İstasyonda
7 Kasım 2018 Öykü

İstasyonda


Twitter'da Paylaş
1

Teyzesi... Kendi teyzesi dedi, Arif bir şey demez gel dedi de gittim ben, resim çekiniyorlarmış öte evde, araya koydular, eğdim başımı durdum öyle, adama bile bakmadım hiç, ne yaptım ki ben? Dilimle dokununca nasıl acıyor of, benim ne suçum ama benim ne suçum, kendi teyzesi dedi, gel dedi kocan bir şey demez dedi, benim ne suçum.

Görsün bakalım şimdi! Gelsin bir anasını görsün, bir de bomboş evi, görsün bakalım. Şaşkın şavalak kalsın öyle kapıda. Ne çocuklar, ne bir şey. Bomboş ev! Anlasın bakalım Hanya’yı Konya’yı. Şimdi binerim birazdan Alaşehir postasına, oh, inerim Kasaba istasyonunda, bakkala giderim önce, babam oradadır, şaşırır çok, üff nasıl şaşırır, derim geldim işte, derim böyleyken böyle, her şeyi bir bir anlatırım babama, her şeyi.

Hasan’ın karısı mı o? Ateşçi Hasan’ın karısı, hah, yetiştirir şimdi hemen, yetiştirsin. Bu ayazda istasyonda bohçasıyla, iki çocuğuyla ne yapıyor bu kadın demiştir, desin, fesat karı, yetiştirsin, umurum değil. Bomboş ev, görsün de anlasın bakalım. Binerim Alaşehir postasına birazdan, bitti artık, bitti bitti bitti! Binerim Alaşehir postasına, inerim Kasaba’da oh, bakkala giderim önce, görsün bakalım şimdi, anlasın. Adamlar bakarlarmış o fotoğrafa da, elden ele dolaşırken onun karısını görürlermiş de, bilmem neymiş de, teyzesi dedi, ben mi gittim sanki, taze fasulye ayıklıyordum, gel dedi, kendi teyzesi dedi, kocan dedi, kızmaz dedi, olmaz bir şey dedi, öyle gittim ben, benim ne suçum. Saçımdan tutup duvara çarptı kör olasıca, elleri kırılıp Hatuniye önünde dilenir inşallah, kaçtım da odada yakaladı sonra, saçımdan tutup yine duvara çarptı suratsız, eliyle kulağıma kulağıma, benim ne suçum. Ne yaptım ben?

Kıymaz bana babam, kıymaz. Hah, görsün bakalım şimdi, anlasın bakalım. Babam kızar, çok kızar ona üüf, sırtımı gösteririm babama bakkalda, kulağımı, çürüklerimi, morluklarımı, kızar babam, çok kızar. Sen ne yaptın benim kızıma deyip ters türs bakınca öyle kaşını kaldırıp, o zaman anlar işte. Vermez ki beni babam, geri vermez, hayatta vermez, dayanır kapıya yarın tabii ama öldürseler vermez babam. İt gibi yalvarsın yine vermez. Kıyamaz bana, torunlarına hiç kıyamaz, Fata’nın hatırasıyım ben, en çok beni sever o, vermez ki, hayatta vermez, asar suratını, kapkara olur iyice, ne yaptın benim kızıma sen der, vermez.

Görmüştür bohçayı Hasan’ı karısı, gider yetiştirir hemen, istasyonda der, bohçası elinde kucağında kız, yanında oğlan… Yetiştirsin, anlasın işte, görsün bakalım. Babam benim öyle küçük adam mı? Asar suratını hemen, kıymetlisiyim ben onun, asar suratını. Bakkalda çalışırım yine n’olmuş, okumam yazmam yok ama hesabım kuvvetlidir; kaç yıl çalıştım, babam aferin derdi hep, şekerlerden yediğimde de kızardı ama başımı okşardı. Ona da bir daha yapma der ama başını okşamaz ki, vermez beni, verse de çok kızar uff, biz senle böyle mi konuştuk Arif der, kaşını kaldırır bakar, anlar o zaman işte, görür gününü bakalım. Sığar mıyız iki çocukla oraya, sığarız, kardeşlerim onlar benim, babamın evi, bir köşede kıvrılır yatarız, sırtımı gösteririm anneme de, üveydir ama kızar o da, sever beni, üvey olsun ne olacak ki. Babam ne derse odur hem, istemezlerse beni, babam ne derse odur.

Gelir kapıya o zaman; gelir tabii, gelmez mi, gelir beni ister, verirse de çok kızar ona babam. Ne yaptın sen Arif der, anlatırım, teyzesi derim, kendi teyzesi elimden tuttu da götürdü, asri kadınlardan mıyım ben, kendi teyzesi götürdü, nişan varmış da götürdü derim, başımı eğdim bildim kızacağını ama başımı eğdim, benim ne suçum derim, kendi teyzesi derim. Anlar işte o zaman, anlar da köpek gibi yalvarır, vermez babam, verse de çok kızar ama ona, kolonya koydum pamukla bak, hala ağrıyor dişim, verse de yapma bir daha der, anlar o zaman, anlasın. Hava da serinledi, Menemen boğazı kapkara yine, yağmur da gelir birazdan, çamaşırlar bahçede, binerim trene ben ama, demiryolcu karısıyım derim, Kasaba’ya kadar derim, demezler bir şey, tanırlar beni, hayrola derler demem bir şey onlara, babama derim diyeceğimi.  

Verirken konuşur babam hem, alır karşısına adam gibi, bak der, Arif der, öksüzdür benim kızım der, Fata’nın hatırasıdır der, yapma böyle der. Alır karşısına konuşur babam verirken, bir daha olmasın bak der, tamam senin karın ama bak külahları değişiriz der. Kızar ona babam, çok kızar, elini öptürür bir güzel, oh öptürür, hem de nasıl öptürür, konuşur, bak der, çocukların var, içme der. Konuşur onunla babam verirken, karşısına alıp iyice konuşur, anlar o zaman.   

(…)

Bir çorba yapayım gidip... Hava soğudu iyice. Aç gelir şimdi, marşandizden iner, aç gelir. Üstü başı yağ içinde, termosifonu yakmak lazım. Menemen Boğazı karardıkça karardı, çamaşırlar da bahçede… Bakkala gittim derim, yalan konuşurum biraz, yoruldum da istasyonda oturdum derim, yetiştirmiştir şimdi Hasan’ın karısı, bakkala gittim derim, Münevver’in dikişleri vardı onu götürdüm bohçayla derim, yalan konuşurum biraz.

Bir çorba yapayım gidip, aç gelir şimdi. Hava da soğudu iyice. İçi ısınsın.


Twitter'da Paylaş
1

YORUMLAR


Mehmet Yakut
Güzel olmuş. Yüreğinize sağlık.
1:53 PM

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR