıp kanalı değiştirir o, diye düşündüm. Anneme de bahsedemem, diye düşündüm. Tepkisi kim bilir nasıl olur, diye düşündüm. En iyisi eve gelince abime söylemekti. Ama dayanamıyordum. Banyoya gidip suyu açtım. Sonuna kadar çevirdim musluğu. Su oluk gibi akıyordu. Her yere su sıçradı. Alıp yüzüme çarptım onu. Defalarca. Suyu defalarca alıp yüzüme çarptım. Su çok soğuktu. Yüzüm buz kesmiş gibi oldu. Ama içimde bir yangın vardı. Her yerim alev alev yanıyordu. Sonra aynaya yansıyan yüzüme baktım. Aynada gördüğüm yüz, hayatında ilk kez öpüşmüş birinin yüzüne benziyordu. Sonra da konuşmaya başladı. Biliyor musun, dedi, ben biraz önce ilk kez öpüştüm. Okulun bahçesindeydik. Bir süre önce gördüğüm kızdı o. Ona baktım. Çok tuhaf bir histi bu. Evet, öyleydi. Ve dokunaklı.

 


Twitter'da Paylaş
0

YORUMLAR


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR